Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye Gelerek Hatay’ın Reyhanlı İlçesine gelen Ahmed Abu Zaid ile Söyleşi

Ahmed Abu Zaid arkeoloji öğrencisiyken Özgür Suriye Ordusuna katılmış. “Buraya Han-ül Asel’deki meydana gelen çatışmada yaralanan tugayımdan bir savaşçının durumunu sormak için geldim. Kendisi Antakya’da bir hastanede tedavi görüyor. Savaşa devam etmek için geri döneceğim” diyor.   
 
ORSAM: Kendinizi ve Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı anlatır mısınız?
 
Ahmed Abu Zaid: Adım Ahmed Abu Zaid. On dokuz yaşındayım. Üniversitede arkeoloji okuyorum. Birinci sınıftayım. İdlib’te bulunan Cundullah Tugayı’nın savaşçılarındanım.
 
Devrimin ilk aylarında gösterilere katıldık. Devlet binalarının duvarlarına yazılar yazmaya başladık. Yaptıklarımıza rejim tarafından vahşice karşılık verilmiştir. Bir süre sonra kadınlarımızın tecavüze uğramasının, her tarafın bombardımana tutularak yıkılmasının ve halkın yerinden göç ettirilmesinin bu sistemin eliyle yapıldığını gördükten sonra devrim başlamıştır. 
 
ORSAM: Hayat doğal seyrinde devam ederken devrimin başlangıcından itibaren gösterilere ve devrime katılmanızın sebebi ne idi?
 
Ahmed Abu Zaid: Asıl ve öncelikli sebep, sistemin bizim iyi bir şekilde Allah’a kulluk etmemize izin vermemesiydi. Çünkü bizden birisinin birden fazla kez camiye gitmesi halinde onu siyasi güvenlik şubesine götürüyorlar ve tahkikata tabi tutuyorlardı. Bu, benim devrimin başlamasıyla birlikte gösterilere katılmamın ana sebebiydi. Dini inançlarım dolayısıyla bu duruma tahammül edemiyordum.
 
ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve başınıza gelenleri anlatabilir misiniz?
 
Ahmed Abu Zaid: Yaşadığım bölge Bab El-Hewa / Sarmada’dır. İlk katıldığım çatışma Bab El-Hewa çatışmasıdır. Bu çatışma “Muhammad Razzouk” çatışması olarak isimlendirilmektedir. Bu çatışmada Allah’a şükürler olsun ki 30 tanka hücum edilmiştir. Sonucunda tam bir zafer elde edilmiştir. Çatışma 12 saat sürdü. Bu süre içerisinde rejim ordusu Sarmada’da yaklaşık 30 evi yerle bir etti. İçinde çoğunluğu çocuk ve kadınların olduğu evler yıkıldı. Çünkü bombardıman rastgele yapıldı.
 
ORSAM: Sıradan bir vatandaş iken Cundullah Tugay’ına nasıl dahil oldunuz ve bu tugayla nasıl bağlantıya geçtiniz?
 
Ahmed Abu Zaid: Bazı akrabalarım ve dayılarım ile birlikte Cundullah Tugayı’nı kurduk. Devrime katılmak için yola çıktık. Dayılarımın -Allah’a şükürler olsun- hepsi şehit oldu. Cihad düşüncesi insanları korkutuyor. Özellikle anne ve babalar çocukları için korkmalarına rağmen benim için bu durum tersi idi. Annem beni teşvik ederdi, gitmediğim zaman bana kızardı. Buna şaşırmayın. Biz üç kardeşiz. Biri enformasyon bürosunda çalışıyor, ben savaşçıyım ve üçüncüsü ise evde.
 
Allah’a şükürler olsun, rejimin ordusu Sarmada’ya giremedi. Sarmada’ya girmek için tarib El-Muharrara’dan yirmiden fazla tank geldi. Kavşakta durduruldular. Allah’ın izniyle mücahitlerin sayısının çokluğu, güçlü olmaları ve sebat etmelerinden dolayı Sarmada’ya giremediler. Birçok mücahit bize katılmak için geldi. Bizimle birlikte cihat ettiler. Zalimin ordusunun Sarmada beldesine girmesine engel olduk. Bir savaşçı herhangi bir savaşa gittiğinde ölümü düşünmez. Bilakis o ölüm gelmeden ölüme hazırdır.
 
ORSAM: Buraya gelmenizin sebebi nedir ve ne zaman geldiniz?
 
Ahmed Abu Zaid: Buraya Han-ül Asel’deki polis okulunda meydana gelen çatışmada yaralanan tugayımdan bir savaşçının durumunu sormak için geldim. Kendisi Antakya’da bir hastanede tedavi görüyor. Savaşa devam etmek için geri döneceğim. Bu bölgede 4 aydan beri savaşmaktayız.
 
Polis Okulu Halep vilayetindeki son karargâh yeridir. Allah’ın izniyle burayı ele geçirdiğimizde Halep vilayetini ve daha sonra Halep’in girişinde bulunan Subay Akademisi’ni ele geçireceğiz. Burası eğitimli askerlerin bulunması ve mühimmatı olması sebebiyle Suriye’nin en önemli yerlerinden sayılmaktadır. Polis okulu 4 aydan beri kuşatma altında, okul çevresinde büyük çatışmalar yaşanıyor.
 
ORSAM: Halep Polis Okulu ve Subay Akademisi’nin ele geçirilememiş olmasının sebebi nedir?
 
Ahmed Abu Zaid: Rejimin büyük desteği var. Destek için her gün on tank geliyor. Allah’a hamd olsun otuz tankı imha ettik ve yaklaşık 350 askeri öldürdük. Bir haftadan beri süren son çatışmada Cundullah Tugayı’ndan üç savaşçı şehit oldu ve beş savaşçı da yaralandı. Buna karşın 109. Tugaydan 35 Cumhuriyet muhafızı ise öldürüldü. Bahsettiğim kayıplar ise Cundullah Tugayı’nın içinde bulunduğu ve rejim ordusu tarafından saldırıya maruz kalan değirmenlerden biri olan BMB’yi ele geçirme sırasında yaşanmıştır.
 
ORSAM: Polis Okulu’nun ele geçirilmesi konusunda Nusrat Cephesi Tugayı’nın tavrını nasıl değerlendiriyorsunuz? Bu hususta bir destek girişimi mevcut mudur?
 
Ahmed Abu Zaid: Başlangıçta Nusrat Cephesi Tugayı ile beraberdim. Nusrat Cephesi Tugayı’nın komutanı Abu Muhammed El-Absi’dir. Lakin bu tugayın gücü yetmediği için ancak ganimet olan yerlere hücum ediyor. Polis Okulu’nda ise ganimet yok. Buna rağmen kendilerinden yardım istedik. Nusrat Cephesi şuanda Menağ, Kuveyris ile El-Neyreb havaalanları kuşatma altında tutuyor.
 
ORSAM: Subay Lokalindeki son durum nedir?
 
Ahmed Abu Zaid: Polis Okulu’nun düşmesinden sonra inşallah hedefimiz orası olacak.
 
ORSAM: Nusrat Cephesi Subay Akademisi’ni ele geçirmeyi ganimet olarak görüyor mu?
 
Ahmed Abu Zaid: Bilmiyorum. Onlardan yardım istediğimizde bizi bir kere desteklediler ve şehit verdiler. Bir daha gelmediler. Çünkü polis okulu güçlü ve zorlu bir cephe. Suriye ordusunun en zorlu cephelerinden biri ve buradakilerin tamamı Alevi, Şii ve İranlı. Aralarında hiç Sünni yok.
 
ORSAM: Polis Okulunda bulunanların Alevi olduğunu söylüyorsunuz. Aleviler düşman mıdır?
 
Ahmed Abu Zaid: Hayır, hepsi değil. Onlardan bazıları bizimle birlikteler. Harim bölgesinde savaşırken Kafarya köyünden bir Alevi subay bizimle birlikteydi ve şehit oldu. Dışarıda düşünülen mezhepçi algı Suriye’de mevcut değildir. Ancak öldürme suçunu işleyen hesabını verecektir. Suriye’de mezhepçilik yoktur. Mezhepçilik rejimin kendisi tarafından yayılmaktadır ve yalancı rejimin basını tarafından yapılmaktadır.
 
ORSAM: Devrimin bu kadar uzamasının sebebi nedir? Diğer bir deyişle rejimin ömrünü uzatan nedir?
 
Ahmed Abu Zaid: Kendimizdeki eksiklerimizden dolayı, bir topluluk kendisini değiştirmedikçe Allah onların durumunu değiştirmez. Ancak inşallah zafer yakındır ve bu iş çok sürmeyecektir.
 
ORSAM: Fazlaca tekrar edilen bir cümle değil mi?
 
