Suriye’nin geleceği açısından en büyük sorunlardan biri Esad rejiminin akıbeti kadar rejimin yıkılması durumunda ülkede kargaşa, kaos yaşanıp yaşanmayacağıdır. Bu endişe hem Suriye içindeki bazı kesimlerin hem de uluslararası kamuoyunun belli bir kısmının Suriye konusunda ikircikli tavrının en başta gelen nedenini oluşturmaktadır. Ancak bazı Suriyeli sivil toplum kuruluşları Esad sonrasında düzenin korunmasını sağlayacak ve devletin işlevini yerine getirecek alternatif yapılar oluşturma çabası içindedir. Bu örgütlere 2012 yılı sonunda “Sivil İdare Konseyleri” eklenmiştir. Kurumun Koordinatörlüğünü yürüten Ömer Şavaf aynı zamanda Suriye muhalefeti içinde uzun süre faaliyet göstermiş önde gelen isimlerden biridir. Şavaf ile İstanbul’daki ofislerinde kurumun faaliyetleri, hedefleri ve genel olarak Suriye’deki durum konusunda söyleşi gerçekleştirdik.
“Esad Sonrasında Kaosu Engellemek İçin Çalışıyoruz”
ORSAM: Kuruluşunu yakın zaman önce duyurduğunuz “Sivil İdare Konseyleri” hakkında bilgi verebilir misiniz?
Ömer ŞAVAF: Esasında Sivil İdare Konseyleri’nin basın toplantısı ile kamuoyuna ilanı yeni ancak Konseylerin yaklaşık 8 aylık bir geçmişi bulunmaktadır. Suriye içinde ilk teşkilatlanma 8 ay öncesine dayanmaktadır. Sivil toplum hareketimizin kuruluş amaçlarını şöyle sıralayabiliriz. Öncelikle Suriye’de Esad sonrasında kaosu önlemek çabasındayız. Eğer örgütlenme ve düzen olursa kaos olmayacaktır. İkinci olarak farklı gruplardan insanlar arasında siyasetten uzak bir arada çalışma duygusu yaratmaya çalışıyoruz. Böylece birlikte yaşama duygusunu oluşturuyoruz. Bunun yanı sıra bizim örgütümüzde çalışan insanlar arasında etnik, dini, mezhebi kökenlere bakılmamaktadır. Bu şekilde ülkede mezhepsel çatışmanın da önlenmesine çalışıyoruz. Son olarak yönetim yıkıldığı zaman oluşacak otorite boşluğunu doldurarak olası bir kargaşa ve kaos ortamını engellemeye çalışıyoruz. Bizim örgütümüz tamamen sivil toplum örgütüdür. Siyasetten tamamen uzağız. Muhalefetimizi toplumsal zeminde yürütüyoruz. Tabi ki siyasetle ilişkimiz var ancak siyasetin güdümünde değiliz.
ORSAM: Teşkilatlanmanız hakkında bilgi verebilir misiniz?
Suriye’de ilk olarak mahallelerde, köylerde mahalli idare konseyleri oluştu. Bundan sonra buralarda mahalle ve köy yönetimleri oluşturuldu. Buralardan temsilciler çıktı ve her birinden bir temsilci ile İl Meclisi oluşturuldu. Bu örgütlenme o süreç içerisinde farklı isimler aldı. Kimi yerlerde komite, kimi yerlerde yerel konsey, kimi yerlerde ise sivil konsey adıyla oluşmuştu. Şu an için çok ciddi çalışmaları bulunmaktadır. Bu yapılar bazı bölgelerde inisiyatifi tamamen ellerine almış vaziyettedir. Örneğin Halep’in kırsal kesiminin tamamı, şehir içinin ciddi bir bölümü, İdlib’in kırsal kesiminin tamamı, şehir içinin önemli bir bölümü, Haseke’nin tamamı, Hama’nın kırsal kesiminin tamamı, Lazkiye’nin kırsal kesiminin bir bölümü, Şam’ın kırsal kesiminin bir bölümü ve iç mahallelerinin bir kısmı, Dera kırsal kesimi, Deyr ez Zor kırsal kesiminin tamamı, Tartus’ta Banyas kenti ve bazı kırsal kesimlerde kontrol bu yapılardadır. Şu an Suriye çapında 120 konseyden bahsedilmektedir. Bunun Suriye’nin tamamına yayılması için 1250 konseye ulaşmamız gerekli. Bu konseyler sivil toplum örgütü olarak çalışmayı amaçladığı için iç tüzük oluşturduk. Kongremizde temsilciler iç tüzüğü tartıştı. Her oturumda iç tüzüğün farklı bir mesleki yönü incelendi. Mesela tıp ve sağlık hizmetleriyle ilgili bölümü doktorlar, kanuni bölümü hukukçular, belediyecilik ve sivil hizmetler bölümünü eski belediyeciler tartıştı. Kendi aralarında yaptıkları tartışmalardan sonra her bir oturumda bir kişi seçildi ve iç tüzüğün yeniden yazılması için bir komite kuruldu. Uygun gördükleri yerler değişmeden kalırken, uygun olmayan yerlerde değişiklikler yapıldı. Biz bu sürece hiç müdahale etmedik. Sonrasında oylamaya geçildi ve kongreye katılan insanların yaklaşık