Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye Ulusal Konseyi Meclisi ve Suriye Demokratik Türkmen Hareketi Üyesi Yusuf Mahli ile Söyleşi

Suriye Ulusal Konseyi Suriye muhalefetinin yakın zamana kadar herkes tarafından tanınan ve çoğu ülke tarafından Suriye halkının meşru temsilcisi olarak kabul edilen çatı örgütü konumundaydı. Yakın zaman önce Katar’da Suriye Ulusal Koalisyonu’nun kurulması ile Konsey’in dağılıp dağılmayacağı gündeme geldi. Ancak Konsey beklentinin aksine Koalisyon içinde aktif, örgütlü ve bir bütün olarak yer almaya devam etti. Koalisyon Meclisi’nde ilk başta elde ettiği 22 kişilik temsil ile en büyük grubu oluşturdu. Dolayısıyla Konsey Suriye muhalefeti içinde etkin konumunu sürdürecek gibidir. İşte bu ortamda Konsey üyesi olan ve Konsey’in İstanbul’daki ofisinde görev yapan Yusuf Mahli ile örgütün mevcut durumunu hedeflerini konuşma imkanı elde ettik. Aynı zamanda Suriye Türkmeni olan ve Suriye Demokratik Türkmen Hareketi üyesi Mahli ile Türkmenleri de ele aldık.
 
“Suriye Ulusal Koalisyonu’nun Kurulması Konsey’i Bütünleştirmiştir.”
 
ORSAM: Öncelikle kısaca kendinizi tanıtır mısınız?
 
Yusuf MAHLİ: Ben Yusuf Mahli. Aslen Halepliyim. Uzun zamandır İstanbul’da yaşıyorum. İstanbul Üniversitesi’nde yüksek lisans yapıyorum. Yaklaşık 1 yıldır İstanbul merkezli Suriye Ulusal Konseyi Ofisinde Genel Sekreter Koordinasyonunu yürütüyorum. Aynı zamanda Konsey Meclisi’nin üyesiyim.
 
ORSAM: Ulusal Konsey olarak uzun zamandır faaliyet gösteriyorsunuz. Şimdi Katar’da Suriye Ulusal Koalisyonu adıyla yeni bir oluşuma gidildi. Suriye Ulusal Konseyi yeni oluşum içinde grup olarak yer aldı. Koalisyonun kurulması Konsey için ne anlam ifade ediyor? Konsey koalisyonun içinde blok olarak kalmaya devam edecek mi?
 
Yusuf MAHLİ: Suriye Ulusal Konseyi’nin ömrü yaklaşık 1 sene 2 ay. Konsey Suriye devrimine ciddi anlamda katkı sağlamıştır. Uluslararası arenada Suriye siyasetini yürütmüştür. Konsey her zaman Suriye halkının temsilcisi olduğunu vurgulamıştır ve Suriye halkının meşru temsilcisi de Konsey’dir. Ancak Konsey kendi içinde uyumlu çalışamamıştır. Eksiklikleri, sorunları vardır. Ancak bunun nedeni uluslararası kamuoyu tarafından verilen sözlerin yerine getirilmemiş olmasıdır. Uluslararası kamuoyu sadece sözle yetinmiş, icraata geçmemiştir. Konsey’e fiili destek gelmemiştir.
 
Bölünmüşlükle ve farklı grupları temsil etmemekle suçlanan Konsey yeni yapılanma ve genişlemeye gitmiştir. Şu an mevcut üye sayısını 250’den 400’e çıkarmıştır. Farklı gruplardan; devrimci hareketleri, koordinasyon komiteleri, yeni siyasi parti ve oluşumlar dahil edildi. Uluslararası kamuoyunun gerekçesi her zaman “Suriye Ulusal Konseyi Suriye halkının tamamını temsil etmiyor” idi. Bu argümanı ortadan kaldırmak için yeni bir oluşuma gidildi. Konsey bu yeni oluşumu reddetmedi ve onunla işbirliğine gitti. Yeni oluşum önce plan olarak sunuldu. Suriyeli muhalif Riyad Seyif tarafından öne sürüldüğü için onun adıyla Riyad Seyif Planı olarak kabul edildi. Seyif başta başkan olarak düşünülüyordu. Daha sonra kendisi özür dileyerek sağlık nedenlerinden dolayı bu görevi yürütemeyeceğini ifade etti. Bunun üzerine yeni Koalisyon Başkanı’nın seçimle belirlenmesine karar verildi. Seçimler neticesinde Muaz el Hatip Başkan olarak seçildi. Oluşan Koalisyon içerisinde Suriye Ulusal Konseyi %40 oran ile temsil edilecekti. Konsey bunu kabul etmedi ve daha fazla kota istedi. Çünkü Konsey Suriye siyasetinde ciddi anlamda deneyim kazanmıştır. Uluslararası ilişkilerde bu deneyimlerden faydalanmayı ve bunu Koalisyon bünyesine taşımayı düşünüyor. Şu an Konsey ve Koalisyon arasındaki ilişki netlik kazanmış durumda değil. Kahire’de yapılan son toplantılarda kotanın arttırılması konuşuldu. Konsey kendi bünyesini korumaktadır ve bu şekilde de devam edecektir.
 
ORSAM: Suriye Ulusal Konseyi’nin kendisi zaten bir ittifak. Esasında sıkı sıkıya bağlı bir ittifak da değildi. Zaman zaman kopmalar, ayrılmalar yaşanıyordu. Zaten kırılgan bir yapıya sahipken daha geniş çaplı bir muhalif çatı altına girildiğinde Konsey’in bütünlüğünü koruma ihtimali var mıdır?
 
Yusuf MAHLİ: Aslında Koalisyon’un oluşması, Suriye Ulusal Konseyi’nin kendi içindeki sorunları ortadan kaldırıp kenetlenmesini sağlamıştır. Konsey, Koalisyon içindeki yapısını güçlü bir şekilde koruduğu ve birlik içinde hareket ettiği takdirde, Koalisyonu yönetme kabiliyetini kazanabilir. Konsey içerisinde düşünülen budur. Ben bunun başarılacağına inanıyorum. Ulusal Konsey ile Koalisyon arasındaki ilişki henüz netlik kazanmış durumda değil. Hala tartışmalar devam ediyor. İlk aşamada 63 kişilik Koalisyon Meclisi içinde Konsey 22 sandalyeye sahipti. 63 sayısı 70’e yükseldi ve artmaya devam edecektir. Konsey’in Koalisyon içinde sandalye sayısının en az %50 olması yönünde bir talebi vardır. Bu konudaki pazarlıklara devam ediliyor.
 
ORSAM: Siz koalisyonun oluşum sürecinde Katar’daydınız, dolayısıyla her iki yapıyı da yakından tanıyorsunuz. Suriye Ulusal Konseyi’nde olmayıp da Koalisyon bünyesinde var olan nedir? Ayrıca Koalisyon’un oluşum süreci hakkında biraz bilgi verebilir misiniz?
 
Yusuf MAHLİ:  Edindiğim bilgilere göre Koalisyon planı Konsey’in katar toplantısından iki hafta önce ortaya atıldı. Dünya medyasında geniş çapta yer buldu ama o ona rağmen Konsey’in kendi toplantıları devam etti ve genişlemeye gitti. Yeni genişletilmiş Konsey, Suriye’nin tüm mozaiğini içeriyordu ancak Konsey’e yöneltilen dağınıklık, bölünmüşlük gibi eleştiriler nedeniyle uluslararası kamuoyu yine tatmin olmamıştı. Bu nedenle Suriye muhalefeti içinde yer alan ancak Konsey’ye katılmayı reddeden bazı figürler ve siyasi grupları yeni bir çatı altında toparlama planı ortaya atıldı. Zaten toplantıdan önce “Riyad Seyif Planı” olarak medyaya yansıdı. Koalisyon’a dahil olan yeni isimler arasında rejimden ayrılmış etkili kişiler var. Eski Bakan, eski Bakan yardımcıları, mahalli meclis üyeleri, yazarlar birliği temsilcisi iş adamları forumu, bağımsız ve muhalif kişiler dahil edilmiş durumdadır.
 
ORSAM: Azınlıkların temsili noktasında durum nedir?
 
Yusuf MAHLİ: Koalisyon’a azınlık olarak gruplar dahil edilmiyor. Ama Suriye’de yaşayan grupların temsili olarak bulunması arzulanıyor. Türkmenler, Kürtler, Asuriler, Aleviler, siyasi gruplar ve ulusal figürler olarak dahil olmuştur. Bunun yanı sıra Dürzilerin temsilcisi mahalli meclis üyesi olarak dahil edilmiştir. Hıristiyanlar, Suriye Ulusal Konseyi’nden dahil edilmiştir. Yani Koalisyon etnik yapı üzerine kurulmamıştır.
 
ORSAM: Siz aynı zamanda Suriye Türkmenisiniz. Türkmenler konusunda da önemli gelişmeler yaşanıyor. Yakın zaman önce İstanbul’da Suriye Türkmen Platformu düzenlendi ve Meclis Başkanı Cemil Çiçek ile Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu da Platforma katılarak konuşma gerçekleştirdiler. Bu çerçevede Suriye Türkmen siyasetinin mevcut durumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
 
Yusuf MAHLİ: Devrim başladığından beri Türkmenler tamamen örgütsüz bir yapı içerisinde ve zayıf bir konumdaydı. İstanbul’da düzenlenen Suriye muhalefeti toplantılarının birçoğuna ben katılmıştım. Maalesef 100 yılın dramını izliyorduk. Türkmen siyaseti, Türkmen kimliği Suriye içerisinde yok olmuş gibiydi. Türkmenler devrim başladıktan sonra özellikle Humus’ta devrime ciddi şekilde destek vermişlerdi. Sonrasında Lazkiye, Halep ve Şam’a sıçradı. En sıcak bölgeler de Türkmen bölgeleriydi. Burada oluşan siyasi grupların içerisinde Türkmenleri temsilen herhangi bir grup yoktu. Son zamanlarda Türkmen siyaseti adına iyi kazanımlar elde edildiğine inanıyorum. Türkmenlerin Suriye Ulusal Konseyi’nde ve Suriye Ulusal Koalisyonu’nda temsil edilmesi, Suriye siyasetinde etkili olacaklarının göstergesidir. Düzenlenen Suriye Türkmen Platformu’nun düzenlenmesi, bu platforma Dışişleri Bakanı’nın ve Meclis Başkanı’nın katılması, Cumhurbaşkanı’nın mesaj göndermesi, Türkiye’nin Türkmenlerin yanında olduğunu göstermiştir. Bu Türkmenler için önemli bir adımdır. Hem Türk hem de dünya medyasında Türkmenlerin var olduğunu göstermiştir.
 
ORSAM: Esad sonrası için neler öngörüyorsunuz, sizce Suriye’de değişim nasıl gerçekleşecek?
 
Yusuf MAHLİ: Suriye’de savaş hala devam etmektedir. Özgür Suriye Ordusu’nun ciddi kazanımları vardır. Halep’te birçok askeri birlik Özgür Suriye Ordusu’nun eline geçmiştir. Hama’da, Şam’da büyük kazanımlar elde edilmektedir. Suriye’de değişim Esad’ın bırakma sürecine bağlıdır eğer savaş son ana kadar devam ederse geçiş süreci çok sıkıntılı olacaktır çünkü intikam duygusu büyük çapta büyüyecektir kontrolü zor olacaktır bundan dolayı Özgür Suriye Ordusu’na mensup askeri birlikleri tek çatı altında toplanması gerekiyor. Ayrıca durumu kontrol altına alması için güçlü ve uluslararası meşruiyete sahip bir merkezi hükümetin kurulması gerekiyor.
 
ORSAM: Sizce siyasi uzlaşı ihtimali var mı?
 
Yusuf MAHLİ: Rejim, uluslararası kamuoyuna “Biz diyaloga hazırız” diyor. Ancak böyle bir diyaloga kendisi bile inanmıyor. Burada amaç muhalefeti zor durumda bırakmaktır. Halbuki ilk başta uzlaşıyı isteyen muhalefetti. Ama rejim askeri yolu seçip, muhalefeti yok etmeye çalıştı. Siyasi uzlaşı Esad gittikten sonra gerçekleşebilir. Yetkilerini yardımcısına bırakarak siyasi diyaloga geçilebilir.
 
ORSAM: Son olarak, Türkiye’nin Suriye politikası hakkında neler düşünüyorsunuz?
 
Yusuf MAHLİ: Türkiye, en baştan beri Suriye halkının yanında olduğunu ifade etmiştir. Bu sadece sözde kalmamış, eyleme de geçmiştir. Buradaki yetkililer “Bizde Suriyeli mülteci yok, Suriyeli misafirler var” diyorlar. Suriye halkında Türkiye sempatisi doğmuştur. Birçok ülke Suriye devrimine karşı tavır almıştır. Türkiye her zaman halkın meşru taleplerine destek vermiştir. Bu medyada da halk arasında da bilinmektedir. Türkiye Suriye Ulusal Konseyi’ne destek verdiği gibi yeni oluşan Suriye Koalisyonu’na da destek vermiştir. Türkiye Ulusal Konsey’in varlığının devam etmesinden yana iken aynı zamanda da Koalisyon’a destek vermektedir. Konsey’in ciddi anlamda muhalefet nezdinde ve uluslararası siyasette deneyimi vardır. Türkiye, Konsey’in bu deneyimlerini kaybetmeden Koalisyon içinde yer almasından yanadır. Aynı zamanda da Koalisyon’u Suriye muhalefetinin meşru temsilcisi olarak tanımaktadır.
 
ORSAM: Çok teşekkür ederiz.
 
* Bu söyleşi ORSAM Ortadoğu Uzmanı Oytun Orhan tarafından 18 Aralık 2012 tarihinde İstanbul’da gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar