Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

    Ortadoğu Analiz Dergisi

  • Cilt No

    18

  • Sayı No

    141

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Ortadoğu Analiz Mart-Nisan / Cilt:18 / Sayı:141

4 dakika okuma süresi

ORSAM’dan

Ortadoğu Analiz’in 2026 yılı Mart-Nisan sayısını hazırlarken hepimizin aklında aylardır sorduğumuz ancak sonuçlarını analiz etmekte zorlandığımız bir soru vardı: ABD-İsrail İran’a yönelik ikinci dalga saldırıları başlatır mı? Bu soruyu 2026 yılının Haziran ayındaki 12 Gün Savaşı’nın hemen ardından gerçekleştirdiğimiz saha ziyaretlerinde neredeyse yerel aktörlerin tamamı soruyordu. Kimi soruya olumlu, kimi olumsuz, kimiyse çekimser cevaplar veriyordu. Ve dergiyi yayın sürecine soktuğumuz sırada, 28 Şubat 2026 tarihinde ABD/İsrail’in İran’a yönelik ikinci dalga saldırıları birinciden daha ciddi sonuçları olacak şekilde başladı.

Bu sayımızda Körfez’i gündeme almamız bir yandan gündemi kaçırmamamızı sağlarken diğer yandan da Ortadoğu Analiz yazarlarını yazılarını yeniden gözden geçirmeye sevk etti. Dergi yayınlandığı sırada bir ateşkesten bahsediliyor olsa da bu savaşın nereye evrileceği henüz netlik kazanmış değildi.

Savaşın sonucu ne olursa olsun, kazanan ve kaybedenden bağımsız olarak Ortadoğu’da artık farklı güç dengelerinden bahsediyor olacağız. Bir tarafta özgüveni sarsılmış müttefikler, diğer yanda her türlü düzeni baltalamaya and içmiş aktörler ve bir başka tarafta kaderi bölgenin düzen ve istikrarına bağlı olan ülkeler… Körfez, bu üçlü yapıyı aynı anda barındıran; karmaşık, çok katmanlı ve bir yönüyle de oldukça özgün güç dengeleri, toplumsal dinamikleri ve siyasi refleksleri ile Ortadoğu Analiz’in bu sayısının ana gündemini oluşturuyor.

Bölge daha adı konulmamış yeni bir düzene doğru ilerlerken biz ORSAM olarak bu değişimi gözlemlemeye, stratejik bilgi üretmeye ve bu bilgiyi kamuoyuyla paylaşarak bölgesel gerçekliği anlamaya ve anlatmaya devam ediyoruz. Bu sayımız, Körfez’in güncel kriz dinamiklerini aşmaya çalışan ancak güncelden de kopmayan güçlü ve kavramsal yazılar içermektedir.

Zekeriya Kurşun hocanın Suudi Arabistan üzerinden tarihsel süreklilik ve dönüşümü birlikte ele alan yaklaşımı, Türkiye-Suudi Arabistan ilişkilerinin duygusallıktan pragmatizme evrilen doğasını anlamak açısından önemli bir çerçeve sunmaktadır. Abdullah Erboğa’nın çalışması Türkiye-Körfez ilişkilerini bölgesel istikrarsızlık bağlamında değerlendirirken, Hilmi Özev Suudi Arabistan ile BAE arasındaki gerilimin yeni bölgesel jeopolitik sonuçlarını ortaya koymaktadır.

Katar’ın güvenlik açmazını ele alan Hamdullah Baycar, küçük devletlerin artan bölgesel gerilimler karşısındaki kırılganlığını tartışmaya açarken; Yana İuzepovvych Rusya-Körfez ilişkilerini küresel rekabet bağlamında değerlendirmektedir. Deniz İstikbal’in Körfez ülkelerinin Suriye’nin yeniden inşasındaki rolünü analiz eden çalışması ise Körfez’in yalnızca bir enerji ve finans merkezi değil, aynı zamanda yeni bölgesel düzenin inşasında aktif bir aktör haline geldiğini göstermektedir.

Dosya dışı makalelerde ise bölgesel ve küresel dönüşümün farklı boyutlarına odaklanan çalışmalar yer almaktadır. Ahmet Arda Şensoy’un SDG’nin entegrasyonuna dair analizi Suriye sahasındaki güç dengelerini anlamaya katkı sunarken, Burcu Ermeydan Çin-Körfez ekonomik ilişkilerini serbest ticaret müzakereleri üzerinden ele alarak küresel rekabetin ekonomik boyutuna ışık tutmaktadır.

Bu sayıda yer alan infografik çalışması, İran’ın Körfez’e yönelik son saldırılarının ilk günlerine dair somut veriler sunarak okuyucuya güncel gelişmeleri daha net bir şekilde takip etme imkânı sağlamaktadır. Röportaj, kültür-sanat ve yaşam bölümleri ise Körfez’i yalnızca jeopolitik ve güvenlik perspektifinden değil, aynı zamanda toplumsal ve kültürel dönüşüm süreçleri üzerinden de anlamaya imkân tanımaktadır.

Ortadoğu Analiz’in bu sayısı, İran merkezli savaşın gölgesinde şekillenen yeni güç dengelerini tartışırken diğer yandan Körfez’in bu süreçteki konumunu tarihsel, stratejik ve kavramsal bir çerçevede ele alma çabasıdır. Çünkü bugün yaşanan gelişmeler yalnızca anlık krizlerin değil, aynı zamanda daha derin ve yapısal dönüşümlerin habercisidir.

Bu vesileyle bu sayının hazırlanmasında emeği geçen tüm yazarlarımıza, editörlerimize ve ORSAM ekibine teşekkür ediyor; okuyucularımıza faydalı bir okuma deneyimi sunmasını temenni ediyorum.

Dr. Kadir Temiz – ORSAM Başkanı