Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
4 dakika okuma süresi
Irak İslami Yüksek Konseyi Milletvekili ve Meclis Siyasi İlişkiler Komisyonu Başkanı Rıza Cevad Taki ile, 3 Nisan 2009’da ORSAM’da bir toplantı düzenlendi. Taki toplantıda, Türkiye’nin Irak politikasıyla ilgili düşüncelerini paylaşarak Iraklıların Türkiye’den beklentileri aktardı ve bazı soruları yanıtladı. Türkiye’nin son yıllarda Arap ülkelerine, özellikle de Irak’a yönelik açılımından büyük memnuniyet duyduklarını ifade eden, Ankara’nın Irak’ı bir bütün olarak görmesinin ve tüm katmanlarla ilişki kurmasının önemine değindi. Taki, daha önce Irak kamuoyunda, Türkiye’nin Irak’a yaklaşımının PKK’yla mücadele perspektifiyle sınırlı olduğu ve yalnızca Sünni kesimlerle ilişki yürüttüğü şeklinde bir algılamanın hâkim olduğunu ancak bunun tüm Irak’taki grupları kapsayacak yönde değiştiğini ifade etti. Bu bağlamda Cumhurbaşkanı Abdulluh Gül’ün Irak ziyaretinin Türkiye’nin Irak’ın tamamıyla ilgilendiğini göstermesi açısından çok önemli olduğunun altını çizdi. “Türkiye Dengeyi Sağlamalı” Taki, pek çok Iraklı’nın özellikle de Irak İslami Yüksek Konseyi’nin Türkiye’den Irak’ta daha etkin bir rol üstlenmesini istediğini belirterek, “Biz Türkiye’den dengeyi sağlamasını istiyoruz çünkü başka ülkeler gerektiğinden daha fazla rol oynuyor” dedi. ABD-İran arasındaki hesaplaşmanın Irak’ın işgalinden sonra bu ülkenin topraklarına taşındığının altını çizen Taki, bu nedenle tüm ülkelerin Irak’taki sürece müdahil olmasını istediklerini bildirdi. Türkiye’nin hâlihazırda tarihsel olarak Irak’la iç içe olduğuna ve Türkmenler, Sünniler ve hatta Şiiler üzerinde etkili olduğuna dikkat çeken Taki, Ankara’nın Irak’a uluslararası örgütlerde vereceği desteğin önemli olduğuna işaret etti. Taki, Irak’ın güvenlik teşkilatlarının yapılandırılmasında Türkiye’nin personel eğitimi, ekipman, teknoloji aktarımı gibi pek çok konuda yardımda bulanabileceğini çünkü bu alanda Ankara’nın büyük birikiminin bulunduğunu söyledi. Son zamanlarda Türkiye ile Irak’ın kuzeyindeki bölgesel yönetim arasında artan diyalogu olumlu karşıladıklarını dile getiren Taki, sorunların ancak bu şekilde çözüme kavuşturulabileceğini vurguladı. “Bize Göre 140. Madde Yürürlükte” Sorular üzerine Kerkük’ün durumuna ilişkin görüşlerini de paylaşan Taki şunları şöyledi: “Kerkük’teki sorun çok değişik bir hal aldı. Bütün siyasi güçler Kerkük’te dengenin sağlanması için Türkmenlere yardımcı oldu. Biz, Birleşmiş Milletler’in Kerkük sorunu için daha etkin rol oynamasını istiyoruz. Pek tabii sorun zamanla çözülecek. 140. maddenin 2007 yılı sonu itibarıyla yürürlükten kalkıp kalkmadığı konusunda farklı görüşler var. Federal Mahkeme şu an buna karar vermeye çalışıyor. Bana ve Irak İslami Yüksek Konseyi’ne göre 140. madde halen yürürlükte. Ama illaki bu böyle olsun da demiyoruz. Önemli olan sorunun çözülmesi. Normalleştirme-Sayım-Referandum süreçlerinin sağlıklı biçimde yürümesi için BM’nin sürece güçlü biçimde müdahil olması gerekiyor.” “Telafer de Vilayet Olabilir” Türkmenler ve Telafer’in vilayet olmasına ilişkin soruyu “biz Türkmenleri her zaman destekledik ve haklarını savunmaya devam edeceğiz. Ancak, Irak’ın şu anda ekonomi, güvenlik ve yeniden inşa gibi çok önemli ve acil sorunları vardır. Telafer’in vilayet olması bu gibi sıcak dosyaların çözüme kavuşturulmasının ardından gündeme gelebilir” şeklinde yanıtlayan Taki, “diğer bazı ilçelerin vilayet olması ve bazı vilayetlerin sınırlarının değişmesi çerçevesinde Telafer’in de vilayet olmasına sıcak baktıklarını açıkladı. Taki, genel seçimlerde Irak İslam Devrimi Yüksek Konseyi, Dava Partisi, Sadr grubu, Fazilet, bağımsızlar ve liberal Şiiler arasında güçlü bir ittifak kurulacağını da sözlerine ekledi.