Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
3 dakika okuma süresi
ORSAM tarafından 17 Mart 2009’da düzenlenen “Kızıldeniz Güneyindeki Deniz Haydutluğu Olayları, Siyasi ve Hukuki Sonuçları” panelinin sonuçları ve kayıtları yayınlandı. Panele konuşmacı olarak Dr. Jale Nur Ece, Emekli Tümamiral Dr. Deniz Kutluk, Doç. Dr. Sadi Çaycı ve Serhat Akça katılmıştı. Oturum yöneticiliğini ORSAM Başdanışmanı Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu’nun yaptığı panelin sonuç raporunda ulaşılan bazı sonuçlar şunlar oldu:
– Asya- Avrupa ticaretinin 2015 yılına kadar % 5,6 büyüyeceği tahmin edilmektedir. Ucuz işçilik ve hammadde kaynaklarının genelde Asya’da olması nedeniyle; doğal kaynaklar Asya’ya, nihai kaynaklar ise Asya’dan Avrupa ve Amerika’ya taşımacılık talebini doğurmuştur. – Deniz ticaretinde Çin’in artan ihracatı göz önüne alındığında; Çin ana hat olmakla birlikte, Uzakdoğu’dan Güney Amerika’ya, Afrika ve Doğu Avrupa gibi pazarların güçlülüğü ve Çin’in büyümesi devam edecektir. – 2009 itibariyle deniz haydutluğu istatistiklerine bakacak olursak, en çok Endonezya, Somali, Nijerya, Bangladeş, Brezilya’nın Santos Limanları deniz haydutlarının saldırılarına maruz kalınan en riskli yerler olarak göze çarpmaktadır. 2008 yılında 120 saldırı olmuş, 40’dan fazla gemi haydutlar tarafından ele geçirilmiştir. 37’si Türk olmak üzere 300’den fazla (hatta bazı kaynaklarda bu sayı 600’dür) kişi rehin alınmış, 2008 yılı verilerine göre 30 milyon dolar fidye alınmıştır. – Denizde güç kullanma karada sınır ötesi güç kullanmadan çok farklı bir şeydir. Söz konusu korsan olunca korsana karşı güç kullanılması harp gemileri açısından bir haktır. Harp gemileri savaştıklarını batırma hakkına da sahiptirler. İdeali, gemileri boşaltıp kendisine ait bir limana çekip orda bunun, Deniz Af ve Müsadere Mahkemeleri’nin kurulmasıyla yargılanmasını sağlamak. – Sorunun çözümü için bölgesel iş birliği yapılması gerekmektedir. Fakat köklü bir çözüm isteniyorsa siyasi istikrarsızlık, açlık (bugün Somali’de 3,5 milyon kişi açtır), işsizlik gibi büyük ölçüde iktisadi sorunların olduğu Somali ve diğer bölgelere iktisadi yardım yapılması bölge ülkelerinin refah düzeyinin arttırılması, dolayısıyla da siyasi istikrarsızlığın ortadan kaldırılmasına yönelik çabaların gösterilmesinin deniz haydutluğu sorununu kökten çözeceğine inanılmaktadır.