Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
4 dakika okuma süresi
Değerli Okurlar,
Ortadoğu Analiz dergisinin Kasım sayısını Suriye’de yaşanmakta olan krizin uzaması sonucunda ortaya çıkabilecek olası sonuçları ve bunların Türkiye’nin ulusal güvenliğine yapacağı etkileri tartışmaya ayırdık. Bu minvalde Oytun Orhon makalesinde Esad rejiminin sona ermesi durumunda Suriye’de ne tür gelişmelerin yaşanabileceğini Irak ve Lübnan örneklerinden yola çıkarak detaylı bir şekilde inceliyor. Orhon, bu iki örneğin çok iyi bir şekilde incelenmesini Suriye’deki krizden etkilenmekte olan ülkelerin karar alıcılarına tavsiye ediyor. Serhat Erkmen makalesinde Suriye’deki kriz sırasında ülkede yaşayan farklı Kürt grupların politikalarını detaylı bir şekilde analiz ediyor ve Türkiye’nin ulusal güvenliği arka planında Suriye’deki Kürt oluşumunu etraflıca tartışıyor. Barış Doster makalesinde Batılı aktörlerin, başta Amerika Birleşik Devletleri ve Avrupalı ülkeler olmak üzere, Suriye krizinde neden istedikleri sonuçları alamadıklarını ve bu ülkeye neden askeri bir operasyon düzenleme noktasında çok da hevesli olmadıklarını inceliyor. Batının Suriye’de bir açmaz içinde bulunduğunu iddia eden Doster, bu sonucun oluşmasında Batının yaşadığı ekonomik krizi ve Çin ve Rusya’nın krize müdahil olmasını önemli buluyor. Barış Çağlar yapmış olduğu kuramsal ve ampirik incelemede yeni-klasik-realist bakış açısından Türkiye’nin Suriye krizi sırasında izlemekte olduğu politikaları detaylı bir analiz ediyor. Çağlar, Türkiye’nin Suriye’deki krize bakışında Türk karar alıcılarının algı dünyalarının ve değerlerinin uluslararası ve bölgesel dinamiklerden daha etkli olduğunu gösteriyor. Devamında dışsal/sistemik faktörlerin, bütün sınırlandırıcı ve şekillendirici etkilerine rağmen, karar alıcılar tarafından fazla dikkate alınmadıklarını ileri sürüyor.
Ertan Efegil incelemesinde Ortadoğu bölgesinde bulunan ülkelerin dış politika davranışlarının açıklanmasında hangi kuramsal perspektiflerin faydalı olabileceğini tartışıyor. Efegil bunu yaparken ülke-içi ve ülke-dışı faktörleri bütüncül bir bakış açısından ve olabildiğince kategorik bir biçimde sunuyor. Efegil’in bu çalışması kendisinin Ortadoğu Analiz’in bundan sonraki sayıları için kaleme alacağı ampirik ülke-bazlı dış politika incelemelerinin kuramsal altyapısını oluşturuyor.
Tolga Demiryol çalışmasında ABD ile İsrail arasında İran’ın nükleer politikaları bağlamında yaşanmakta olan görüş ayrılıklarının nedenlerini detaylı bir şekilde inceliyor. Tarafların İran’ın nükleer politikalarına neden farklı pencerelerden bakmakta olduklarını araştıran Demiryol, son kertede İsrail’in askeri güç ABD’ nin ise ekonomik diplomasiyi öne çıkardığını ileri sürüyor.
Birol Başkan incelemesinde şu ana kadar üzerinde çok fazla durulmamış olan bir konuyu, Birleşik Arap Emirlikleri yönetimi ile bu ülkedeki Müslüman Kardeşler örgütünün uzantıları arasındaki ilişkiyi, okuyucularımızın dikkatine sunuyor. Arap Baharı’nın Körfezde bulunan şeyhlik ve emirliklerin çıkarlarını nasıl etkilediği sorusunun bir parçası olarak, Başkan, Birleşik Arap Emirlikleri’nin bu süreçte nerede durduğunu tartışıyor.
Seyfi Kılıç çalışmasında Irak’taki su yönetimi konusundaki son gelişmeleri analiz ediyor ve Irak’ın bu konuyu neden uluslararası platformlara taşımaya çalıştığını açıklıyor. Harun Öztürkler analizinde Umman ekonomisinin genel özelliklerini oldukça sarih ve şematik bir formatta okuyucularımızın dikkatine sunuyor. Bu sayıdaki konferans değerlendirmesini İngiltere’nin Keele Üniversitesi’nde düzenlenen ‘Modern Türkiye’ konulu seminere katılan Tarık Oğuzlu yapıyor. Seminerde edinmiş olduğu izlenimlerini ve katılımcıların sunumlarını okuyucularımızla paylaşıyor.
Bu sayıdaki kitap incelemeside Zeynep Sütalan Nadia Ramsis Farah tarafından kaleme alinan ‘Egypt’s Political Economy: Power Relations in Development’ adlı kitabı okuyucularımıza tanıtıyor. Arap Baharı sürecinde ciddi siyasi, toplumsal ve ekonomik çalkantılar yaşamakta olan Mısır’ın bugünkü halinin daha iyi anlaşılabilmesi için Farah’ın kitabının kıymetli bir referans kaynağı olduğuna inanıyoruz.
ORSAM Konuk köşemizde ise Hasan Kanbolat, Serhat Erkmen ve Oytun Orhan’ın Irak’ta gerçekleştirdikleri saha çalışması sırasında Suriye’deki Kürt hareketlerinin temsilcileri yaptıkları röportajları sizlerle paylaşıyoruz.
Bir sonraki sayımızda buluşmak dileğiyle,
Keyifli okumalar