Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye Demokratik Türkmen Hareketi Genel Başkan Yardımcısı Tarık Silo Cevizci ile Söyleşi

“Yeni Suriye’de Türkmenlerin Söz Sahibi Olmasını Sağlamak İçin Çalışıyoruz”
 
Suriye’de halk ayaklanması uzun yıllardır üstü kapatılan toplumsal ve siyasal taleplerin su yüzüne çıkmasına imkan sağladı. Bu süreçte öne çıkan toplumsal gruplardan biri de Suriye Türkmenleridir. Baas yönetimi altında hiçbir şekilde örgütlenme imkanı tanınmayan ve baskı politikalarına maruz kalan Suriyeli Türkmenler yeni dönemde uzun yılların açığını kısa sürede kapatma çabası içindedir. Bu çerçevede kurulmaya başlayan siyasal hareketlerin başında Suriye Demokratik Türkmen Hareketi gelmektedir. Hareketin Genel Başkan Yardımcısı Tarık Silo Cevizci ile Suriye Türkmenlerinin durumu, Hareketin Suriye içi ve dışındaki siyasi faaliyetleri ve Suriye Türkmenlerinin beklentileri konusunda bir söyleşi gerçekleştirdik.
 
ORSAM: Öncelikle kendini tanıtır mısınız?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: İsmim Tarık Silo Cevizci. 1984 yılında doğdum.  Halep’e bağlı Çobanbey Köyü’ndenim. 2004’ten bu yana Türkiye’de yaşıyorum. Endüstri mühendisliği mezunuyum. İstanbul Teknik Üniversitesi’nde Mühendislik Yönetimi Bölümü’nde yüksek lisans yapıyorum. Aynı zamanda Suriye Türkmen Demokratik Hareketi’nin yönetim kurulundayım ve Genel Başkan Yardımcılığını görevini yürütüyorum.
 
ORSAM: Suriye’deki Türkmen siyasal hareketlerini genel olarak ve Demokratik Hareket hakkında bilgi verebilir misiniz?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: Suriye’de olaylar ilk başladığında, Suriye Türkmenlerinde eksik olan kısmının örgütlenme olduğunu anladık. Buradaki arkadaşlarımızla bir araya gelip eksiklerin giderilmesi için neler yapabileceğimizi konuştuk. Eğer siyasal anlamda bir örgütlenme sağlanamazsa Suriye’de yaşanabilecek bir krizin Suriye Türkmenlerini çok etkileyeceğini gördük. Türkiye’de siyasi alanda yapılan çalışmaları başlatan insanlardan birisiyim. Kurulan ilk dernek olan Suriye Türkleri Derneği’nin başkanlığını yürüttüm. Sonrasında Suriye’deki Türkmenleri siyasallaştırma kararı aldık ve o zamandan itibaren tüm yapılanmalar içerisinde yer aldım. 21 Mart’ta İstanbul’da kurulan Suriye Türkmen Demokratik Hareketi’nin yönetim kuruluna katıldım. Aynı zamanda teşkilatlanmadan sorumlu başkan yardımcılığı görevini üstlendim. Geçen hafta yapılan kurultayda yeni başkanımızı belirledik. Benim görevim ise dış ilişkilerden ve politik birimlerden sorumlu başkan yardımcılığı oldu. Biz bu süre zarfında Suriye’deki Türkmenlerin muhalefet nezdindeki muhatapları olarak görev üstlenmiştik. Suriye Ulusal Konseyi içerisinde şu anda 16 Türkmen temsilcimiz bulunmaktadır. Yeni kurulan Suriye Ulusal Koalisyonu içinde ise 3 Türkmen temsilcimiz vardır. Koalisyon içinde bizimle birlikte çalışan Suriye Türkmen Kitlesi ve Halit Hoca gibi bizden bağımsız siyasal oluşumlar da vardır.
 
ORSAM: Şu an Suriye’de 1,5 milyon Türkçe konuşan insandan bahsediliyor ama sayıdan ziyade Türkmenler son derece stratejik bölgelerde yaşadıkları için büyük önem arz ediyorlar. Örneğin Bayır-Bucak Türkmenleri Nusayrilerin yoğun olarak yaşadığı Lazkiye vilayetinde, Halep Türkmenleri de Türkiye-Suriye sınır hattı boyunca yerleşikler. Bu çerçevede Suriye Türkmenlerini önümüzdeki dönemde bekleyen en büyük riskler nedir?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: Suriye Türkmenleri kendi bölgelerini nispeten korumuş durumdalar. Fakat Nusayrilerle iç içe oldukları bölgelerde biraz sıkıntı yaşanmaktadır. Bölgeye has sorunlarımız var. Bir yerde yeniden yapılanma sürecine dahil olmaya çalışılırken bir yerde hayat mücadelesi var, başka bir yerde ise toprağın elden gitmesi söz konusu. Mesela Lazkiye bölgesindeki Bayır-Bucak Türklerinin önceliği, bölgelerini tekrar alabilmektir. Köylerine tekrar dönmeleri önceliktir. Ancak Halep, kısmen kurtarılmış bölge sayılmaktadır. Oradaki Türkmenlerin sıkıntısı emniyet ve belediyeler gibi yeniden yapılanan kurumların içinde temsil edilememeleridir. Halep’teki öncelik temsil hakkının kazanılmasıdır. Humus bölgesinde ise hayatta kalma çabası söz konusudur. Oradaki köyler abluka altına alınmış, insani yardım gidememekte ve insanlar yaşam savaşı vermektedir. Bu farklılık Golan ve Şam’daki Türkmenler için de geçerlidir. Oradaki insanlar ise ne zaman başlarına bomba düşeceğini bekliyorlar. Yani Halep-Rakka bölgesindeki sorun ile Şam-Hama-Humus bölgesindeki sorunlar birbirinden çok farklıdır.
 
ORSAM: Demokratik Hareket olarak Suriye’de Türkmen meselesine nasıl bir çözüm önerisi sunuyorsunuz? Bunun yanı sıra Hareket olarak hem uluslararası alan hem de Suriye içerisindeki faaliyetleriniz hakkında bilgi verebilir misiniz?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: Demokratik Türkmen Hareketi olarak önümüzdeki süreçte çalışmalarımızı sahaya kaydırıp sonuç odaklı çalışacağız. Halep’te daha çok sivil örgütlenmeye ağırlık vereceğiz. Suriye’deki kurumlarda Türkmenlerin temsiliyeti bizim için çok önemlidir. Sahada verilen mücadelenin ve meydanlarda şehit olan insanların haklarını vermek için hak ve hukuk elde etmeliyiz. Lazkiye’de ise göçü durdurmayı amaçlıyoruz. Ayrıca Türkiye’ye sığınan insanların geri dönmesini sağlamak istiyoruz. Humus’a ise yapabileceğimiz tek yardım para göndermektir. Elimizden başka bir şey gelmiyor. Suriye Demokratik Türkmen Hareketi’nin yeni stratejisini özetlemek gerekirse muhalefetteki mücadelemize devam etmek, yeni kurulacak hükümette bakanlık elde etmek, sivil örgütlenmelere ağırlık vermek, Halep ve kurtarılmış bölgelerde yerel yönetimlere girmek ve bu sayede yeni Suriye’de Türkmenlerin söz sahibi olmasını sağlamaktır.
 
ORSAM: Yeni Suriye’de Türkmenler açısından nasıl bir çözüm öngörüyorsunuz?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: Suriye Türkmenleri farklı şehirlerde yaşıyorlar ve coğrafi bütünlükleri yok. Bu nedenle yaşanacak herhangi bir bölünme Suriye Türkmenlerine büyük zarar verecektir. Dolayısıyla ilk hedefimiz Suriye’nin birlik ve bütünlüğünü korumaktır. Ayrıca Suriye’de vatandaşlık esasına dayalı yeni bir sistem kurulmasını istiyoruz. Hiçbir tarafa, hiçbir mezhebe, hiçbir etnik gruba dayanmayan, tamamen vatandaşlık esasına dayalı bir yeni bir devlet. Ayrıca uluslararası kamuoyunun denetiminde bir seçimin yapılması, dünya şartlarına uygun bir anayasanın yazılması ve Suriye topluluğunu oluşturan gruplara hem kültürel, hem siyasal hem de vatandaşlık haklarının verilmesini istiyoruz. Azınlık demiyorum çünkü biz azınlık değiliz.
 
ORSAM: Yakın zaman önce İstanbul’da Suriye Türkmenleri Platformu gerçekleşti. Toplantı Dışişleri Bakanlığı evsahipliğinde gerçekleşti. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’da katılarak bir konuşa gerçekleştirdi ve Türkiye’nin Suriye Türkmenlerine destek vereceğinin taahhüdünde bulundu. Suriye Türkmenleri olarak Türkiye’nin sizlere yaklaşımını nasıl değerlendiriyorsunuz ve Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?
 
Tarık Silo CEVİZCİ: Biz Türkiye’ye gelmeden öncede arkamızda olduğunu hissediyorduk. Bu güven hep vardı. Araplar ve Kürtler Türkmenlere her zaman; “Sizin arkanızda bir devletiniz var. Siz bize göre çok daha iyi durumdasınız” derler. Ancak biz onların söylediği kadar Türkiye’den destek almış değiliz. Fakat yapılan destek ve önem azımsanamayacak kadar büyüktür. Türkiye bugünkü şartlarda bile Suriye Türkmenlerinin yanındadır. Hem siyasal hem de insanı anlamda yardımda bulunmaktadır. Tabi ki daha çok destek ve yardım beklemekteyiz. Hem hükümetten hem de kamuoyundan günbegün artan bir destek olduğunun da farkındayız. Ancak bu yeterli değildir. Daha çok mesai harcanmalı, daha çok yardım yapılmalıdır. Suriye Türkmenleri uluslararası kamuoyunda halen bir yer edinememiştir. Türkiye bizim sesimizi uluslararası kamuoyunda duyurmalıdır.
 
ORSAM: Çok teşekkür ediyoruz.
 
* Bu söyleşi ORSAM Ortadoğu Uzmanları Oytun Orhan ve Bilgay Duman tarafından 24 Aralık 2012 tarihinde Ankara’da gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar