Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
5 dakika okuma süresi
ORSAM’da 21 Ekim 2009 tarihinde Haifa Üniversitesi’nden Dr. Avinoam Idan ile Kafkasya'daki ve Türkiye-İsrail ilişkilerindeki son gelişmelerin değerlendirildiği bir toplantı gerçekleştirildi. Toplantıda Türkiye-İsrail ilişkilerinde gerginlik yaratan son konular ele alındı. Konuk araştırmacı Avinoam Idan’ın yanı sıra toplantıya ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat, ORSAM Danışmanları Habib Hürmüzlü, Serhat Erkmen, Kürşad Turan, Bayram Sinkaya, ORSAM Ortadoğu Uzmanları Oytun Orhan ve Bilgay Duman ve ORSAM Ortadoğu Uzman Yardımcıları Ufuk Döngel ve Sercan Doğan katıldı. Toplantının ilk bölümünde Avinoam Idan öncelikle son Azerbaycan gezisinde edindiği izlenimleri paylaştı. Kafkasya uzmanı olmasından ötürü bölge ile yakından ilgilenen Idan Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasına değindi. Bu bağlamda Azerbaycan’ın temkinli oluşundan söz eden İdan Azerbaycan’da Türkiye’nin Ermenistan’la anlaşmasını ve Karabağ sorununu birbirine bağlayıp bağlamayacağına dair kuşkular olduğunu belirtti. Idan bugüne kadar Gürcistan ve Türkiye ilişkilerinin Azerbaycan dış politikasının temel direği olduğunu vurguladı. Türkiye-Ermenistan ilişkilerine dair söz alan ORSAM Uzmanı Oytun Orhan Ermenistan’ın Türkiye ile geliştirdiği sürecin Batı ile bağlantılar kurması manasına geldiğini belirterek buna Rusya’nın neden destek verdiğini sordu. Idan buna Türkiye’nin Ermenistan için birçok bakımdan özellikle de enerji alanında Rusya’ya alternatif olamayacağını ve bu sürecin Rusya’nın çıkarlarına ters düşmediğini ortaya koydu. 2008 yazındaki Gürcistan savaşından sonra Rusya’nın Kafkasya’da daha özgüvenli bir konuma geldiğini savunan Idan, Türkiye-Ermenistan sınırının açılmasının Rusya açısından güneye erişebileceği bir başka kapı olarak algılandığını iddia etti. Idan bu durumun taraflar açısından bir kazan-kazan ilişkisi olduğunu ifade etti ve Türkiye-Ermenistan anlaşmasının daha çok bir Türkiye-Rusya anlaşması olduğunu belirtti. ORSAM Danışmanı Bayram Sinkaya’nın bu son gelişmelerin İran’ın Kafkasya politikasına nasıl etki edeceği sorusuna cevap olarak Idan, İran’ın Ermenistan’la irtibatı olduğunu ancak önemli bir değişimin beklenmediğini vurguladı. Toplantının ikinci bölümünde Avinoam İdan Türkiye-İsrail ilişkilerindeki son gelişmelere yönelik İsrail perspektifine değindi. İsrail tarafında Türkiye-İsrail arasındaki bütün bu gelişmelerin sadece Türkiye iç politikasıyla bağlantılı olup olmadığının merak edildiğini aktaran Idan, başta Davos olmak üzere ilişkilerde gerginlik yaratan olayların İsrail kamuoyu ve karar alıcıların bilinçaltında önemli izler bıraktığını belirtti. Idan’a göre önemli olan ve gerginlik yaratan unsur mesaj göndermekten ziyade bunların usulüne ve uslübuna dikkat edilip edilmemesi. Bu bağlamda Idan Davos gibi bir olayın bir daha yaşanmayacağının ümit edildiğini ifade etti. Tel Aviv’de düzenlenecek olan 29 Ekim Resepsiyonu’na katılan karar alıcıların düzeyinin mevcut ilişkilerin düzeyini göstereceğini belirten Idan geçen seneki resepsiyona katılımın en yüksek düzeyde olduğunu vurguladı. Idan İsrail’de şimdiki en önemli ikilemin bu resepsiyon meselesi olduğunu aktardı. ORSAM Uzman Yardımcısı Ufuk Döngel’in Türkiye-İsrail ilişkilerinin geleceğine dair sorusuna cevaben Idan eskiden İsrail ile ilişkileri minimize etmenin Arap ülkeleri ile ilişkileri geliştirmek için bir koşul olduğunu ifade ederek İsrail’i eleştirmenin fayda sağladığı algısının var olduğunu belirtti. Bundan sonra söz alan ORSAM Ortadoğu Uzmanı Oytun Orhan, Türkiye-İsrail ilişkilerinde öne çıkarılan iç politika etkenini sorgulayarak bölgesel bazı faktörlere değindi. Ortadoğu’da değişen stratejik coğrafya, Türkiye’nin iç dinamiklerinde ortaya çıkan bazı değişimler ve Türkiye’nin Ortadoğu politikaları çerçevesinde İsrail’in konumunu değerlendiren Orhan, İsrail ile stratejik ilişkinin artık olmazsa olmaz olarak algılanmadığını ifade etti. Ayrıca Türk dış politikasının artık kamuoyuna yönelik çok daha hassas olduğundan bahseden Orhan, Türk kamuoyunun Filistin meselesindeki hassasiyetinin de politikalara yansımış olabileceğini ifade etti. ORSAM Danışmanı Bayram Sinkaya ise İran’dan farklı olarak Türkiye’nin İsrail’i tanıdığını ancak İsrail’in Batı Şeria ve Gazze’den çekilmesini istediği şeklindeki yorumuna Idan, siyasi coğrafyanın karar alıcıları etkilediğini ifade ederek karşılık verdi. İsrail’in stratejik derinliği olmadığını belirten Idan, bu bağlamda Batı Şeria ve Gazze kadar Golan Tepeleri’nin de önemine değindi ve bu faktörlerin İsrail’de karar alıcılar üzerinde etkili olduğuna dikkat çekti.