Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Hatay’ın Reyhanlı ilçesine gelen Mustafa Asasiye ile söyleşi

ORSAM: Kendinizi tanıtır mısınız?
 
Mustafa Asasiye: Suriye uyrukluyum. İdlib’e bağlı Tedrib Köyü’nde yaşıyorum. 3 çocuğum var. Tedrib’te dikiş atölyemiz var. Kadın erkek terziliğinin yanı sıra ev için gerekli olacak her şeyi dikiyoruz karı-koca.
 
ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye geliş nedenlerinizi anlatır mısınız?
 
Mustafa Asasiye: İç savaştan önce mutlu ve huzurlu bir aileydik. Köyün gençleri silahlanmaya başladı. Ben de zaman zaman onlara katılıyordum. Savaşır, eylemlere katılır, tüm köylü nöbetleşe mücadele ederdik. Boş zamanlarda ise herkes kendi geçimini sağlayacağı işine dönerdi. Köyümüz Nizam Ordusu’yla (Esad askerleriyle) kuşatıldı. Önce havadan bombardıman sonra rastgele top atışları başladı. Cey’ş El-Hür’de sadece savunma silahları var. Bu nedenle herkes evine çekildi ve bombardımanın bitmesini bekledi. Acımasızca devam eden kuşatma ve bombardıman üç gün devam etti. Sonunda Nizam Ordusu bizi kaderimize terk ederek köyden uzaklaşmaya başladı. Bize en yakında Dana İlçesi ve İdlib Vilayeti var. Oradaki tanıdıklarımız yardıma geldi. Köyün her evinde mutlaka hasar vardı. Yaralı ve şehit sayısı çok fazla idi. Ben de iki kardeşimi ve birçok yakınımı kaybettim. Ne iş yerim ne de evim vardı artık. Hepsi taş toprak altındaydı. Geçimimi temin edecek bir malım olmadığı gibi artık mesleğimi yapacağım, sipariş alıp dikiş dikeceğim insanlarda kalmamıştı. Köyümüzde ve çevre köylerde göç başlayınca işsizlik ortaya çıktı. Bu olaylardan sonra ben hastalandım. Dilim tutuldu, sizinde gördüğünüz gibi çok zor konuşuyorum. Eşim Aliye iradeli bir kadın. Ben bu haldeyken o beni ve çocuklarımızı doğu hududuna kadar getirdi. Orada ağaçlar altında günlerce bekledik. Yarı aç, yarı tok yaşadık. 5 kişilik bir aileyiz. Bir battaniyemiz, bir naylon hasırımız ve üzerimizdeki hırkadan başka bir şeyimiz yoktu. Türkiye sınırına yakın bir yerde öylece kaldık. Sonra kendi bölgemden olan insanlarda insafsızlığa başladı. Bizi hududa para karşılığında getirdiler. Birikimlerimizin bir kısmı hududa gelmek için gitti. Türkiye’ye girince Reyhanlı’ya gittik. Bir ev kiraladık. Ancak sadece 20 gün dayanabildik. Paramız bitince çadırkente müracaat ettik. Ve artık buradayız.
 
* Bu söyleşi, 15 Ekim 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Gaziantep’in Islahiye ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar