Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde çadırkente yerleşmeye gelen Lattuf Hamit Kinnavi abu Kamil ile söyleşi

Lattuf Hamit Kinnavi: Suriye’de İdlib’e bağlı Rağbete köyünden 5 çocuk babası 67 yaşında bir köylüyüm. Dar imkânlarla, büyük fedakârlıklarla iki oğlumu okuttum. 2 erkek 3 kız 5 çocuğumu da bölgemize göre okutmuş bir babayım. Oğullarım Devlet Dairesinde görevli. Birisi Şam’da bölge mahkemesinde müdür, diğeri de ulaştırmada görevli bir mühendis.
 
ORSAM: Suriye’de neler yaşadınız? Türkiye’ye gelme kararını verdiren olay neydi?
 
Lattuf Hamit Kinnavi: İdlip ve çevresi Beşar’a karşı direnişe geçince, köyümüz kara listeye dahil edildi. Hepimiz muhalif gurubun adamları gibi görünmeye başladık, zaten öyleyiz ancak bir eylemimiz olmadı, çünkü ben yaşlıyım, ancak yakınlarım, kardeşlerim ve yeğenlerim faaliyet içinde. Bu eylemler çocuklarıma yansıdı ve Şam’da önce baskı altına alındılar, sonrada üzerlerine bir suç atılarak cezaevine kondular. Ziyaret etmemiz, konuşmamız bile yasak, sağlıklı olup olmadıklarını da bilmiyoruz. Çocuklarım evli, çocuk sahibidir, ortada kalmışlar, benim basit bir arazim var gelirimize yetmez zaten. Karışıklık nedeniyle bölgemiz insanı çiftçilik de yapamıyor. Ekilen mahsul harap ediliyor, talan ediliyor veya yakılıyor. Eşimi, gelinlerimi, torunlarımı aldım ve doğru hududa geldim, köyümüzden de birkaç aile gelmişti. Hep birlikte çadırkentlere doğru gideceğiz, durum düzelinceye kadar da Suriye’ye dönmeyeceğiz. Ancak oğullarımın hayatından endişe ediyorum.
 
ORSAM: Göç edenlerin evleri,  eşyaları veya varsa dükkânları içindeki eşyalar muhafaza altında kalıyor mu?
 
Lattuf Hamit Kinnavi: Biz gelmeden önce çok aile göç etmişti, çevre köylerden de göç edenler oldu, hiçbirinin arazisindeki mahsul, bağı bahçesindeki ağaç yerinde kalmadı. Evler boşaltılıyor, eski evler yıkılıyor, güzel evlere de gelip birileri yerleşiyor. Tam bir istila memleketi haline gelindi. Bölgemizden daha çok göç olacak.

* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.
——————————————————————————————–
 
Suriye’den Türkiye’ye gelen ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde yaşayan Yaşar Cemal El Nahtavi ile söyleşi
 
Yaşar Cemal El Nahtavi Suriye'de İmamlık yaparken Hükümet baskısıyla, olayların yatıştırılması için hutbe vermeye zorlanmış. Muhaliflerin safına katılıp erzak temini işini üslenmiş. Şimdi Suriye'ye gıda ve tıbbi malzemeler gönderiyor ve iletişimi sağlıyor.
 
Yaşar Cemal El Nahtavi: Suriye İdlib’e bağlı Tirmenin Köyü’ndenim. 35 yaşındayım. İmamım. Evliyim ve 3 çocuğum var.

ORSAM: Türkiye’ye gelme nedeninizi ve orada yaşadıklarınızı anlatır mısınız?

Yaşar Cemal El Nahtavi: Suriye’de her gün eylem olurdu. Ama özellikle Cuma günleri, Cuma namazından sonra kalabalık olurdu ve daha alevli eylemler yapılırdı. Hükümet tarafından olayların yatıştırılması için bana yazılı bir hutbe verildi. Devlet memuruydum ve o hutbeyi okumak zorundaydım. Bir hafta hükümetten yana bir hafta muhalefetten yana hutbe okuyunca inandırıcılığımı kaybettim. Her iki grup arasında da itibarım kalmadı. Hiçbir mal varlığım yoktu. Baskı altındaydım ve muhaliflerin safına katıldım. Çevremizdeki hükümet yanlısı çiftliklere, işyerlerine saldırmaya başladık. Yaşamak için soygun yapıyorduk. Dinimle ve gördüğüm eğitimle zıt bir işe giriştim. Kısacası yoldan çıktım. Beni Türkiye’ye gönderdiler. Şuan onlara erzak alıyorum. Gıda, barınma ve tıbbi malzemeler yolluyorum. Toplanılan paraların harcanması konusunda bana güveniyorlar. Bulunduğumuz bölgenin tüm hizmetlerini, yaşamsal ihtiyaçlarını karşılıyorum. Türkiye’de akrabası olan, olaylar nedeniyle Türkiye’ye göç etmiş herkese ulaşma imkanım var. Haberleri iletiyorum, mektupları ulaştırıyorum. Köyümüzün büyük bir bölümü tanklarla, toplarla yerle bir edildi. İlk direnişte çok kişi hayatını kaybetti, aileler dağıldı. 

* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.
————————————————————————————————————-
 
Suriye’den Türkiye’ye gelen ve Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kiralık ev tutarak yerleşen Mustafa Şükrü El Hamdo ile söyleşi
 
Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kiralık ev tutarak yerleşen Mustafa Şükrü El Hamdo Rejimi eleştirdiği için altı yıl hapis yatmış. Çıktığında durumu daha kötüleşince Suriye’den Türkiye’ye gelmek zorunda kalmış.
 
Mustafa Şükrü El Hamdo: Ben Mustafa Şükrü El Hamdo. Suriye’nin Halep ilinde yaşıyordum. 71 yaşındayım. 2 eşim var. İlk eşimden altı, ikinci eşimden 2 çocuğum var.

ORSAM: Suriye’de neler yaşadınız? Size Türkiye’ye gelme kararı verdiren olay neydi?

Mustafa Şükrü El Hamdo: Bundan 6 yıl önce Şanlıurfa’da bir düğüne davet edildim. Benim gibi Suriye’den davet edilen ve ailece düğüne gelen çok kişi vardı. Düğün bittikten sonra erkekler olarak sohbet etmek için bir odada toplandık. Urfa’da yaşayan bir akrabam sohbet sırasında bana bir soru sordu. Soru şuydu; “Beşar’ın gelmesiyle Suriye’de bir değişim oldu mu? Yoksa O da babası gibi zalim mi?”. Bende ortamın samimi olduğunu ve konuşulanların aramızda kalacağını düşünerek rahatça cevap verdim. Hiçbir şeyin değişmediğini, rejimin aynı rejim düzenin aynı düzen olduğunu söyledim. Beşar’ın istese bile bu düzeni değiştiremeyeceğini çünkü çevresindekilerin bu düzenden beslendiğini, Suriye’nin kaymağını bu düzen sayesinde yediklerini söyledim. Ertesi gün diğer misafirlerle birlikte Suriye’ye döndüm. Daha 24 saat geçmeden beni karakola çağırdılar. Tüm söylediklerim kaydedilmişti. İnkar etme şansım yoktu ve içeri atıldım. Urfa’daki misafirlerden ikisi aleyhime şahitlik yapmış, olayı abartarak anlatmış. Meğer muhaberat elemanıymışlar. Sonrası cezaevi. Tam 6 yıl yattım. Ne bir mahkeme, ne bir ziyaretçi ne de sağlıklı bir ortam. Adı cezaevi ama mağaradan farksız. Sonra bir af çıktı ve serbest kaldım.

Geri döndüğümde ikinci eşimin çocuklarımızla beraber evi terk ettiğini gördüm. Birinci eşim ve çocuklarımız ise hayatlarından memnun ve bana küslerdi. “Onları söylemeye, öyle konuşmaya mecbur muydun?” dediler. 6 yıl hapiste yatmış olmama rağmen bana hiç üzülmediler. Birikmiş param vardı. Evimi ve arabamı satıp nakite çevirdim. Önce Halep’i sonrada Suriye’yi terk ettim. Eşim ve çocuklarım dahi bana sahip çıkmadı. Çocuklarım dayılarının baskısıyla Beşar yanlısı oldular. Ufak bir eleştiri yüzünden özgürlüğümden, iki eşimden, çocuklarımdan ve ülkemden oldum. Şimdi Hayat’ın reyhanlı ilçesinde baraka gibi bir evde kirada oturuyorum.

* Bu söyleşi, 14 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar