Yaşar Cemal El Nahtavi: Suriye İdlib’e bağlı Tirmenin Köyü’ndenim. 35 yaşındayım. İmamım.
Evliyim ve 3 çocuğum var.
ORSAM: Türkiye’ye gelme nedeninizi ve orada yaşadıklarınızı anlatır mısınız?
Yaşar Cemal El Nahtavi: Suriye’de her gün eylem olurdu. Ama özellikle Cuma günleri, Cuma namazından sonra kalabalık olurdu ve daha alevli eylemler yapılırdı. Hükümet tarafından olayların yatıştırılması için bana yazılı bir hutbe verildi. Devlet memuruydum ve o hutbeyi okumak zorundaydım. Bir hafta hükümetten yana bir hafta muhalefetten yana hutbe okuyunca inandırıcılığımı kaybettim. Her iki grup arasında da itibarım kalmadı. Hiçbir mal varlığım yoktu. Baskı altındaydım ve muhaliflerin safına katıldım. Çevremizdeki hükümet yanlısı çiftliklere, işyerlerine saldırmaya başladık. Yaşamak için soygun yapıyorduk. Dinimle ve gördüğüm eğitimle zıt bir işe giriştim. Kısacası yoldan çıktım. Beni Türkiye’ye gönderdiler. Şuan onlara erzak alıyorum. Gıda, barınma ve tıbbi malzemeler yolluyorum. Toplanılan paraların harcanması konusunda bana güveniyorlar. Bulunduğumuz bölgenin tüm hizmetlerini, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılıyorum. Türkiye’de akrabası olan, olaylar nedeniyle Türkiye’ye göç etmiş herkese ulaşma imkanım var. Haberleri iletiyorum, mektupları ulaştırıyorum. Köyümüzün büyük bir bölümü tanklarla, toplarla yerle bir edildi. İlk direnişte çok kişi hayatını kaybetti, aileler dağıldı.
* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.