Hurşid Cabir El Salahi, İçsavaş başlayınca eşini ve çocuklarını, anne, baba ve kardeşleriyle birlikte Türkiye’ye göndermiş, kendisi Ceyş el Hür saflarında savaşmak amacıyla kalmış. “Göç olaylarının çoğu Ceyş El Hür’e destek gelmesin diye bölgenin bombalanması neticesidir” diyor.
ORSAM: Biraz kendinizden bahseder misiniz?
Hurşid Cabir El Salahi: Suriye’nin İdlib İli’ne bağlı Taftanaz Beldesi’ndenim. 32 yaşında, evli ve iki çocuk babasıyım.
ORSAM: Suriye’deki iç savaş sizi ve ailenizi ne şekilde etkiledi? Türkiye’ye geliş sebepleriniz nelerdir?
Hurşid Cabir El Salahi: İçsavaş başlayınca eşim ve çocuklarımı, annem, babam ve küçük kardeşlerimle birlikte Türkiye’ye gönderdim ve ben Ceyş el Hür saflarında savaşmak amacıyla kaldım. İdlib bölgesinde bütün çalışmalarda hazır oldum. Çok sayıda asker öldürdük. Çok sayıda tank tahrip ettik ve çok sayıda askeri malzeme ele geçirdik. Taftanaz ilçesi 15 bin nüfuslu bir yerleşim, havaalanına 2 km.lik bir mesafededir. Suriye’de ilçeler ve beldeler arasında en çok bombalanan yer, en azından 150 şehidimiz var ilçemizde. Yüzlerce ev, cami, iş yeri ve akla gelen ne varsa bombardıman sırasında yıkıldı.
Havaalanını birkaç kez kuşattık ancak yeteri kadar askeri malzeme olmadığından bir türlü bu ele geçiremedik. Uçakta düşürdük, helikopter de. Ancak tesadüflerle veya şans eseri, gerçek bir ölçüm aracımız yoktu. Rastgele yaylım ateşleri ile uçakları vuruyorduk, isabet oranımız azdı. Bölgemizde ortalama 400 bine yakın Mücahit var. Ancak çoğu askeri eğitimden uzak, sadece gönüllü olarak gelmişler. Iraklı, Yemenli, Libyalı ve Filistinli de var aramızda. Bizlerin bu bölgede varlığı sebebiyle köylülerden bize yiyecek, giyecek ve barınma yardımı engellensin diye bu yerler bombardıman altında kalıyor. Biz savaşırken yemeğimiz, dinlenecek yerimiz olmadığından yorgun düşüyoruz ve dağılıp uzak yerlerde dinlenmek zorunda kalıyoruz.
Göç olaylarının çoğu Ceyş El Hür’un bu bölgede olması ve bizlere destek gelmesin diye bombalanması neticesidir. Bizi sindirmek, halkı sindirmek amacıyla ulaşım yolları kapatıldı, belli noktalar bombalandı ve tarım arazilerimizdeki mahsullerimiz yakıldı. Sırf faydalanmayalım diye ağaçlar kökünden söküldü.
Bir iki yara aldım ama ciddi değil. Sağlık ekibimiz var, tıbbi malzemelerimiz de var. Ancak yataklı hiçbir hastanemiz yok bölgede. Ya geniş bir evi veya ambarı hastaneye çevirmiş durumdayız ya da bir çadırı. Türkiye’nin yardımları ile Cilvegözü Hudut kapısından sonraki Suriye Babel-Hava da bir hastane açıldı. Türk yetkililer gelip açılışa katıldılar güzel bir hastane oldu ancak çadırkentlerde yaşayanlara ve çevre köylere hizmet verebilecek kapasitede ağır yaralıları ameliyat edecek derecede tıbbi cihaz ve malzeme olduğunu sanmıyorum.
Biz mücahitlere parasal yardım, Türkiye’deki aile fertlerimize de gıda-yiyecek türlü her şey veriliyor, giyim kuşamda dağıtılmış. Belli bir parasal yardımda geliyor. Dinlenmek için Türkiye’ye geldim.
* Bu söyleşi, 15 Ocak 2013 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.