Rusya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Ortadoğu Araştırmalar Bölümü’nün Müdür Yardımcısı Anna Glazova ile yaptığımız söyleşide Rusya’nın Türkiye’nin Ortadoğu politikasına bakışını ve Rusya’nın Suriye sorununda izlediği politikaları konuştuk.
ORSAM: Bize kendinizi tanıtabilir misiniz?
Anna Glazova: Rusya Stratejik Araştırmalar Merkezi’nin Ortadoğu Araştırmalar Bölümü’nün Müdür Yardımcılığı’nı yapıyorum.
ORSAM: Rusya’nın Türkiye’nin Ortadoğu politikasına bakışı nedir?
Anna Glazova: Maalesef son zamanlarda Rusya ve Türkiye’nin Ortadoğu politikasına bakışı biraz birbirlerinden uzaklaşmaya başladı. Özellikle Suriye konusunda bu daha belirgin. Rusya, Türkiye’nin ciddi bir dış politika hatası yaptığını düşünüyor. Çünkü Arap Baharı başladıktan sonra muhalefeti desteklemeyi seçmiştir. Türkiye’de düşünüyor ki, Suriye de rejim değişecek ve onlarla normal bir ilişki içerisine gireceğiz. Ama Türkiye’ye göre, Rusya bu sürece engel oluyor. Bence Türkiye’nin Suriye politikası önce Türkiye için zararlıdır. Çünkü hem ülke içerisinde hem de çevresinde problem yaratıyor ve çoğaltıyor. Bildiğim kadarıyla bu fikirler Türkiye’de de var. Bildiğim kadarıyla sosyoloji hocalarına göre Türkiye nüfusunun yüzde 70 kadarı Türkiye’nin Suriye politikasını desteklemiyor. Sayın Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu, Arap Baharına kadar yürütülen stratejik derinlik politikasından vazgeçmiş durumda. Bu stratejik derinlik politikasını yaparken Türkiye gerçekten Ortadoğu’daki pozisyonu kuvvetlendirdi. İran ve başka ülkelerle iyi ilişkiler kurmaya başladılar. Ama Suriye’deki politikasından dolayı birçok ülkeyle ilişkiler bozulmaya başladı ve şu anda çok iyi durumda değil.
ORSAM: Peki, Rusya’nın Doğu Akdeniz’deki askeri varlığı, Suriye’deki askeri üsleri ve denizde bulunan savaş gemileri ne anlama geliyor. Bütün bunlar herhangi bir askeri müdahaleye yine askeri bir müdahaleyle karşı çıkacağı anlamına geliyor mu?
Anna Glazova: Öncelikle söylediğiniz gibi Rusya’nın Suriye’de üsleri yok. O teknik destek merkezidir. Herhangi bir dış müdahale olursa Rusya bu savaşa girmez. Sorunun barışçıl bir şekilde çözülmesi için Rusya çok büyük gayret gösteriyor. Herhangi bir dış müdahale Rusya’nın lehine olmaz. Aynı zamanda Suriye içindeki bu probleme doğrudan müdahil olmak da istemiyoruz. Ülke politikalarını politikasını yine orada yaşayan insanlar tespit etmek zorunda. Dış kuvvetler değil.
ORSAM: Daha özel bir soru soracak olursak; Rusya kendi topraklarından herhangi bir cihatçı grubun Suriye’ye ulaşması yönünde bir engel oluşturabiliyor mu? Bunları engellemek için ne tür politikalar izliyor?
Anna Glazova: Kuzey Kafkasya’da militanlar var. Bunları biliyoruz ve haberimiz var. Rusya için bu bir problemdir. Ama çözülebilir bir problem. En büyük amacımız bu kişiler Kafkasya’ya dönünce cihat gibi herhangi bir eyleme başlamasınlar diye önlem almaktır.
ORSAM: Rusya’nın Suriye’nin toprak bütünlüğünden yana olduğunu ve bunun için çok çaba sarf ettiğini biliyoruz. Tüm bunlara rağmen Suriye parçalanırsa oluşabilecek bir bağımsız Kürt devletiyle Rusya’nın ilişkileri ne seviyede olur?
Anna Glazova: Bence böyle bir parçalanma olmaz. Ama olursa ve uluslararası arenada tanınırsa, Rusya doğal olarak kontrollü bir şekilde ilişkileri geliştirmeye çalışacaktır. Aynı şekilde Türkiye de Irak’taki muhtar Kürt yapısıyla ilişkiler içerisinde.
ORSAM: Türkiye’nin son hamle olarak gerçekleştirdiği füze savunma sisteminde Rusya dışlanmış gözüküyor. Biliyorsunuz Türkiye Çinlilerle bağlantı içerisinde. Amerika ve Avrupa ikinci planda ama Rusya son sırada yer alıyor. Bu konuda Türkiye ile Rusya arasında askeri işbirliği anlamında herhangi bir ilerleme veya gelişme görüyor musunuz?
Anna Glazova: Bu kaybettiğimiz ilk ihale değil. Daha önce de helikopter ihalesini alamamıştık. Bence bunlar ekonomik değil politik davranışlar. Türkiye Rusya’yla işbirliği yapmasın diye Amerika devamlı adımlar atıyor. Ama Rusya her zaman işbirliğine açıktır. Eğer Türkiye gerçekten politik irade gösterip Rus silahları almak isterse bu konuda hiçbir problem çıkmaz ve işbirliğimiz gelişir.
ORSAM: Görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyoruz.
*Bu söyleşi, ORSAM Uzmanları tarafından 28 Ekim 2013 tarihinde İzmir’de gerçekleştirilmiştir.