Muammer Necib Hasan’ın oğlu şarapnel parçasıyla ağır bir yara alıp sakat kalmış. Yoksulluk, ısınma ve barınma sorunları baş gösterince Türkiye’ye gelmiş.
Muammer Necib Hasan Abu Adil: Halep ilinin Hamdaniye mahallesinden göç ettim. İş yerim Bebibecnen semtindeydi. 3 çocuk sahibiyim ve 32 yaşındayım.
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
Muammer Necib Hasan Abu Adil: Halep’teki işyerim babadan kalmadır. Her türlü baharat ve kahve satıyordum. İç savaşta hem mahallemiz hem de işyerimin bulunduğu semt Ceyş el Hur’un işgali altına girince Nizam ordusu bu yerleri havadan bombalamaya başladı. 10 yaşındaki oğlum fırının önünde ekmek kuyruğundayken gelen şarapnel parçasıyla ağır bir yara aldı ve sakat kaldı. Ailece huzurumuz ve düzenimiz bozuldu.
Çevremizde ne malları satabilecek kimse kaldı ne de yıkılan çarşıdan malları çıkarabilecek imkânım. Her şey yerinde kaldı. Şu anda dükkânım kilitli ama üst katlar, çevrem yıkılmış vaziyette. Ne olduğunu ne kaldığını bilmiyorum çünkü şu anda oraya gitmem imkânsız, her an bombalanabilir. Gelirim ve imkanım kalmayınca eşimi ve çocuklarımı alarak İdlib yakınlarında bir akrabamın yanına yerleştim. Akrabam İdlib’e bağlı Tirmenin köyünde ikamet etmektedir. Burada her ne kadar ulaşım, yoksulluk vb. problemler olsa da can güvenliği açısından rahat bir yerdir. Bombalanmamış bir bölge diyebilirim. Ancak ben buraya gelmeden önce Nizam ordusu gelip gençleri toplamış ve almış. Tarımsal faaliyet ve ticari hayat durmuş vaziyette. Köylüler tarlalardan ot toplayarak, bölgenin Kömeç dediği bir çeşit sebze ve bahçelerinde ektikleri soğan, marul, ıspanak ile geçiniyorlar. Ekmeklerini de eski usul de sac üzerinde yapıyorlar. Fazla bir otlak, mera ve hazır yem olmadığından da hayvanları yeterli beslenemediğinden köylü büyükbaş ve küçükbaş hayvanlarından yararlanamıyor, mecburen tüccarlara satıyorlar. Her türlü eziyet, yoksulluk derken önümüz kış mevsimi olduğundan ve orada ısınma ve barınma sorunu olduğundan mecburen Türkiye’ye geldim.
Hatay Reyhanlı’da bir gecekonduda kirada oturuyorum. Bazen hamallık, bazen ırgatlık, inşaat işleri yani ne bulursam onu yapıyorum. Belli bir mesleğim olmadığından zorluk çeksem de buradaki hayat şartlarına uyum sağlamaya çalışıyorum. Benim gibi bölgemizden gelenlerin çoğu da iş bulmuş çalışıyor. Sermayesi olanlar Türkiye’den gıda maddesi, bisküvi, gofret, çocuk bezi alıp Suriye’ye satmaya götürüyor. Ancak benim arabam ve param olmadığından bunları yapma imkânım olmuyor. İç savaş malımı hayatımı söndürdü. Suriye’de durum değişinceye kadar burada kalacağım.
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.