Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelen ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kiralık ev tutarak yerleşen Mustafa Kasım Cisrevi Abu Bilel ile söyleşi

Mustafa Kasım Cisrevi: Suriye İdlip ili Herim’e bağlı Kefer Teluruk köyündenim. Mutlu bir aile hayatım vardı. Suriye’de ilk karışıklıklar çıkınca köyümüzün Dağlık kesiminde bulunan zeytin bahçemin içindeki yazlık bağ evini tamir ettim, bir ailenin yaşayabileceği ve kış şartlarına uygun bir hale getirdim. Elektriğim, suyum, arabam var. Bir atım iki yetişkin oğlum var. Zeytin-Üzüm-Armut-Şeftali ağaçlarım da var. Bahçemde,  hangi mahsul yetişirse pazara götürür satarız, eşimde el yapımı Hasır- Kilim ve banyoda kullanılan benzeri şeyleri yapar, gelinimde boş vakitlerinde el örgüsü yapar birlikte bu üretilenleri şehre götürür satarız.
 
ORSAM: Olaylar başlayınca hayatınızda ne gibi değişimler oldu? Sizin Türkiye’ye gelme nedeniniz neydi?
 
Mustafa Kasım Cisrevi: Ceyş El Hür (Özgür Suriye Ordusu) yavaş yavaş örgütlenmeye ve çoğalmaya başlayınca bizim bölgemizde bir karargâh kurdular. Benim çevreme yakın dağ bölgesinde ormanlık alanda geniş bir çadırkent ve eğitim sahası yaptılar. Günün birinde şehre gittim. Askerler beni yolda çevirdi ve karakola götürdüler. Karakoldaki komutan, istihbarat almış ve bana sordu, “senin çevrende muhalifler Ceyş El Hür mensupları var mı, yok mu” diye, bende yok dedim. Tamam deyip bıraktılar. Bana inandıklarını sandım, meğer takip altındaymışım. Bir akşam bizi ziyarete bir aile geldi, ürettiğimiz hasır-kese ve benzeri ürünleri almak istediler, ihtiyaçlarını aldılar, paramızı verdiler, çaylarını içip uzaklaştılar. Tabii ki gelenler yalnız değilmiş, arkalarından bir araç çevreyi gözetlemiş, bizleri de evde tutarak ve gözetleyerek bağımızın, bahçemizin bütün çevresini dolaşmışlar ve neticede muhaliflerin karargâhını görmüşler. Yerini tespit etmişler. Aradan iki gün geçti, bir akşam çevremizin tanklarla, zırhlı araçlarla çevrildiğini gördük. Çatışma başladı, tanklar, zırhlı araçlar ne bağ bıraktı ne de ağaç. O güzelim ormanlık alan ertesi gün dümdüz edilmişti. Karargâhtakilerin kimi vurulmuş, kimi kaçmıştı. Bizi de onları saklamak ve ihbar etmemek suçundan sorguya aldılar, ancak baskı altında ve tehdit altında olduğumuzu da söyleyip birkaç inandırıcı söz ve yemin edince, birkaç küfür ve hakaretten sonra serbest bıraktılar.
 
Evimiz, bahçemiz, aracımız, hayvanlarımız yok olmuştu. Bütün o çevre köylerin bahçeleri, bağ evleri de yok edilmişti. Orada kalmanın ve yaşamanın bir anlamı kalmamıştı. Ailece göçüp geldik, bir ev kiraladık ve Reyhanlı’da oturuyoruz.

* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar