Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

BELARUS CUMHURİYETİ BÜYÜKELÇİSİ VALERY KOLESNİK: “BELARUS VE TÜRKİYE ARASINDA ETKİLİ ORTAKLIK MEKANİZMALARI KURULMUŞTUR”

Belarus Cumhuriyeti'nin Olağanüstü ve Tam Yetkili Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi Valery Kolesnik ile Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi (ORSAM) Başkanı Hasan Kanbolat bir röportaj gerçekleştirdi. Sayın Büyükelçi röportajda, Belarus-Türkiye ilişkileri hakkındaki değerli fikirlerini ORSAM ile paylaştı. Büyükelçi ikili ilişkilerin mevcut durumu, ilişkilerin siyasi-ekonomik ve kültürel boyutu ve en önemlisi ikili ilişkilerin geleceği konusunda önemli açıklamalarda bulundu. Büyükelçi’ye göre ilişkiler iyi durumda olsa da, daha fazla gelişim için potansiyel söz konusu.

Hasan Kanbolat: Belarus (Beyaz Rusya) Türkiye'de yeterince tanınmıyor. Bazen Rusya ile karıştırılıyor. Bu durumu nasıl açıklayabilirsiniz? 
 
Büyükelçi Valery Kolesnik: Bence bu durumun temel sebeplerinden biri, ülkemizin Türkiye resmi kaynaklarında geçen adından – Beyaz Rusya (Belarusya) – kaynaklanmaktadır. İsimde yer alan “Rusya” kelimesi kısmen de olsa Belarus Cumhuriyeti, veya kısaca Belarus adıyla ilgili böyle bir karmaşaya neden oluyor. İkinci bir etken ise, elbette, zamanında Sovyetler Birliği'nin birer parçası olmamıza dayanan ortak geçmişimizdir. SSCB zamanında Birlik çoğunlukla, SSCB'nin 15 cumhuriyeti arasında gerek nüfusu gerekse kapladığı alan bakımından en büyük cumhuriyeti olan Rusya ile bağdaştırılıyordu. Ama eminim ki yakın bir gelecekte röportajlar, görüşmeler, filmler, kitaplar yoluyla Türkiye'de daha çok insanın Belarus'u yakından tanıma fırsatı olacak ve bugün yaşanan söz konusu karmaşa ikili ilişkilerimiz sayesinde yok olacak. Bu konu üzerinde çalışmalarımızı sürdürüyoruz ve bunun oldukça başarılı olduğunu düşünüyorum.     
 
Kanbolat: Türkiye ve Belarus arasındaki diplomatik ilişkilerin kurulmasının üzerinden 20 yıl geçti. İkili ilişkilerin bugüne baktığımızda hangi başarılardan söz edebiliriz? 
 
Büyükelçi Kolesnik: Evet, kesinlikle haklısınız. Bu yıl Belarus ve Türkiye, diplomatik ilişkilerinin kuruluşunun 20. yılı kutlanacak. Tam olarak belirtmek gerekirse, bu olayın resmi tarihi 25 Mart'tır. Türkiye'nin, Bağımsız Belarus'u tanıyan ilk ülkelerden biri olduğunun da altını çizmek isterim. Yaklaşık 30 hükümetlerarası ve bakanlıklararası anlaşmaları da içine alan 20 yıllık ikili ilişkiler için sağlam bir yasal dayanak oluşturulmuştur. Bu belgeler bizim siyasi, ekonomik, askeri, askeri-endüstriyel, insani, bilimsel kültürel alanlardaki işbirliğimizi geliştirmemize ve genişletmemize olanak sağlıyor.  
 
Aynı zamanda Belarus ve Türkiye etkili ortaklık mekanizmaları da kurmuşlardır. Düzenli olarak siyasi müzakereler düzenlenmekte, farklı sahalarda ikili komisyonlar yürütülmektedir. Hükümetlerarası Ekonomik Komisyon da etkili bir şekilde çalışmalarını sürdürmektedir. Son oturumu geçen Kasım ayında Minsk'te gerçekleştirilmiştir. Olumlu ve istikrarlı siyasi diyaloğumuza, ülkelerimiz arasındaki parlamenter işbirliğine ve kültürel ve insani boyutların gelişimine dikkat çekmek istiyorum. Şüphesiz ki ikili ilişkilerdeki başrol, en üst seviyedeki toplantıların neticesine ait. 2010 yılında Belarus ve Türkiye liderlerinin kısa ve orta vadeli görüşlerine yönelik iki taraflı önceliklerini tanımladıkları toplantıda olduğu gibi 1996 ve 1999 yıllarında devlet başkanları seviyesindeki toplantılar esnasında da olumlu gelişmeler yaşanmıştı. 2011 yılında Türk tarafı ile imzalanan bir anlaşma ile Belarus, Türkiye'deki diplomatik varlığını da genişletmiş oldu. İstanbul'da Belarus Başkonsolosluğu açıldı. Konsoloslukla ilgili konuların yanısıra Başkonsolosluk aynı zamanda geniş kapsamlı birçok görevi de yerine getirmektedir. Türkiye büyük bir ülke. Dolayısıyla altı Fahri Konsolosluk (Adana'da, Antalya'da, Alanya'da, İzmir'de, Bursa'da ve İstanbul'da) kurduk. Ve hepsi de Türkiye vatandaşı. 
 
Kanbolat: Geleceğe yönelik ikili ilişkiler için neler söyleyebilirsiniz?
 
Büyükelçi Kolesnik: Devletlerarası da dahil olmak üzere herhangi bir ilişkinin gelişimi zahmetli ve süreklilik arz eden bir süreçtir. Ve her iki taraf da bu sürecin içinde yer almak durumundadır. Belarus-Türkiye ilişkilerinin bunu kanıtlıyor olduğuna inanıyorum. İyi sonuçlar elde ettik. Ancak zaman asla durmaz, bizim de ilerlememiz gerekir. Bence hem Belarus hem Türkiye, birbirlerini bilim, kültür, sanat ve spor alanlarında zenginleştirecek potansiyele sahipler. Söz konusu alanlardaki işbirliğinin ilginç bir geleceği olduğuna eminim. Ülkelerimiz arasındaki turist akışı ve iş gezileri sürekli bir artış göstermekte. Bu bakımdan hem Belarus hem de Türkiye'de vize engellerini kaldırmak ve vatandaşlarımız için hukuki yardımlaşma sağlamak adına elimizden geleni yapmalıyız.  
 
Bana kalırsa, yüksek öğrenim alanındaki işbirliği potansiyelimizi de tam anlamıyla kullanmıyoruz. Turizm işletmeciliği ve işletmecilik alanında Türkiye Cumhuriyeti nitelikli uzman eğitimi konusunda önemli bir deneyime sahip. Bunun karşılığında Belarus Cumhuriyeti'nin yüksek öğrenim kurumları da kimya, fizik ve matematik gibi temel bilim alanlarında yüksek seviyede bir eğitim sunabilir.  
 
Kanbolat: Türkiye, Rusya ile vizesiz rejim uygulamasını başlatıp Ukrayna ile de benzer bir belge imzaladı. Belarus ile vizesiz rejim başlatma konusuna açıklık getirir misiniz? 
 
Büyükelçi Kolesnik: Günümüzde diplomatik pasaport veya hizmet pasaportuna sahip kişiler Belarus ve Türkiye arasındaki vizesiz rejimden faydalanıyorlar. Belirttiğim üzere, Türkiye'yi ziyaret eden Belarusluların sayısı (yılda 150.000 kişi) ve Belarus'u tanıyan Türklerin sayısı (9000) sürekli artmakta. Yani her iki ülke de vize almaya ilişkin bürokratik işlemlerden kurtulma konusundaki isteklerini bu şekilde ortaya koymaktadırlar. 
 
