Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

    Ortadoğu Analiz Dergisi

  • Cilt No

    4

  • Sayı No

    38

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Ortadoğu Analiz Şubat / cilt:4 / sayı:38

5 dakika okuma süresi

Değerli Okurlar,

Arap Baharı’nın başlamasının üzerinden bir yılı aşkın bir süre geçti. Köklü değişim dalgası Ortadoğu’yu halen derinden etkilemeye devam ediyor. Tunus’ta yeni yapının oturması nispeten sağlıklı bir zeminde yürüyor. Ancak Mısır ve Libya’da yeni yapının inşası sıkıntılı ve ne yazık ki şiddet içeren şekilde ilerliyor. Buna bir de neredeyse bir yıldır halk ayaklanmalarının sürdüğü ancak Esad rejiminin hiçbir şekilde geri adım atmaya yanaşmadığı Suriye’yi eklemek gerekir. Son olarak Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi’nde Rusya ve Çin’in vetosu nedeniyle Arap Birliği’nin Suriye planı reddedildi. Bu da Esad rejimine belli bir süre kazandıracaktır. Suriye’de şiddet ne yazık ki artarak devam edecek gibi gözüküyor. Arap Baharı Türk dış politikası açısından yeni meydan okumaları beraberinde getirdi. Ortadoğu’da istikrar ve demokrasi beklentisi içindeki Türkiye her iki olguyu bir arada nasıl inşa edebileceğinin planlarını yapıyor. Bir yandan bölge halkının demokrasi ve özgürlük taleplerine sahip çıkılıyor diğer taraftan bunun sivil halkın ölümüne yol açmayacak şekilde gerçekleşmesini arzuluyor. Bu da Türkiye’yi dış politikada ciddi bir sıkıntı içine sokuyor. Kapak konumuzu tam da bu ikilem konusuna ayırdık. Tarık Oğuzlu, Türk dış politikasında “değerler ve çıkarlar” ikilemini ele aldığı çalışmasında temel olarak Türk dış politika yaklaşımının Arap Baharı öncesinde daha fazla çıkar odaklı olduğu ama sonrasında yaşanan gelişmeler karşısında daha fazla değer odaklı bir şekilde evrilmeye başladığını savunuyor. Kapak konusu olarak yer alan ikinci çalışmamız Veysel Ayhan tarafından hazırlandı. Ayhan çalışmasında Ortadoğu bölgesinde gündeme gelen Şii-Sünni çatışmasına Türkiye açısından yaklaşıyor. Makalede Şii-Sünni çatışma alanları ve Türkiye’nin bu kamplaşmadaki yerine değiniliyor. Türk dış politikasına ilişkin bir diğer çalışmamız Arif Behiç Özcan tarafından hazırlandı. Özcan 21. yüzyıl Türk diplomasisi üzerine bir değerlendirme ile Şubat sayımıza katkıda bulundu.

Başta ifade ettiğimiz üzere Suriye meselesi bölge gündemini işgal etmeyi sürdürüyor. Çetiner Çetin resmi bir davet kapsamında Şam ve Humus’a gitme imkanına kavuştu. Yönlendirmeye dayalı birçok haberin geldiği Suriye’den objektif gözlemlere dayalı izlenimlerin aktarılıyor olması son derece önemli. Çetiner, Şam ve Humus gözlemlerinin yanı sıra Suriyeli yetkililerle yaptığı görüşmelerden elde ettiği sonuçları aktarıyor. Suriye’ye ilişkin bir diğer çalışma Oytun Orhan tarafından kaleme alındı. Orhan, Suriye’de durumun her halükarda istikrarsızlığa doğru gittiğini ve bu soruna Türkiye-Rusya ve İran arasında oluşturulacak bir bölgesel girişim aracılığı ile çözüm bulunması gerektiğini savunuyor.

Mısır’da sürecin halen belirsiz olduğundan bahsetmiştik. Ordunun rolü yeni dönemde ne olacak sorusu tartışmaların odağında yer alıyor. İşte bu noktada Mısır ordusunun ülke ekonomisindeki yerini bilmeden yorum yapmanın doğru olmayacağını düşünüyoruz. Harun Öztürkler tarafından hazırlanan çalışmada hem bu soruya hem de genel olarak Mısır ekonomisinin genel özelliklerine ilişkin önemli bilgilere ulaşacaksınız. Arap Baharı’na ilişkin son çalışmamız Libya konusunda. Ali Oğuz Diriöz ülkenin kısa siyasi tarihini ve eski siyasi yapıyı verdikten sonra devrime giden süreci ve yeni dönemi analiz ediyor. Libya’ya ilişkin olarak, Libya’nın Ankara Büyükelçisi ile yapılan röportajı da ilgi ile okuyacağınızı tahmin ediyoruz. ORSAM Su Araştırmaları Programı’ndan Seyfi Kılıç da Şubat sayımıza “Irak’ta Su Yönetimine İlişkin Anayasal Sorunlar” başlıklı çalışması ile katkıda bulunuyor. A. V. Skosırev tarafından hazırlanan çalışmada İsrail’de sağ kanadı temsil eden siyasetçilerin Ortadoğu sorununa yönelik yaklaşımları ve buna karşı yazarın yanıtları yer alıyor. Son çalışmamız Mehmet Şahin’in İran’a gerçekleştirdiği geziye ilişkin gözlem yazısı. İranlı en üst düzey yetkililerle görüşme imkanına kavuşan Şahin’in önemli yazısını ilgiyle okuyacağınızı düşünüyoruz.

ORSAM’dan üç kişilik bir ekip Şubat ayı içinde Irak’ın Erbil, Süleymaniye ve Dohuk vilayetlerinde bir saha araştırması gerçekleştiriyor. Gelecek sayımızı büyük ölçüde bu araştırma çerçevesinde hazırlanacak makalelerden oluşturacağız.

Mart sayımızda buluşmak dileğiyle,