Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelerek Hatay’ın Reyhanlı ilçesine yerleşen Macid Salman el Zührevi ile söyleşi

Macid Salman el Zührevi, Halep’i “açlığın ve sefaletin” şehri olarak tanımlıyor. Bu şartlar altında Halep’e dönmesinin imkansız olduğunu söylüyor.
 
ORSAM: Biraz kendinizden bahseder misiniz?
 
Macid Salman el Zührevi: Suriye’nin Halep ilinde yaşıyorum. 55 yaşındayım. 3 çocuğum var. Halep kapalı çarşısında gelinlik, kına kıyafetleri ve gece kıyafetleri satardım. Ayrıca mahallede bir atölyem ve 30 çalışanım vardı. Bu çalışanlarıma biçki-dikiş ve benzeri işler yaptırarak bu ürünleri Ortadoğu ülkelerine pazarlardım. Bütün Arap devletlerinden bana sipariş gelirdi.
 
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
 
Macid Salman el Zührevi: Suriye’deki ticaretin durması, hiçbir ihracatın yapılma imkanının kalmaması ve Ortadoğu ülkelerinden kimsenin artık Halep’e gelmemesi sonucu işlerim durdu ve işçiler ayrıldı. Bende dükkanımda kalan malları satarak geçiniyordum. Son aylarda da kapalı çarşının bombalanması ve iş yerimin de zarar görmesi sonucu her şeyi yerinde bırakarak, canımı kurtarmak amacıyla eşim ve çocuklarımı alarak Türkiye’ye geldim.
 
Türkiye’ye benden sonra gelen tanıdıklarıma sordum ne iş yerim kalmış ne de içindeki eşyalar. İç savaş fırsatçıları hırsızlık peşine düşmüş. İş yerlerini ve evleri işgal ederek, kapı pencere kırarak ganimet peşine düşenlerin şehri olmuş Halep.
 
Türkiye’ye geleli bir ay oldu, ancak aklım hala Halep’te. Çöp yığınlarının dağ gibi olduğu, pis kokuların yayıldığı, elektriğin bazen hiç gelmediği, bazen de belli semtlere günde iki üç saat geldiği bir şehir Halep. Çevre köylerden ve beldelerden kimsenin uğramadığı ekmeğin bin bir güçlükle alındığı bir şehir. Yıkılmış iş yerleri, yıkılmış evler arasında çaresizce kalan, hiçbir iş yapamayan, geliri olmayan, açlık ve sefaletle mücadele eden, bir çuval unun, bir şişe yağın, bir makarnanın, sebzenin hasretle beklendiği türlü güçlüklerle elde edildiği bir şehir. Bu şartlar altında Halep’e geri dönmem imkansız.
 
Hatay Reyhanlı’da bir iş yeri açmayı ve kendi mesleğimi burada sürdürmeyi düşünüyorum. Yurt dışında tanıdıklarımla telefonlaşıyorum, onlardan yardım, kredi, borç bekliyorum. Eğer bana para gönderirlerse ticaret hayatıma burada devam edeceğim. Eğer bana yardım etmezlerse kendi mevcut imkanlarımla bir şeyler yapmayı düşünüyorum. Şu anda işsiz durumdayım ancak henüz muhtaçlık durumunda değilim.
 
* Bu söyleşi, 15 Ocak 2013 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar