Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı, [email protected]
Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu kısa çalışma ziyareti çerçevesinde Bağdat’a bir günlük ziyaret gerçekleştiriyor. Davutoğlu’nun ikili temaslar kapsamında Irak Cumhurbaşkanı Celal Talabani, Başbakan Nuri El Maliki ve Dışişleri Bakanı Hoşyer Zebari ile görüşmeler yapması bekleniyor. Türkiye için Irak’ın bütünlüğü, terör ve istikrarsızlıktan uzaklaşması, halkın refahının arttırılması, bütün siyasi gruplara, etnisitelere, dinlere ve mezheplere eşit mesafede durulması büyük önem taşıyor. Bölgesel bir güç haline gelen Türkiye, Ortadoğu’yu çok iyi bilen Davutoğlu’nun önderliğinde 2009 yılında Irak coğrafyasında daha da ağırlığını arttırıyor. Irak tarih boyunca, İran ile Anadolu (Selçuklu ve Osmanlı Devleti) arasında iktidar mücadelesine kaynaklık etmiş ve Doğu Akdeniz ülkeleri ile İran arasında sınır bölgesi olmuştur. ABD’nin Irak’a müdahalesi ile yıpranan bu tarihi denge Türkiye’nin Irak üzerindeki ağırlığının artması ile tekrar yerine oturabilir. Dışişleri Bakanı Davutoğlu’nun Bağdat ziyaretinde, Başbakan Erdoğan’ın 10 Temmuz 2008’de gerçekleşen Irak ziyaretinde oluşturulan ve Türkiye-Irak ilişkilerine derinlemesine yeni bir boyut kazandıran Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin 2009 Eylül ayında yapılması beklenilen toplantısının ayrıntılarını da görüşmesi gündemdedir. Ortadoğu’da bir model niteliği taşıyacak konsey, çok yeni bir işbirliği biçimi olarak değerlendiriliyor. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin başında iki başbakan bulunacak ve yılda en az bir kere toplanacak. İki başbakanın altında bakanlar düzeyinde bir mekanizma bulunacak. Bakanlar düzeyinde oluşturulan mekanizma diplomasi, güvenlik, enerji ve ekonomi konularında iki ülkenin işbirliği ve bütünleşmesi amacıyla yılda en az 3 kere toplanacak. Oluşturulacak teknik heyetler yılda 4 kez bir araya gelecek. Konseyde alınan kararlar bir “eylem planı”yla hayata geçirilecektir. Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi dört önemli unsur içermektedir. Söz konusu unsurlar; ortak güvenlik çerçevesi, politik diyalog, ekonomik işbirliği ve kültürel uyumdur. Davutoğlu, Yüksek Düzeyli Stratejik İşbirliği Konseyi’nin diğer ülkelere karşı bir cephe oluşturmadığını, bölge ülkelerinin de Irak ile iyi ilişkiler kurması yönünde örnek teşkil etmesini beklediklerini ifade etmektedir. Ayrıca, Davutoğlu’nun Bağdat’ta merkezi hükümetten PKK terör örgütü ile mücadele konusunda daha aktif politika izlenmesini bir defa daha istemesi beklenmektedir. İki ülke arasındaki çok boyutlu görüşme trafiği giderek artıyor. Irak Devlet Başkanı Celal Talabani’nin 7 Mart 2008’de Ankara’yı ziyaret etmişti. Irak Başbakanı Nuri El Maliki de 13 Temmuz 2009’da Ankara’ya Nabucco’nun imza töreni için gelmişti. Ankara ağustos ayında, eski Irak Başbakanı ve Milli İslah Hareketi Başkanı İbrahim Caferi, Irak Hükümet Sözcüsü Dr. Ali El Dabbağ, Gençlik ve Spor Bakanı Jafim Cafer, Irak Hizb-i İslam Partisi Genel Sekreteri Usame Tikriti başta olmak üzere birçok Iraklı siyasetçiyi ağırladı. Ramazan bayramı sonrasında Başbakan Erdoğan, İçişleri Bakanı Beşir Atalay, ana muhalefet lideri Deniz Baykal’ın Irak’ı ziyaret etmesi bekleniyor. Başbakan Erdoğan’ın 2008 Temmuz’unda gerçekleştirdiği Bağdat ziyareti, 1990’da Başbakan Yıldırım Akbulut'un gerçekleştirdiği ziyaretten sonra, son 18 yıl içinde başbakan düzeyinde gerçekleşen ikinci ziyaret olması nedeniyle Irak tarafında çok olumlu karşılanmıştı. Yaklaşık 500 yıl (1534-1917) Osmanlı Devleti içinde tek bir devlet çatısı altında yaşamış olan Türkiye ve Irak’ın ilişkileri çok hızlı ve olumlu yönde gelişiyor. Sınırdaş iki ülke arasındaki ilişkiler yakın dostluktan akrabalık ilişkilerine geçmiş durumdadır. Taraflar arasında var olan din, dil, kültür, etnik ve tarihi bağlar yeniden canlanıyor. Çok yönlü ve çok boyutlu ikili ilişkiler dönemi başlıyor.