Ahmed Abu Zaid: Hayır, bu defa kesin. Çünkü bir hava sahası yasağı uygulayacağız. Suriye halkına devrimin başladığından beri ve dışarıdan destek almaksızın hava sahası yasağı sözü verdik. Bu yasağı kendimiz gerçekleştireceğiz. Dün Menağ askeri alanına baskın düzenlendi. Ayrıca Kuveyris ve Neyrab havaalanlarında çatışmalar meydana geldi. Bu iki havaalanına baskın düzenlenecektir ve hava sahası yasağı uygulanacak. Hava sahası yasağı gerçekleştiğinde rejim Allah’ın izniyle düşecektir. Hava sahası yasağı Allah’ın izniyle tüm Suriye’de gerçekleşecektir. Suriye’deki tüm havaalanları kuşatma altındadır. Rejim ülkeyi füze ve toplarla bombalamaktadır. Havadan bombardıman yapamayacaktır. 
 
ORSAM: İki günden beri Scud füzelerinin kullanıldığı bilgisi geldi. Bunun doğruluk derecesi nedir?
 
Ahmed Abu Zaid: Scud füzeleri Şam taşrasına yakın füze üssü olan Humus Elkusayr’dan fırlatılmaktadır. Bu füze düştüğünde 1 kilometrelik alanı yerle bir etmektedir. Bu füzelerle İzaz, Daret Azze ve Han Elasel vuruldu. Bu arada Halep’in büyük tüccarlarına ait geniş tarlalar Han Elasel’de bulunmaktadır. Bu tarlalar yerle bir edilmiştir. Hiçbir şey kalmamıştır. Rejim hiç kimseyi umursamıyor. Rejim kimseyi önemsemiyor. 46 İranlıya karşılık 2000 Suriyeliyi serbest bırakıyor.
 
ORSAM: Polis Okulu’nun ele geçirilmesi bugüne kadar neden gecikti?
 
Ahmed Abu Zaid: Han Elasel’deki Polis Okulu’nda bizimle birlikte savaşan bir kişi vardı. Bu kişinin lakabı Dayı idi, adı Muhammed Cisriye’ydi. Bu kişi eskiden rejimin Şebiha ordusunun personeliydi. Hazano’da bulunan Şeyh Salah’ı öldürmek için görevlendirilmişti. Ancak kendisi Şeyh’e sadakatini göstermiş ve kendisine bir tugay oluşturmuştu. Bu tugay en güçlü tugaylardan biri olmuştur. Daha sonra bu tugay hırsızlık, yağma ve kirli işler yapmaya başlamıştır. Han Elasel’de bizimle birlikte çatışmalara katılıyordu. Bu bozguncu tugayın bizimle bulunması sebebiyle zaferi elde edemedik. Bir hafta önce o ve tugayında bulunan bir işbirlikçi ile birlikte Özgür Ordu’dan ayrılarak rejimin ordusuna geri dönmüşlerdir. İşte zaferin gecikmesinin sebebi budur. Maalesef Suriye’de bu gibi çok miktarda insan var. Onları takip edeceğiz ve yok edeceğiz. Bu fırsatçı tugaylar zaferi engellemektedir. İnşallah Özgür Ordu’nun içindeki bozguncuları temizleyeceğiz. Tek yürek ve tek el olacağız.
 
ORSAM: Suriye dışındaki muhalefetin görüşüne göre Özgür Ordu’daki bozguncu olanları takip etmek ana düşman olan rejimi bırakmak ve devrimi göz ardı etmektir. Bu konuda ne düşünüyorsunuz?
 
Ahmed Abu Zaid: Bozguncuları tasfiye etmek için ilgili kişiler bulunmaktadır. Bu iş tüm Özgür Ordu’nun işi değildir. Birkaç ay önce kötü tugaylardan bazılarının liderleri tasfiye edilmiştir. İdlib ve Batı Halep taşrasında ve ayrıca Munbuç’ta Ebil Hac Tugayı’nda hırsızlık ve yağma yaptıkları, Özgür Ordu’nun saygınlığını bozdukları gerekçesiyle Özgür Ordu’dan birkaç kişi tasfiye edilmiştir.
 
ORSAM: Şam Savaşı hakkında ne düşünüyorsunuz? Buradaki rolünüz nedir?
 
Ahmed Abu Zaid: Buralardaki mevkilerimizi bırakarak Şam’a gidemiyoruz ve gerçek zeminde onlara katılamıyoruz. Bizim buradaki rolümüz sebat etmek, sistemin güçlerini meşgul etmek ve Şam halkını öldürmek için onlara fırsat vermemektir. Bölgemizi rejimin ordusundan temizledikten sonra başka bir bölgeye intikal edeceğiz. Şam Savaşına, Şam ve Taşrası Tugayları askeri meclisinin kendi aralarında yaptıkları koordinasyon ile karar verilmiştir ve savaşa başlamışlardır. Biz onlarla birlikteyiz, destekliyoruz. Ancak nitelikli görevleri yerine getirmekteyiz. Burada Sarmada’da zor bir görevimiz var. Çünkü biz en zor operasyon olan Polis Okulu’nun çevre duvarlarına bomba döşeyeceğiz. Bu iş Cundullah Tugayı’nın 10 elemanı tarafından yapılacaktır. Daha sonra baskın düzenlenecek ve ondan sonra Suriye’nin herhangi bir bölgesine gitmeye hazır olacağız. Çünkü elemanlarımız geniş bilgi ve deneyime sahiptir.
 
ORSAM: Özgür Ordu’nun bazı mensupları umutsuzluğa düşmüşler ve Özgür Ordunun saflarından ayrılacaklar. Bu husustaki görüşleriniz nelerdir?
 
Ahmed Abu Zaid: Onlar dünya ülkelerinden ve Arap ülkelerinden kendilerine desteğin gelmemesinden, mühimmat eksikliğinden, meydana gelen yıkımdan, evlerini kaybetmekten dolayı umutsuzluğa kapılmışlardır. Bu da doğru bir düşünce değildir. Onları Özgür Ordu’dan ayrılmaktan vazgeçirecek tek şey destek ve destektir. Özellikle erkek kardeş, kız kardeş, dayı, amca ve annelerini kaybedenlere ve karşılığında bir şey görmeyenlere destek verilmesidir. Onları Özgür Ordu’un saflarına geri döndürecek şey sadece destektir.
 
ORSAM: Rejimin Ordusundan ayrılıp Suriye dışında Türkiye’de ve Ürdün’de bulunan subaylar hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Ahmed Abu Zaid: Rejimin ordusundan ayrılan subaylardan Özgür Ordu’nun gönüllülerine silah taşımada, savaş planlarını öğretmede faydalanılabilirdi. Onlar dışarıya niçin kaçıyorlar ki?
 
Bab El-Hava çatışmasına katıldım. Rus silahıyla ancak 3 mermi attım. Ateş etmeyi sürekli çatışmalara katılmak suretiyle öğrendim. Herhangi bir subay gibi savaş planı yapamam.
 
ORSAM: Türkiye’nin yaptığı yardımlar hakkında ne düşünüyorsunuz?
 
Ahmed Abu Zaid: Suriye halkı Türk devletinin yardımı ile Sarmada–Bab El-Hava’ya giren un, şeker, pirinç ve her türlü gıda maddeleri ile yaşamını sürdürmektedir. Bu yardımlar Suriye’nin her yerine dağıtılmaktadır. Allah’a hamdolsun ki Türk hükümetinin verdiği un ile ekmek fırınları çalışmaya başladı. Rejim yanlısı medya kanallarından Türkiye’nin yağmalaması sebebiyle Suriye’de un kalmadığını duyduk. Suriye’ye Türkiye’den giren un kamyonlarını bizzat gözlerimizle görüyoruz. Suriye medyası yalancıdır ve devrimin ilk gününden itibaren meşruiyetini kaybetmiştir. Allah’a hamdolsun ki Türk hükümeti bizim yanımızda herhangi bir Arap devletinden daha fazla durmuştur. Türk hükümetinden bundan daha fazla yardım bekliyoruz.
 
ORSAM: Türkiye’den beklentileriniz nelerdir?
 
Ahmed Abu Zaid: MIG uçakları kampları bombaladığında Türk hükümeti buna cevap vermeliydi. Çünkü MIG uçakları Türkiye hava sahasına girmiştir. Hava sahasına giren uçak vurulabilirdi. Suriye, Akdeniz’de bir Türk uçağını düşürdüğü gibi düşürülebilirdi. Türkiye’nin askeri müdahale gerçekleştirmesini ümit ediyorum.
 
*Bu söyleşi, 12 Şubat 2013 tarihinde Lina Zekeriya Saguj tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar