Kitap

ULUSLARARASI DENİZ HUKUKU’NDA KIYI DEVLETİNİN GEMİLERE EL KOYMA YETKİSİNİN SINIRLARI SEMPOZYUMU

ORSAM Kitapları No: 2
ORSAM Karadeniz Kitapları No: 1

 


“Uluslararası Deniz Hukuku’nda Kıyı Devletinin Gemilere El Koyma Yetkisinin Sınırları Sempozyumu”

Editör: Ersan BAŞAR
Ankara - Mart 2011
ISBN: 978-9944-5684-1-8

Yunan ve Rodos Deniz Kanunlarından itibaren gelişmeye başlayan uluslararası hukukta kabul edilen temel prensip “açık denizlerin serbestliği” ilkesi olup bu ilke 1958 tarihli Cenevre Açık Deniz Sözleşmesi’nde ve 1982 Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi’nde ifade edilmiştir. Denizlerde seyir ve sefer serbestîsi; Mare Liberum ilkesi doğrultusunda ticaret gemileri, dünya denizlerinde herhangi bir formaliteye tabi olmaksızın, gece-gündüz demeden, serbestçe ancak zararsız olmak koşuluyla duraksız ve uğraksız seyir yapabilme hakkına sahip olabilmektedir. Ancak, geçiş sahildar devletin barışına, düzenine veya güvenliğine zarar veriyorsa BMDHS (Birleşmiş Milletler Deniz Hukuku Sözleşmesi, UNCLOS)’ne göre sahildar devlet, karasularında zararsız olmayan her türü geçişi engellemek için gerekli tedbirleri alabilir. Uluslararası deniz ticaretinde oldukça önemli bir yer tutan gemiler, denizde seyrüseferleri sırasında müsadere, alıkonulma, haczedilme gibi çeşitli uygulamalara maruz kalmaktadır. Son yıllarda Karadeniz’de seyreden ve Abhazya’ya sefer yapan ticari gemilere Gürcistan tarafından sıklıkla el konulduğu görülmektedir. Gürcistan’ın Karadeniz’de Abhazya’ya sefer yapan gemilere el koymasının Abhazya ile arasındaki politik sorunlardan kaynaklanmakta olduğu düşünülmektedir. Ancak bu tür uygulamalar Karadeniz ticaretini olumsuz yönde etkilemekte ve bu tür uygulamaların hukuka uygunluğu konusunda soru işaretleri doğurmaktadır. Sahildar Devlet iç sularında mutlak egemenlik yetkisine sahip olup bir devletin iç sularına ya da limanlarına giriş yapan yabancı gemilerin o devletin kanun ve düzenlemelerine uyması gerekmektedir. Sahildar Devlet yerel kanunlarına aykırılık tespit ederse iç sularında ve limanlarında yabancı gemileri durdurma yetkisine sahiptir. Ancak Sahildar Devlet iç sularında bu yetkileri kullanırken uluslararası örf ve adet hukukundan ya da uluslararası andlaşmalardan kaynaklanan sınırlamalara uymalıdır. Bu sempozyum da başta Karadeniz’de seyrüsefer yapan ticaret gemilerine el koymasının tarihsel gerekçeleri, bu uygulamaların hukukiliği, uluslararası deniz hukukunda gemilere el konulması uygulaması ve kıyı devletinin bu kapsamdaki yetkileri, bu yetkinin sınırları ve bayrak devleti tarafından bu uygulamalara karşı ne tür tedbirler alınabileceği konuları tartışılmıştır. Gemilere kuralsızca el koymalar denzi ticaretini olumsuz yönde etkilemektedir. Uluslararası kural çerçevesinde gemi tutulmalarının ve denetlemelerin yapılması gerekmektedir. Yapılan hukuk dışı tüm tutulmalar barışa, ticarete ve en önemlisi hayatını denizlere adamış gemiadamalrının hayatına mal olabileceği unutulmamalıdır. Sempozyuma bildiri gönderenlere, bildiri sunumu için buraya kadar gelenlere, düzenleme kurulu üyelerine değerli konuklarımıza çok teşekkür ederiz. Ayrıca sempozyumda ev sahipliği yapan Karadeniz Teknik Üniversitesi ve maddi desteklerini esirgemeyen Trabzon Ticaret ve Sanayi Odasına şükranlarımızı sunarız.


Kitabın tam metni ekte yer almaktadır.