Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Tuzhurmatu Nereye Gidiyor?

25 Haziran 2013’te düzenlenen bombalı saldırı sonucu Irak Türkmen Cephesi Başkan Yardımcısı ve Selahaddin İl Meclisi eski Üyesi Ali Haşim Muhtaroğlu ile Selahaddin eski Vali Yardımcısı Ahmet Koca’yla birlikte 19 kişinin hayatını kaybetmesi ve 70’den fazla kişinin yaralanmasının ardından ulusal ve uluslararası medyanın gözü saldırının gerçekleştiği Selahaddin’e bağlı Tuzhurmatu’ya çevrilmiştir. Yaklaşık son üç yıldır yoğun saldırıların yaşandığı Tuzhurmatu’da ilçenin nüfus çoğunluğunu oluşturan Türkmenlerin doğrudan hedef alınmaktadır. Tuzhurmatu’daki Türkmen mahallelerinde yapılan saldırılar Türkmenlerin kendi güvenlik önlemlerini almaya itmiş, ancak bu da yeterli olmamıştır. Irak merkezi hükümeti tarafından zaman zaman Tuzhurmatu’nun durumunu incelemek ve alınacak önlemleri ortaya koymak için heyetler ilçeyi ziyaret etse de şimdilik güvenlik önlemlerine dair bir gelişme yaşandığını söylemek zordur. Türkmen mahallelerinin korunması için sadece Türkmenlerden oluşan yerel bir güvenlik gücü (sahva) kurulsa da mevcut durumda işlerlik kazanmadığı görülmektedir. Zaten ilçedeki Kürt siyasetçiler böyle bir sahva gücünün kurulmasına baştan itibaren karşı çıkmıştır. Yaklaşık 550 kişilik sahva gücünün tamamına ilişkin bir atama yapılmamış, ancak belirtilen sayının yarısı görevine başlamıştır. Fakat Tuzhurmatu’daki Türkmen sahva gücünde görevli olan kişilerin 2-3 aydır maaşlarını alamamaları nedeniyle görevlerini bıraktığı söylenmektedir.

 

Tuzhurmatu’da güvenlik konusunda her geçen gün özellikle Türkmenler adına olumsuz gelişmeler yaşanırken, Tuzhurmatu ilçe meclisi Kasım 2013’te oybirliğiyle aldığı kararla Tuzhurmatu’nun Kerkük’e bağlanmasını talep etmiş ve buna ilişkin yazıyı Kerkük Valiliği’ne göndermiştir. Kararın oybirliğiyle alınması dikkati çekerken, karara ilişkin siyasi ve hukuki tartışmalar başlamıştır. Karar, 2012’nin Ekim ayında Cumhurbaşkanı Celal Talabani tarafından Irak Parlamentosu’na gönderilen Irak’taki illerin sınırlarının yeniden düzenlenmesine ilişkin karara dayanarak alınmıştır. Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani kararı aldığı dönemde Irak Parlamentosu’na sınırların yeniden düzenlenmesine yönelik bir yasa hazırlanması teklifinde bulunmuştur. Anayasal olarak da il sınırlarının değişmesi ancak Irak Parlamentosu’ndan çıkacak bir yasayla mümkün olabilir. Irak Parlamentosu ise Celal Talabani’den gelen talebi reddetmemekle birlikte görüşmeye dahi almamıştır.

 

Ancak hukuki tartışmalar bir yana asıl etkiyi siyasi olarak yaratmıştır. Tuzhurmatu İlçe Meclisi’nde Tuzhurmatu’nun Kerkük’e bağlanması talebini içeren kararın alındığı günün ertesi günü 25 Ekim 2013’te Kerkük’ü ziyaret eden KYB Genel Sekreter Yardımcısı ve Irak Kürt Bölgesel Yönetimi (IKBY) Başkan Yardımcısı Kosrat Resul, Tuzhurmatu İlçe Meclisi’nin aldığı bu kararı desteklediklerini açıklamıştır. Hatta Kerkük İl Meclisi bu kararı görüşmek için bir toplantı yapmış, ancak Türkmen ve Arap üyeler katılmamıştır. Sadece Kerkük’ün Kürt il meclisi üyelerinin katıldığı bu toplantıda Tuzhurmatu İlçe Meclisi’nin kararı desteklenmiştir. Türkmenler karara sert tepki göstererek, Tuzhurmatu’nun sınırları değişecekse, ilçenin il yapılmasının daha yerinde bir karar olacağını ortaya koymuştur. Tuzhurmatu’nun il olması halinde terör nedeniyle büyük zarar gören Tuzhurmatu ve çevresinin yeniden yapılandırılması ve daha geniş güvenlik önlemlerinin alınmasının mümkün olacağı açıklanmıştır.

 

Tuzhurmatu’nun Kerkük’e bağlanması, birçok sorunu da beraberinde getirecektir. Öncelikle idari olarak Tuzhurmatu’nun Kerkük’e bağlanması durumunda, Kalar, Kifri, Çemçemal gibi diğer illere bağlı olan Kerkük’ün eski ilçeleri de aynı talepte bulunabilecektir. Bilindiği gibi Baas rejiminin aldığı karar doğrultusunda 1976’da Tuzhurmatu yeni kurulan Selahaddin iline bağlanmıştır. Daha sonra Kalar, Kifri ve Çemçemal de Kerkük’ten alınarak diğer illere verilmiştir. Kalar ve Çemçemal Süleymaniye’ye, Kifri de Diyala’ya bağlanmıştır. Kifri daha sonra Süleymaniye’yi kontrol eden KYB’nin etki sahasına girmiş ve zamanla Süleymaniye’nin bir ilçesi haline gelmiştir. Ancak halen idari olarak Diyala ili sınırları içerisindedir. Bu ilçelerin tekrar Kerkük’e bağlanması durumunda, Kerkük’teki etnik ve mezhepsel nüfus yapısı değişecek ve yeni sorunlara yol açabilecektir. Aynı zamanda Tuzhurmatu ve Kifri’nin tartışmalı bölgeler içerisinde yer alıyor olması tartışmalı olan ve Kerkük’ün statüsü hakkındaki düzenlemeleri içeren 140. Madde problemini de yeniden ortaya çıkaracaktır.

 

Diğer taraftan zamanla Tuzhurmatu hariç Kifri, Kalar ve Çemçemal’deki nüfus yapısı büyük oranda Kürtlerin lehine değişmiş, bu ilçelerde tamamen Kürt nüfuz alanına girmiştir. Ayrıca IKBY yönetimi altında olan bu ilçelerin Kerkük’e bağlanma kararı alması ve gerçekleşmesi durumunda 2003 sonrası Kerkük’te artan Kürt nüfusu daha da fazlalaşacaktır. Bu durum zaten siyasi ve güvenlik problemleri içerisinde olan Kerkük’ü daha da karmaşık hale getirecektir. Daha da önemlisi Kerkük’ü IKBY sınırları içerisine katmak isteyen Kürtler bu anlamda büyük bir adım atmış olacaktır. Böylece IKBY ile Irak merkezi hükümeti arasında yeniden Kerkük’ün eski ilçelerinin Sadece bu durum Kerkük’le sınırlı da kalmayacak ve diğer illerde, özellikle tartışmalı bölgelerde, sorunlar yaratacaktır.

 

Sonuç olarak, Tuzhurmatu’ya ilişkin alınan bu kararı hukuki ve idari olarak büyük sıkıntılara yol açabileceği gibi siyasi ve güvenlik olarak da sorunlar yaratabilecektir. Bu nedenle Tuzhurmatu’ya ilişkin alınan bu karar sadece Tuzhurmatu’yla sınırlı kalmayacak diğer illeri de etkileyecektir. Eğer Tuzhurmatu’ya ilişkin idari bir karar alınacak ve Tuzhurmatu’nun daha iyi şartlara kavuşması hedeflenecekse, Tuzhurmatu’nun il statüsüne yükseltilerek Tuzhurmatu’da büyük zarar gören Türkmenlerin siyasi ve sosyal haklarının sağlanması en optimal çözüm gibi görünmektedir.

  

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar