Mustafa Ziyad El Nasiri: Suriye’nin Halep İli’ne bağlı El Safa Mahallesi’nde yaşıyorum. 53 yaşındayım. Bankacıyım.
ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye geliş nedenlerinizi anlatır mısınız?
Mustafa Ziyad El Nasiri: Mahallemiz sürekli bombalanıyordu. Sığınakta yaşamaya başlamıştık. Elektrik kesildi, su kesildi, günlük gıda ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale geldik. Zemin ve bodrum katı sığınak’a dahil etmiş hem Esad’ın askerlerinden hem de bombalardan korunmaya çalışıyorduk. Ancak bu çok mümkün değildi. Uçaklardan mahallemize fıçılar yapmaya başladı. Fıçılar yere düşünce patlıyor ve içlerinden demir çubuklar ve çiviler etrafa yayılıyordu. En az 50 metrelik alanda tahribat yaratıyordu. Bunu ne İsrail Gazze’de yaptı ne de başka bir devlet işgal ettiği bir ülkeye. Tüm bunlara rağmen evimde kalmaya ç.alıştım. Birikmiş biraz param vardı. Zorda olsa gıda bulmaya çalışıyordum. Ancak gençleri toplamaya ve zorla orduya almaya başladılar. Gitmek istemeyeni anında vuruyorlardı. Gidenleri ise hiçbir silah ve savaş bilgisi olmadığı halde silahlandırıp Ceyş El-Hür’ün karşısına koyuyorlardı. Kısaca çocuklarımız ölüme sürükleniyordu. Oğullarımı, kızlarımı ve eşimi alarak Türkiye’ye gelmeye mecbur kaldım. Belki aradığım huzuru burada da bulamadım. Ancak yavaş yavaş çevreme uyum sağlıyorum.
ORSAM: Halep’ten Türkiye sınırına gelene kadar neler görüp neler yaşadınız?
Mustafa Ziyad El Nasiri: Halep’in belli bir kesimi yıkılmış durumda. Diğer kısmı ise halka kapalı. Orada neler olup bittiğini kimse bilmiyor. Halep’in çevresindeki köy ve beldelerle birlikte oturum alanı yaklaşık 80-100 km. Telefonlar çalışmıyor. Birbirimizle irtibatımız kesilmiş durumda. Halep’ten çıkmada zorluk yaşadık ancak devamı kolaydı. İdlib ve çevresindeki köyler muhaliflerin elinde. O bölgede herhangi bir sıkıntıyla karşılaşmadım. Sadece tüm yol boyunca yıkılmış köyler, yollarda bekleyen insanlar ve göçe hazırlanan aileler vardı.
* Bu söyleşi, 15 Eylül 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.