Gelişmiş turizm altyapısı, güneş ve ılık deniz Belaruslu turistlerin ilgisini büyük ölçüde çekmektedir. Vize uygulamasının kalkması, iş gezilerini arttırmanın yanısıra Belarus ve Türkiye'ye yönelik ilgiyi de arttıracaktır. Her iki taraf da, vize uygulamasının kalıdırılmasının iş etkinliklerini daha da arttıracağına ve sonuç olarak Belarus ve Türkiye arasındaki ticaret cirosunu yükselteceğine inanmakta. Ve sizin de belirttiğiniz gibi, Rus tarafının deneyimi bunu kanıtlar niteliktedir. Vize uygulamasının kaldırılmasından bahsetmişken, herhangi bir gereksiz  gecikme olmaksızın tarafların söz konusu belgeyi imzalayıp kabul etmeye niyetli olduklarını da belirtmek isterim.
 
Kanbolat: Peki Belarus ve Türkiye arasında kültürel alandaki gelişmeler nasıl gidiyor?
 
Büyükelçi Kolesnik: Sanırım herkesin, kültürel çeşitliliğin eşsiz parçalarını gün yüzüne çıkarmasına olanak sağlayan işbirliğinin en ilginç yanlarından biri kültür. Türk tarafı, Belarus halkının ilgisini çeken festivaller düzenliyor. Belaruslu sanatçı gruplar düzenli olarak ve büyük bir zevkle bu etkinliklere katılıyorlar. Ünlü Belarus Dans Grubu “Chabarok”, uluslararası çocuk festivallerinin daimi konuğu olmasının yanısıra Türk halkı tarafından da tanınmaktadır. “Garadzenskiya Karunki” (Grodno’s Laces) isimli Halk Oyunları Topluluğu ise her yıl düzenlenen festivallerde Türk izleyicilerinin sempatisini kazanmıştır. Devlet Dans Topluluğu'nun konuk performanslarının her zamanki başarılarının yanısıra, bildiğim kadarıyla Türk izleyicisi söz konusu dans grubunun gösterisini izlemeyi bekliyor.
 
Türk çocuklar, her yıl düzenlenen Uluslararası Halk Sanatı festivali olan “A Wreath of Friendship” (Dostluk Çemberi) için hazırlanmanın yanısıra bu festivalde memnuniyetle yer alıyorlar. Geçen sene Türkiye tarafı ile beraber, Hacettepe Üniversitesi, Ankara Devlet Konservatuarı Bale Bölümü'ndeki öğrenciler için Belaruslu Koreograflarının vermiş eğitim kursları düzenledik. Dersler Minsk'teki Koreografi Okulu'nda gerçekleştirildi. Ancak mevcut temaslar, buna bir nokta koymanın yasak olduğu anlamına gelmez. Bana kalırsa, hem Belaruslu hem de Türk izleyicisinin büyük ilgi göstereceği çok sayıdaki iki taraflı proje için değerlendirilmemiş bir potansiyel söz konusu. Sanıyorum ki bunlardan biri de Belarus Cumhuriyeti Ulusal Akademik Bolşoy Opera ve Bale Tiyatrosu tarafından düzenlenen konuk performanslardır. Tiyatro'nun repertuarı başarılı ve renkli gösterilerden oluşmaktadır. 
 
