Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Halep Operasyonu Sonrası: Suriye’de Güvenlik, Entegrasyon Tartışmaları ve Türkiye

4 dakika okuma süresi

Tarih: 14 Ocak 2026, Perşembe

Saat: 14.00

Moderatör:

  • Veysel Kurt, İstanbul Medeniyet Üniversitesi

Konuşmacılar:

  • Oytun Orhan, ORSAM Levant Çalışmaları Koordinatörü
  • Fadıl Hancı, Suriyeli Araştırmacı
  • Musab Dönertaş, Doktora Adayı, Marmara Üniversitesi

ORSAM YouTube, Twitter, Facebook, LinkedIn hesaplarından canlı yayımlanacaktır.

Panel Notu

Suriye Hükümet Güçleri’nin Rakka ve Deyr ez Zor Operasyonu Işığında ORSAM’ın “Halep Operasyonu Sonrası: Suriye’de Güvenlik, Entegrasyon Tartışmaları ve Türkiye” Paneli

ORSAM 14 Ocak 2026 tarihinde “Halep Operasyonu Sonrası: Suriye’de Güvenlik, Entegrasyon Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı bir panel düzenlemiştir. Panelde, Suriye Hükümet Güçleri’nin Halep şehir merkezinde SDG/YPG’ye dönük olarak gerçekleştirdiği askeri operasyonunun ortaya çıkardığı sonuçlar ve geleceğe dair öngörüler tartışılmıştır.

Suriye Hükümet Güçleri, Halep operasyonunun ardından operasyonlarını Fırat’ın doğusuna taşımıştır. Panelde dile getirilen tespitler ve öngörüler bu gelişmeyle birlikte daha fazla önem kazanmıştır. Aşağıda ORSAM’ın düzenlemiş olduğu “Halep Operasyonu Sonrası: Suriye’de Güvenlik, Entegrasyon Tartışmaları ve Türkiye” başlıklı panelde dile getirilen görüşler, tespitler ve öngörüler paylaşılmıştır.

  • Halep operasyonu, SDG/YPG’nin askeri kapasitesinin güçlü olduğuna ilişkin iddiaların sahada çöktüğünü göstermiştir. Bu durum, SDG/YPG’nin ilerleyen süreçte askeri baskı karşısında daha kırılgan hale geleceğine işaret etmektedir.
  • SDG/YPG’nin Halep’te gerilimi tırmandırma hamlesi, entegrasyon sürecine karşı çıkan örgüt içi unsurların etkisini ortaya koymuştur. Operasyon, SDG/YPG içindeki liderlik ve strateji ayrışmalarını derinleştiren bir kırılma noktası olmuştur.
  • Şam yönetimi açısından siyasi baskının tek başına yeterli olmadığı kanaati netleşmiş, askeri baskı entegrasyon sürecinin temel aracı haline gelmiştir. Önümüzdeki dönemde müzakerelerin askeri baskı gölgesinde yürütülmesi daha olası görünmektedir.
  • Halep’te izlenen sınırlı ve kontrollü askeri yöntem, Şam’ın Fırat’ın doğusunda da kademeli ve hedef odaklı operasyonlara yönelebileceğinin işaretini vermektedir. Ancak bu sürecin tamamen SDG/YPG’nin vereceği tepkilere bağlı olarak şekilleneceği değerlendirilmektedir.
  • Operasyon, Suriye Hükümet Güçlerinin profesyonelleşme ve merkezi komuta kapasitesinde belirgin bir ilerleme sağladığını ortaya koymuştur. Bu durum, devlet otoritesinin ülke geneline yayılması açısından kritik bir eşik olarak görülmektedir.
  • Uluslararası toplumun operasyona karşı düşük profilli tepkisi, Şam yönetiminin manevra alanını genişletmiştir. Özellikle ABD ve Avrupa’nın 10 Mart mutabakatını koruma isteği, askeri baskı ile siyasi sürecin birlikte yürütüleceğini göstermektedir.
  • SDG/YPG’nin meşruiyetini yeniden üretme çabalarının, sahadaki askeri gerçeklikle örtüşmediği görülmüştür. “Sivil katliam” söylemi üzerinden uluslararası destek arayışı beklenen karşılığı bulmamıştır.
  • Halep operasyonu, Arap aşiretleri ile SDG/YPG arasındaki ittifakın ne kadar kırılgan olduğunu göstermiştir. Bu kırılganlık, Fırat’ın doğusunda olası senaryolarda SDG/YPG’yi daha dezavantajlı hale getirebilir.
  • Türkiye ile Şam arasında SDG/YPG’nin entegrasyonu konusunda güçlü bir vizyon ortaklığı bulunduğu teyit edilmiştir. Ankara, askeri çözümü destekleyici ama siyasi çözümü önceleyen pozisyonunu korumaktadır.
  • Önümüzdeki dönemde temel belirleyici soru, SDG/YPG’nin sınırlı siyasi kazanımlarla entegrasyona mı yöneleceği yoksa maksimalist taleplerle askeri baskıyı tırmandırmayı mı tercih edeceğidir. Bu tercih, Suriye’nin doğusundaki sürecin yönünü doğrudan etkileyecektir.

Diğer Etkinlikler