Erşat Salihi: “Türkmenler 2003’ten sonraki süreç içerisinde haklarını alamamış ve mağdur kalmışlardır.”
Irak Türkmen Cephesi Başkanı ve Kerkük Milletvekili Erşat Salihi ile Irak siyasetini, Irak’ta 2003 sonrası dönemde Türkmenlerin durumunu ve Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun Ağustos ayı başında gerçekleştirdiği Kerkük’ü ziyaretini konuştuk.
ORSAM: Öncelikle bize Irak siyasetindeki son durumu anlatabilir misiniz? Hükümette son durum nedir? Siyasi kamplaşmalar nasıl şekilleniyor ve Irak Türkmen Cephesi bunun neresinde rol almaktadır?
ERŞAT SALİHİ: Malum bugün Irak’ın içerisinde farklı görüşler mevcuttur. Siyasi kitlelerin arasında, özellikle son zamanlarda Irakiye listesi ile Başbakan Nuri El-Maliki arasında sorunlar yaşanmaktadır. Siyasilerin açıklamaları büyük sorunlar yaratmıştır. Ayrıca Suriye’deki meseleler de Irak’ı etkilemiştir. Bölgesel Kürt Yönetimi ile Bağdat’ın arasında olan sorunlar daha da büyümeye başlamıştır. Öte yandan Irak Türkmen Cephesi olarak, hükümetle ilgili ciddi sorunlarımız bulunmaktadır. Başlangıçta Başbakanın bizzat şahsından şikayetimiz vardır. Nedenini soracak olursanız, Irak Türkmenlerinin yaşadığı sorunları bilen bir kişi olmasına rağmen, şu ana kadar Türkmenlerin sorunlarını görmezden gelmiş ve ciddiye almamıştır. Biz isteriz ki Türkmenler ile görüşülerek anayasal ve kanuni yollarla sorunlar hallolsun. Başbakan ile oturup, Türkmenlerin güvenliğiyle ilgili konuları görüştük. Ancak halen Türkmenler öldürülmekte ve zarar görmektedir. Bunlara rağmen hükümet sesini çıkarmamıştır. Mecburen bizler de hükümete meclis çatısı altında uyarılarımızı yaptık. Ancak bir sonuç alınamadı. Irak Türkmen Cephesi de Maliki’ye yönelik güvenoyu yoklamasında güvenoyunun çekilmesine yönelik tavır sergiledi. Bu uygulandı ya da uygulanmadı bu ayrı bir meseledir. İmkan dahilinde bu işlerin çözümü için de ulusal Şii koalisyonunun içerisinde ıslahatlar yapılması gerekmektedir. Siyasi sorunları tekrar gözden geçirmeleri gerekmektedir.
ORSAM: Peki bir erken seçim ya da bir hükümet değişikliği söz konusu olacak mı?
ERŞAT SALİHİ: Şu anda hükümet değişikliği biraz zor gibi gözükmektedir. Ancak şu anda hükümet çok zayıf durumdadır. Çünkü siyasi kitleleri temsil eden bakanlar ve onun yanında olan meclisteki partilerin tartışmaları hiçbir şekilde hükümet ile beraber işbirliği içerisinde olunmadığını göstermektedir. Başbakan, bakan kurulu dahilinde bir yeri ziyaret ediyor. Bakanlar Başbakan Maliki’ye karşı bir cephe alıyorlar ve toplantılara girmiyorlar. Kerkük’e ve Musul’a Kürt bakanları dahi gelmemiştir. Yani bu gösteriyor ki; fiilen bu hükümet zayıftır ve kendini idame ettirememektedir. Bu durum devam ettiği takdirde Irak çıkılmaz bir kaos içerisine girecektir. Bu bağlamda hükümet siyasetini gözden geçirmek mecburiyetindedir. İki yıldan beri ortak bir hükümet anlayışı olmadığından dolayı kararlar tek taraflı alınmaktadır ve bu da sağlıklı sonuçlar doğurmamaktadır. Hükümet ve siyasi kitleler dahilinde kararlar alınmak zorundadır. Aksi takdirde Irak hükümeti kendi içerisinde sorun yaşamasa dahi halk ile sorunlar yaşayacaktır. Güvensizlik ortamı olacak ve içeride daha çok terör eylemeleri baş gösterebilir.
ORSAM: Irak meseleleri çok konuşulmakta ancak Türkmenlerin sorunları ve taleplerine değinilmediğini görmekteyiz. Siz bu sıkıntılı ve karmaşık dönemde Irak Türkmen Cephesi olarak önemli adımlar attınız. Bunlardan bize kısaca bahsedebilir misiniz?
ERŞAT SALİHİ: Maalesef Irak Türkmen Cephesi siyasi olarak Bağdat’ta konuşulmamaktadır. 2003 yılı itibariyle hükümet, Irak Türkmen Cephesiyle siyaset bakımından uzak kalmıştır. Biz son dönemde politik değişikliğe giderek sürekli olarak Bağdat’ta siyasetin içerisinde yer almak için uğraşlar verdik. Türkmenler 2003’ten sonraki süreç içerisinde haklarını alamamış ve mağdur kalmışlardır. Bunu bazı siyasi adamlara anlattığımızda kanaatinin bizden yana olduğunu açıkça dile getirmektedirler. Burada Irak Türkmenleri kısacası hak ve hukuklarını kavuşamamıştır. Şiiler ise fazlasıyla haklarını almışlardır. Sünnilerde haklarına kavuşmuşlar ve bunun yanı sıra Kürtler de siyasi haklarını almışlardır. Ancak Türkmenler hiçbir şekilde haklarını alamamıştır. Biz bunları gözden geçirmek için meclise bir tasarı sunduk ve Irak Türkmenlerinin mazlumiyetini ve mahrumiyetini 21 Nisan 2012 günü Parlamento’da yapılan toplantıda dile getirdik. Bu konu hakkında bir komisyon oluşturuldu ve bu komisyon da beş ayrı komisyon belirledi. Bu komisyonlar da raporlar hazırlayarak üst komisyona sundu. Çalışmalar sonucu Türkmenlerin hak ve hukuku için tekrar 28 Temmuz 2012 günü Parlamento’da bir toplantı yapılmıştır. Orada oy çoğunluğu ve herkesin bizlere yardımı ile bir karar tasarısı kabul edilmiştir. Aslında komisyonların hazırladığı rapor Parlamento’da kabul edilmiştir. Özellikle de Kürtler ve Şiilerin bu tasarının kabulünde bizlere çok yardımları dokunmuştur. Bu raporla birlikte Türkmenlerin üçüncü unsur olarak tanınmaları kabul görmüştür. Türkmenlerin mahrumiyet ve mazlumiyeti kanunlar içerisinde giderilmesi istenilmektedir. Çünkü dengeler şu anda hassastır. Türkmenler herhangi bir grubun yanında ya da karşısında değildir. Biz Türkmenler olarak hak ve hukukumuzu istiyorsak Irak’ta Şii, Sünni, Kürt ve diğer halklar dahil Irak’ta yaşayan herkese ihtiyacımız var. Bunun için politikalarımızı akıllıca yürütüyoruz. Kimseyi karşımıza almadan politikamızı sergilemekteyiz.
ORSAM: Türkmenlerin mazlum olduğu yerlerden birisi de Kerkük. Irak’ta yaşayan Türkmenlerin harekat merkezi olan Kerkük’teki son durumu bizlere aktarır mısınız?
ERŞAT SALİHİ: Türkmenlerin Kerkük’e ilişkin önerilerini burada ifade etmek yerinde olacaktır. Biz Türkmenler olarak Kerkük’te seçimler yapılırsa 2003’teki nüfus kayıtları dikkate alınarak 2004’teki seçmen kütükleri üzerinden hareket edilmesini istiyoruz. Bu kayıtların üzerine ilave edilen nüfus, yani Kürtler, Kerkük’e 140. madde ile girmektedirler. Bir de Saddam döneminde Kerkük’e gelen Arapların çıkarılması ve bunun üzerinden yeni bir seçmen kütüğü oluşturularak seçimlerin yapılmasını istiyoruz. Kerkük’teki seçimlerin bütün Irak’ta yapılan seçimlerle aynı zamanda olmasını istiyoruz. Bu temel aldığımız konu. Yani Kerkük’e gelen veya yerleşen Kürtler, Kerkük’ten çıktılar mı çıkmadılar mı diye baktığımızda çıkmadıklarını görmekteyiz. Bu bağlamda, baktığımızda rahat ve güvenilir bir seçimden bahsedemeyiz. Çünkü geçen seferki hatalar tekrarlanacaktır. Bu da Irak’ta sağlıklı bir seçim ortamı sağlayamamaktadır. 23.maddenin uygulamalarının hala kaldığını ve devam ettiğini görmekteyiz. Sonuç olarak ya 23.madde uygulanacak ya da doğru bir şekilde seçim kütükleri hazır hale gelecektir. Bundan sonraki adımda biz seçime hazırız. Eğer ki olmaz ve taslakta kabul görmez ise bunların hiçbiri olamayacaktır. Bizim önerimiz Kerkük için yeni bir yasa çıkarılmasıdır. Dört yıllık kota ile Kerkük’teki yönetimini üç milletin (Türkmen, Kürt ve Arap) arasında paylaşılmasını istemekteyiz. Kerkük’te bu dört yılın içinde kütükler gözden geçirildiği takdirde doğru bir seçim anlayışı olacaktır. Seçim olduktan sonra her sayıma hazırız, ayrıca referanduma da hazır olduğumuzu bildireceğiz. Ancak seçimlerin bu şekilde taraflı olarak devam etmesi halinde bizler seçimi kabul etmeyeceğiz. Ülke tek elden idare edildiğinde doğal olarak bizlerin de bu durumdan kaynaklanan bir takım kuşkuları olacaktır. Huzur ve refah içerisinde bir ortamda hareket edilmesi için Kerkük’teki güvenlik sorunu en kısa zamanda çözüm bulmalıdır. Kürtler, Kerkük’te yaptığı hataları en kısa zamanda fark etmeli ve geri adım atmalıdırlar.
ORSAM: Kerkük’te şu sıra sıkıntılar neler ve ne gibi sorunlar yaşanmaktadır?
ERŞAT SALİHİ: Kerkük’te özellikle Türkmenlere yönelik kaçırma, suikast, bombalama gibi şiddet eylemleri devam etmektedir. Birçok Türkmen vatandaşımız katledilmiştir. Büyük siyasi kitlelerin aralarında olan problemler, bizim bölgemizde çözmeye çalışılmakta ve bir kaos ortamı yaratılmaya çalışılmaktadır. Özellikle son günlerde peşmerge ile hükümetin arasında olan çatışmalar bizlerin sahasında çözüm bulacaktır. Her iki taraf birbirini tehdit etmektedir ve sonuç olarak bu tehditlerin çözüm sahası olarak Türkmen bölgeleri gösterilmektedir. Kerkük ve Türkmen bölgelerinde büyük bir anlaşmazlık söz konusu olmaktadır. Sonuçta, burada zararlı çıkan Türkmenler olacaktır. Türkmenler silahsız olup, güvenlik açısından problemler yaşamaktadır. Kerkük’te bu gibi olaylar cereyan etmektedir. Bu gibi sorunlar adına bizlerin acilen çözüm yolu üretmesi gerekmektedir.
ORSAM: Kerkük son dönemde önemli bir misafir ağırladı. Türk Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu Ağustos ayı başında Kerkük’ü ziyaret etti. Bu ziyaretin kısaca değerlendirmesini yapar mısınız?
ERŞAT SALİHİ: Bu ziyaret açıkçası çok gecikmeli bir ziyaret olmuştur. Ama yine de bizim açımızdan çok olumlu yönde geçmiştir. Biz bu ziyaretin olmasını Irak hükümetinden pek çok kez istedik. Sayın Bakan’ın Irak hükümetine bizlerin mahrumiyetini dile getirmesini bekliyoruz. Mutlaka bizler başkalarından destek istemek zorundayız. Burada bizim Türklerle geçmişten süregelen kültürel, din ve dil olarak bağımız var. Bu bağlar sadece bunlarla sınırlı değil. Sadece Türkiye ile değil, bütün Türkî Cumhuriyetler ile bir bağımız vardır. Bu milletlerin mutlaka yanımızda olmaları gerekmektedir. Zamanında Saddam döneminde Şiiler, İran’dan ve Amerika’dan ciddi destek aldılar. Bizler de Türkiye’den destek aldığımız zaman gerçek haklarımıza sahip olacağız. Bizler Türkiye ile Irak arasında bir köprü görevi görmekteyiz. Irak hükümeti artık Türkmenlerin de sorunları dinlemeli ve önem vermelidir. Biz Türkmenler olarak bu ziyaretlerin devamını beklemekteyiz. Arkasının kesilmemesini dileriz. Sayın Davutoğlu, Irak hükümeti tarafından ağır sözlere maruz kalmıştır. O başka bir konudur. Çünkü ziyaretlerini resmi bir şekilde yapmıştır. Önce Irak’ın kuzeyindeki vilayetlerde görüşme yapmıştır. Burası Bölgesel Kürt Yönetimi’nin kontrolündedir. Ancak Sayın Bakan’ın ziyaret ettiği Bölgesel Kürt Yönetimi de Irak’ın bir parçasıdır. Bu yüzden Erbil’den Kerkük’e gelmesi de çok normaldir. Irak hükümetinin bu kadar tepki göstermesi doğal değildir. Bizler de bu gibi ziyaretleri desteklemekte kararlıyız.
ORSAM: Son olarak Hem Türkmenlere hem de Türk halkına mesajınız nelerdir?
ERŞAT SALİHİ: Türkmen siyasetinde çalışan kişiler bizlere güvensinler. Bizler herkesle oturup konuşuruz. Şiilerle, Sünnilerle, Kürtlerle sorunlarımızı tartışabilir. Nuri El-Maliki, Mesut Barzani ya da İyad Allavi fark etmez. Burada önemli olan Türkmenlerin fayda görmesidir. Bizler etnik ayrımcılık yapmaksızın herkesi kabul etmekteyiz. Siyaset bakımından, herkesle oturup konuşmalı ve tartışmalıyız. Ancak bizler bu şekilde gelişen millet olabiliriz. Türk halkı, Türkmenler hakkında bilgi edinsin ve Türkmenleri kendi kaderine bırakmasın, bizlere sahip çıksınlar istiyorum. Şu anda Türkmen halkı ekonomik olarak zayıf bir durumdadır. Hükümet yalnız kendi adamlarına değer vermektedir. Kürtlerin ayrı bir bütçeleri vardır. Ancak Türkmenler bu bütçeden mahrum kalmışlardır. Türkiye’nin içerisinde olan Türk iş adamları ve vakıflarının bizlere destek olmalarını beklemekteyiz.
ORSAM: Bizimle görüşlerinizi paylaştığınız için teşekkür ediyoruz ve çalışmalarınızda başarılar diliyoruz.
* Bu söyleşi, 13 Ağustos 2012 tarihinde ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman tarafından Ankara’da yapılmıştır.