Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
3 dakika okuma süresi
Değerli Okuyucular,
Ortadoğu Analiz, 65 sayıyı geride bıraktı. Emeği geçenlere ve dergiyi bugüne getirenlere teşekkürler. Bu sayıdan itibaren derginin editörlüğünü üstlenmiş bulunmaktayım. Yılda altı sayı çıkaran ve uzman olmayan bir okuyucu kitlesine hitap eden böylesi bir derginin editörlüğünü üstlenmek bir akademisyen için zor olsa da keyifli ve öğretici bir süreç diye düşünüyorum. Bu sayıdan itibaren derginin abonelikle okuyucusuna ulaşacak olması yükümüzü daha da ağırlaştırıyor. Fakat bu aynı zamanda bizi okuyucunun sürekli denetimine soktuğu için derginin çok daha kaliteli olmasını sağlayacak bir süreci başlatacaktır. Ortadoğu siyasi ve kültürel düzlemde bakıldığında son yüzyılın en karmaşık coğrafyalarının başında geliyor. Arap Baharı bu durumu daha da girift bir hale getirirken, ilk kez güçlü bir şekilde yaklaşık yüzyıl önce kurulan devlet düzenleri ve sınırları ciddi bir tartışmanın konusu olmuş durumda. Libya’dan Yemen’e uzanan bir “başarısız devlet” olgusu önümüzdeki yıllarda ciddi tartışmalarının konusu olacak. Fakat bu tartışmalarda aslan payını toplumsal olarak bölünmüş ve iç savaşın en radikal şekliyle yaşandığı Suriye ve Irak alacak. Diktatörlükler, siyasal İslami hareketler, mezhepsel çatışmalar, terörist guruplar, enerji rekabeti gibi çok sayıda dinamiğin şekillendirdiği bu coğrafyaya dair dergi çıkarırken konu sıkıntısı ile karşılaşmayacağınız anlamına da geliyor. Bugün itibariyle Ortadoğu’nun en yakıcı konusu, elbette Irak ve Suriye’nin belli bölgelerini kontrol altında tutan Irak ve Şam İslam Devleti (IŞİD) ve bunun etkilediği bölgesel dinamikler. Dolayısıyla dergide bu konu son bir kaç sayıda önemli bir yer tuttuğu gibi sonraki sayılarda da geniş ölçüde tartışılmaya devam edecek. Yine Suriye ve Irak’ın iç savaş ve mezhepsel bölünme gibi sorunlarla dağılmanın eşiğine gelmesi, bu iki ülkeyi uzun bir süre daha derginin temel konularından biri yapacaktır. Bu sayıda Suriye’deki iç savaşta bazı ülkelerin/aktörlerin nasıl bir pozisyon aldığına eğilmeye çalıştık. Türkiye’den Suudi Arabistan’a Rusya’dan Avrupa Birliği’ne bu aktörlerin Suriye politikasına ilişkin bir resim sunmaya çalıştık. Yine bu sayıda Ortadoğu bağlamında suyun jeopolitiği ile ilgili üç farklı yazıya yer verdik. Bu iki konunun yanı sıra, dergide geçtiğimiz iki ayın öne çıkan olaylarına dair yazılar da bulacaksınız. Tunus’taki seçimler, Avrupa Birliği Adalet Divanı’nın Hamas kararı, İran’ın Irak’ta artan askeri mevcudiyeti, Bağdat-Erbil anlaşması gibi konular bunlar arasında öne çıkanları. Elinizdeki sayıda ayrıca Türkiye-Ortadoğu ekonomik ilişkilerinden, çeşitli kitap tanıtımlarına kadar zengin bir içerik de sizleri bekliyor.
Keyifli okumalar…