Sergi çalışmaları da hem Belaruslular hem de Türk halkı için ilgi çekici olacaktır. Örneğin Belaruslu sanatçılar tarafından dokunmuş duvar halısı ve espalier* (katsız ve çizim ile desen kompozisyonlu dokuma duvar halısı)  ile Türk ustalar tarafından dokunmuş halıların bulunduğu ortak bir sergi düzenlemek ilginç olacaktır. Belarus'un Avrupa duvar halısı ve espalier* okulu oldukça meşhurdur. Örneğin, Princes Radzivils'in daveti üzerine Türk ve İranlı ustalar tarafından dokunmuş olan meşhur Slutsk kemerini (Slutsk, Belarus'ta bir kenttir) örnek gösterebilirim. 15 yıl sonrasında Belaruslu ustalar bunun neticelerini en iyi şekilde almışlardır. Bugün Belaruslu ustalar, dokudukları halıların taklit edilemez tarz ve renkleriyle meşhurdurlar. Türk ustalar ise asırlara dayanan halı geleneğini yansıtmaktadırlar. Türkiye'deki halıların, klasik teknoloji kurallarına göre dokunmuş ipek, pamuk, yün halı çeşitlerini de içinde barındıran geniş bir yelpazeye sahip olduğunu biliyoruz.  
   
Kanbolat: Türkiye'de Belarus Kültür Günleri düzenleme planları yapılıyor mu? Belarus kültürünü tanımak açısından bu durum Türk halkı için nasıl bir öneme sahip? 
 
Büyükelçi Kolesnik: Evet, haklısınız. Belarus ve Türkiye 2012'deki yıl dönümü dolayısıyla Türkiye'de Belarus Kültür Günleri, Belarus'ta da Türk Kültür Günleri düzenleme konusunda bir karar aldı. Belarus tarafı şu ana kadar birkaç etkinlik planladı. Mart ayı başında üniversite temsilciliklerine yönelik Belarus-Türkiye İlişkileriyle ilgili bir Yuvarlak Masa Toplantısı düzenlenmesi planlandı. Sizin ve ORSAM'dan temsilcilerin de bu etkinliğe katılmanızı umuyorum. Duvar halısı ustası, Belaruslu Ressam Hanna Kozok'a ait serginin açılışı Suna GOKGÜR ILICAK Sanat Galerisi'nde gerçekleştirilecek. Belarus, etnik lezzetleri, gelenek ve görenekleri ile renkli doğasına ilişkin belgesel ve uzun metrajlı filmlerin de gösterilmesi planlanmaktadır. Ve yıl boyunca Devlet Dans Topluluğu'nun Konuk performanslarını da izlemeyi bekliyoruz.
 
Bu etkinliklerin sadece Belarus'u tanıyan ve seven Türk halkının değil aynı zamanda Belarus hakkında bilgi sahibi olmayanların da ilgisini çekeceğini ümit ediyorum. Başka bir ülkeye ait özellikleri tanımak büyüleyici bir süreçtir, ve bu süreçte her zaman o ülkeye ait eşsiz özellikleri tanıma ve kimliğini gözlemleme fırsatı yakalanıyor. Bence bu durum, kültürel faaliyetlerin en önemli yanlarından biri.     
 
Kanbolat: Belarusluları Türkiye'ye çeken etkenler arasında hangileri bulunmaktadır?
 
Büyükelçi Kolesnik: Öncelikle yazları konuksever ve denize kıyısı olan tatil yerleri bakımından Belaruslular için Türkiye'nin çekiciliğinin altını çizmemin doğru olacağını düşünüyorum. Ama git gide daha fazla Belaruslu, ülkenizin zengin tarihi mirasına ilgi duymakta. Günümüzde Belaruslu turistler yalnızca Türkiye'nin denizinden ve güneşinden faydalanmakla sınırlı kalmıyorlar. Doğu'nun büyüsünü ve Batı'nın praktisizmini içine alan İstanbul'daki mimari başyapıtlar ile Kapadokya'daki nefes kesen doğal yapılar hakkında bilgi ediniyorlar. Belaruslular, Hıristiyanlıkla ilgili yerlerdeki özel atmosferi de hissetme şansı buluyorlar: Meryem Ana'nın son günlerini geçirdiği Efes, ve mucizeler yaratan Aziz Nikola (Noel Baba)'nın  doğup yaşadığı Mira kenti.     
 
Türkiye'nin kültürel zenginliğinin yanısıra, Türkiye'deki toplumsal ve ekonomik gelişmelerde de son yıllarda bizim de gözlemlemekte olduğumuz önemli ilerlemeler kaydedilmiştir. Söz konusu başarılar ülkenizin, dünyanın 16. ekonomisi olmasını ve Türk halkının refahının büyük ölçüde artmasını mümkün kılmıştır.  
 
Kanbolat: Belarus ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkiler hakkında neler söyleyebilirsiniz?
 
Büyükelçi Kolesnik: Dünyanın 16. ekonomisi olan Türkiye'nin bölgesel ve küresel bağlamda oynamakta olduğu rolün farkındayız. Aslına bakılırsa Belarus ve Türkiye arasındaki iki taraflı ticari ve ekonomik ilişkiler son yıllarda aktif bir şekilde gelişme göstermektedir. Örneğin 2004 yılıyla karşılaştırılacak olursa, 2011 yılındaki ticaret hacmi neredeyse 7 katına çıkmış ve 447,7 milyon dolara//%123 erişmiştir (ihracat 129//122%, ithalat 318,7//122%). Bu başarının önümüzdeki yıllarda da devam edeceğine inanıyoruz. Elbette ekonomik işbirliği ve ticaret üzerine etki edebilecek muhtemel olumsuz etkileri en aza indirgemek adına küresel pazardaki son trendleri de hesaba katmamız gerek.    
 
Bugün ikili ticaret ve ekonomil ilişkiler için “yol haritası”, Minsk'te 3 Kasım 2011'de imzalanmış olan Türkiye – Belarus Hükümetlerarası Karma Ekonomik Komisyonu 7. Dönem Toplantısı Protokolü'dür. 
 
Bu belge:
 
Belarus Sanayi Bakanlığı ile Türkiye Bilim, Sanayi ve Teknoloji Bakanlığı temelinde sınai işbirliğine ilişkin iki taraflı bir çalışma grubu kurulmasını;
 
Ve tarım, inşaat, bankacılık, enerji, ulaşım sektörlerinde daha geniş işbirliğini güçlendirmeyi mümkün kılmaktadır.
 
Belarus ve Türkiye arasındaki ekonomik ilişkilerde yer alan temel trendlerden biri, küçük ve orta boy işletmeler seviyesindeki aktif etkileşimdir. Her iki taraf (Belarus Ekonomi Bakanlığı Girişimcilik Genel Müdürlüğü ile Türkiye'deki KOSGEB) Şubat 2012'de, Ankara'da İşbirliği Protokolü imzaladılar. Söz konusu belgeler Belaruslu ve Türk iş adamlarına, daha yakından bir işbirliği kurma imkanı sunmaktadır.
 
Belarus pazarı Türk işletmelerine açıktır, ve biz de Belarus'taki yatırım ortamını geliştirmek için elimizden geleni yapmaktayız. Türk şirketlerinin Belarus'ta inşaat ve telekomünikasyon alanlarındaki katılımıyla gerçekleştirilen son yatırım projeleri de daha büyük başarılara imza atabileceğimizi kanıtlar niteliktedir. Gelecekteki yatırım potansiyelini keşfetmeliyiz.    
 
Kanbolat: Hangi Türk şirketleri Belarus ekonomisine yatırımda bulunuyorlar? Ve aynı şekilde hangi Belarus şirketlerinin Türkiye ekonomisinde yatırımları bulunmakta? Ortak projeler mevcut mudur? 
 
Büyükelçi Kolesnik: Belarus ekonomisine olan Türk yatırımı olumlu dinamikler de göstermektedir. Toplam yatırım tutarı 30 milyon doları //300% aşmış durumda. 2007 yılında Belarus'taki Türk yatırımının sadece 1,5 milyon dolar olduğunu hesaba katarsak buna değdiğini görüyoruz. Bu alandaki olumlu gelişmelere bakacak olursak, şu yatırım projelerinden bahsedebilirim: “Emsaş” adındaki Türk şirketi tarafından, Minsk'in merkezinde yer alan Oktyabrsky Hotel'inin 5 yıldızlı President Hotel olarak yeniden inşası, “De Tekstil” adlı Türk şirketi tarafından “Kamvol” şirketinin temellerinin atılması, doğa dostu hijyenik ürünler üretmek için “Mogilev” serbest ekonomik bölgesinde “BelEmsa” şirketinin kurulması, TAYSAD şirketlerinin adım adım, Mogilev şehrinin sınai temelini oluşturan otomobillerin yedek parça üretim işine girmesi. Türk şirketi olan TDRM tarafından Belarus'un güneyine inşa edilen nehir limanı projesinin de başarılı olması bekleniyor.         
  
Genel anlamda, Doing Business'ın Belarus'a yönelik verilerine baktığımızda görüyoruz ki, 183 ülke arasında ülkemiz 96. sırada yer almaktadır (22 sıra atlayarak) ve 2012 yılında ise bu sıralamada 69. olmamız bekleniyor (Türkiye'nin ise 73'ten 71. sıraya yükselmesi beklenmekte).
 
Belarus da Sovyetler zamanında edinmiş olduğu muazzam sınai ve insani deneyimi kullanarak Türkiye'deki pazarlara daha aktif bir şekilde girmeyi planlıyor. Ülkemizin petro-kimya sektörünün çıkarlarını temsil eden BELNEFTEKHIM şirketinin birkaç yıl önceki kaydından bahsettğimzde bunun değeri de anlaşılmaktadır. Minsk Tractor Works (MTZ) de, Türk ortaklarla birlikte Tokat'ın sanayi altyapısında bir montaj fabrikası kurmak için fizibilite araştırması yapmaktadır. Minsk Otomobil Tesisi (MAZ) de, burada Belarus markasıyla ağır kamyon ve başka tür makineler üretmek için Türk şirketleriyle daha yakın bir işbirliğine gitme konusunda istekliler.
 
Kanbolat: Sayın Büyükelçi değerli fikirlerinizi bizimle paylaştığınız için çok teşekkür ederiz.
 
 
Büyükelçi Valery KOLESNIK’in Özgeçmişi
 
17 Temmuz 1965'te Belarus Cumhuriyeti'nin Grodno şehrinde doğdu. 1986 yılında Blagoveschensk Yüksek Askeri Komuta Akademisi'nden mezun oldu. 1994’te  Askeri Diplomatik Akademisi’ni, 1995’te Silahsızlandırma alanındaki BM Burs Programı’nı bitirdi. 
 
1986-1991: SSCB Silahlı Kuvvetleri Subayı
 
1991-1994: Moskova, Askeri Diplomatik Akademisi Öğrencisi
 
1995-1995: Üçüncü katip, Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlanma Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
1995-1997: İkinci katip, Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlanma Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
1997-1999: Başkatip, Uluslararası Güvenlik ve Silahsızlanma Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
1999-2000: Müsteşar, Uluslararası Güvenlik ve Silah Denetim Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
2000-2004: Müşavir, Belarus Cumhuriyeti Brüksel Büyükelçiliği/Belarus Cumhuriyeti AB Diplomatik Görevi/ Belarus Cumhuriyeti NATO Diplomatik Görevi
 
2004-2006: Müşavir, Uluslararası Güvenlik ve Silah Denetim Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
2006-Eylül 2008: Misyon Şefi, Uluslararası Güvenlik ve Silah Denetim Birimi, Belarus Cumhuriyeti Dışişleri Bakanlığı
 
Eylül 2008'den itibaren Belarus Cumhuriyeti'nin Olağanüstü ve Tam Yetkili Türkiye Cumhuriyeti Büyükelçisi 
 
Evli, bir kız çocuk babası
 

* Bu röportaj 21 Şubat 2012 tarihinde ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat tarafından gerçekleştirilmiştir.
 

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar