Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
3 dakika okuma süresi
ORSAM, 23 Aralık 2015 tarihinde, Nükleer Anlaşma Sonrası Yeni Bölgesel Dinamikler ve Türkiye-İran ilişkileri konulu bir panel gerçekleştirdi. Panelde Tahran Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Fakültesi profesörlerinden AhmadNaghibzadeh ile DavoodFeirahi ile Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Prof. Dr. Muhittin Ataman ve Yrd. Doç. Dr. Bayram Sinkaya katıldılar. ORSAM Başkanı Şaban Kardaş’ınmoderatörlüğünde gerçekleştirilen panel, akademisyen, öğrenci, büyükelçilik mensupları, gazeteciler ve konuyla ilgilenen kalabalık bir dinleyici kitlesinin katılımıyla gerçekleşti.
Prof. Dr. Naghibzadehİran-ABD ilişkilerine değinerek nükleer anlaşmaya rağmen İran İslam Cumhuriyeti’nin kimliğini koruyacağını ve iki ülke arasındaki ideolojik farkın ortadan kalkmayacağını söyledi. Bölge ile ilgili olarak büyük bir krizle karşı karşıya kalındığına değinen Naghibzadeh, İran, Türkiye ve Suudi Arabistan’ın anlaşmazlığı durumunda bölgenin ateş topuna döneceğini ifade etti. İran’ın itidalli olması durumunda bölgenin sakinleşeceğini söyleyen Naghibzadeh, Türkiye ve İran’ın bölgenin iki sağlam sütunu olarak durmaları ve rekabet ilişkisi içinde yer almamaları gerektiğini belirtti. Prof. Dr. Muhittin Ataman İran’ın İslam birliği söylemini Suriye krizi ile değiştirerek mezhep bakışlı bir söylemi benimsediğini ve bunun da bölgede İran ile Türkiye ve Araplar arasında bir kopuşa neden olduğunu ifade etti. Bölgesel istikrar için IŞİD gibi yapıları ortaya çıkaran faktörlerin ortadan kaldırılması gerektiğini ve bunun da devletlerin güçlendirilmesiyle mümkün olduğunu söyleyen Ataman, bölgesel güçleri küresel aktörlere bağımlı hale getiren ekonomik kırılganlığın ancak Türkiye ile İran arasında karşılıklı ekonomik bağımlığın ve ticaret hacminin artırılmasıyla aşılabileceğini vurguladı. Prof. Dr. DavoodFeirahi ise konuşmasında bölgedeki karmaşadan beş faktörün sorumlu olduğunu söyledi: bölge ülkeleri arasındaki tarihsel güvensizlik, güvenlik adına yapılan tahrik edici siyasetler, terörizm, bölge dışı güçler ve İsrail’in politikaları. Nükleer anlaşma ile İran’ın bir nükleer tehdit olmadığının kabul edildiğini ifade eden Feirahi, buna rağmen İranfobinin sürdürüldüğünü vurguladı. Son olarak Yrd. Doç. Dr. Bayram Sinkaya Türkiye-İran ilişkilerindeki olumsuz gelişmelerde medyanın önemli rolü olduğuna değindi. Türkiye ve İran’ın çoğulcu toplumlar olduğunu ve farklı grupların kendi menfaatleri doğrultusunda ilişkilere yaklaştığını vurgulayan Sinkaya, bu farklı yaklaşımları bir araya getirmenin önemine işaret etti. Yakın geçmişte Türkiye ile İran’ın ilişkilerinde kompartmanlaşmaya gittiğini ve ideolojik farkları bir kenara bırakarak işbirliği alanlarına yöneldiğini belirten Sinkaya, bundan sonra iki ülke ilişkilerini ve bölgeyi tehdit eden mezhepçilik ile mücadelenin iki ülkenin de ortak noktası olduğuna değindi.Panel soru ve cevap bölümüyle sona erdi.