Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelerek Hatay’a yerleşen Bekkar Hamid el Cannad abu Aziz ile söyleşi

Çiftçilik yapan Bekkar Hamid el Cannad eşini ve çocuklarımı alarak Türkiye’ye gelmiş, şimdi seyyar satıcılık yapıyor.
 
Bekkar Hamid el Cannad Abu Aziz: Suriye’nin Halep iline bağlı Bergum köyündenim. 55 yaşındayım ve 5 çocuk sahibiyim. Küçükbaş hayvan çiftliği var.
 
Ailemin maddi durumu iyi olduğundan Halep’teki öğrenimimi tamamlamadan, babamın yanında köyde yaşamaya başladım. Arazimiz, küçükbaş hayvanlarımız, traktör-tarımsal araç-gereçlerimiz ve nakliye aracımız var.
 
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
 
Bekkar Hamid el Cannad Abu Aziz: Köyümüz Halep ile Hama arasında kalan Şam’a da yol güzergâhı olup işlek ve çevremizdeki köylerin imar ve ulaşım yönünden en gelişmiş köyüdür. Elektriğimiz, suyumuz, okulumuz, sağlık merkezimiz her şeyimiz vardı. Huzurlu bir ortamda iken, iç savaş başlayınca bütün Suriye’de olduğu gibi bizim de huzurumuz bozuldu.
 
Çeyş el Hur yanlıları ile Nizam ordusu yanlıları olarak köyümüz ikiye bölününce birbirimizle savaşmaya başladık, her iki taraftan da ölümler ve yaralanmalar oldu. Hane hane göçler başladı. 150 hanelik köyde 20 hanelik nüfus kaldı. Herkes göç edince de köyün güvenliği kalmadı.
 
Çevre yollarımız da ulaşıma kapandığından köyde yaşamanın ve hayvan yetiştirmenin bir anlamı kalmamıştı. Yanımda çalışan işçilerde köyden ayrılınca hayvan çiftliklerinde ben ve çocuklarım kaldık. Zor zamanlarımız oldu, endişe ve korku vardı. Çevremizde hırsızlar ve çeteler türemişti. Bizden haraç almaya başladılar. Kimin kiminle olduğunu bilemez olduk. Birçok araç gerecim, hayvanım benden zorla alındı. Hayvanlarım telef oldu, yem-su bulamaz oldum. Evlerimiz yakıldı yıkıldı derken başka bir bölgeye göç ettim. Hayvanlarımı ucuz bir bedelle sattım. Geriye bir arabam bir de traktörüm kalmıştı. Eşim ve çocuklarımı alarak arabama yükleyebildiğim kadar eşya ile birlikte Türkiye’ye geldim.
 
Türkiye’de hayat şartları Suriye parasına göre pahalı geldiğinden çalışmak zorunda kaldım. Bir tezgah açtım ve dürüm satıyorum. Yani seyyar kebapçılık yapıyorum. Çünkü sadece çobanlık-tarım işinden anlıyorum. Bana para kazandıracak bir el sanatım, herhangi bir mesleğim yoktur. Yetişkin çocuklarımdan biri bir fırında çalışıyor, diğeri ise el arabası ile sebze satıyor. Burada yaşamak zorunda olduğumuza göre, canımızı kurtarmanın bir bedeli olarak bu eziyete ve yoksulluğa katlanmak zorundayız.
 
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar