Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Özbekistan’a Farklı Bakabilmek

Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı
Özbekistan’da 24 Aralık pazar günü parlamento ve yerel meclis üyeleri seçimleri yapıldı. Söz konusu seçimlerin sonucu ne Özbekistan’da ne de dünyada heyecan uyandırmadı. Çünkü, seçim sonucunda yönetimde değişiklik olmayacağının herkes farkında. Özbekistan’ı Avrupa-Atlantik dünyası acımasızca eleştirirken, Avrupa-Atlantik dünyası dışındaki ülkeler hak etmediği ölçüde savunmakta ve övmektedir. Aslında, zıt kutuplarda yer alan bu iki yaklaşım Özbekistan’ı anlamamak, bu ülkeyi stratejik ve ekonomik çıkarlar çerçevesinde ak veya kara olarak değerlendirmek konusunda uzlaşmaktadır. Bu nedenle, Özbekistan’ı daha olumlu ve farklı bakabilmek gerekiyor.   17 yıl önce 8 Aralık 1992 tarihinde, anayasasını kabul eden Özbekistan Cumhuriyeti, yeni devletini ve yeni toplumu oluşturma çabası içine girmiştir. Ancak, Özbekistan’ın devlet geleneğini anlayabilmek için Timur, Hanlıklar, Çarlık Rusyası ve Sovyetler Birliği dönemlerinde elde edilen deneyimleri bilmek gerekiyor. Ayrıca, Özbekistan’ın Asya’da en eski devlet geleneğine sahip ülkelerden biri olduğunu hatırlamak ve Özbekistan’ın yerleşik şehir kültürünü (Taşkent, Semerkand, Buhara, Hive, Andican, Hokand) görmek gerekiyor. Bu ülkenin geçmişi özümsendiği takdirde, Özbekistan’ın Sovyetler Birliği’nin kapalı rejiminden ve planlı ekonomik sisteminden, bağımsızlık sonrası toplumsal huzuru ve halkın sosyal güvencelerini koruyarak demokratik laik hukuk sistemine dayalı serbest piyasa ekonomisine nasıl yumuşak geçiş yaptığı daha iyi anlaşılabilir.   Özbekistan, devlet kurumları tarafından kabul edilmiş 130’dan fazla farklı kültürel ve etnik kimliğe ülkenin zenginliği olarak bakmaktadır. Ülkedeki etnik gruplar arasında var olan barış ve istikrar, anayasal güvence altındadır. Bu çerçevede, ülkede 145 milli kültür merkezi ve 16 ayrı dine ait 2 binden fazla dini kuruluş faaliyet göstermektedir. Özbek vatandaşlarının kendi ana dillerinde anayasal güvence altında (Madde 4) özgürce eğitim almalarına olanak sağlamaktadır. Bu nedenle, ülkenin resmi dili Özbekçe olmasına rağmen, farklı etnisitelerin yoğun yaşadığı yerlerdeki ilk ve ortaokullardaki dersler Özbekçenin yanında kendi ana dileri olan Tacikçe, Kırgızca, Kazakça, Karakalpakça, Türkmence ve Rusça da yapılmaktadır. Özbekistan içinde özerk bir cumhuriyet olan Karakalpakistan Cumhuriyeti,  Özbekistan yasalarına uyumlu şekilde kendi yasalarına sahiptir. Kendi parlamentosuna ve hükümetine sahiptir.   Özbekistan, 21. yüzyılın en önemli sorunlarından biri olan çevre sorununa da duyarlılık göstermiştir. Bu çerçevede, 24 Aralık seçimlerinden itibaren Özbekistan Yasama Meclisi’nde (Oli Meclisi) sandalye sayısı arttırılarak, 15 sandalye doğrudan Özbekistan Çevre (Ekoloji) Hareketi için ayrılmıştır. Böylece, Özbekistan’da dağınık durumdaki birçok çevreci hareket ve örgütü bünyesinde birleştiren bir siyasi güç oluşturulmuştur. Özbekistan Çevre Hareketi düzenlediği kurultayda 750 delege arasından 15 milletvekilinin seçilmesiyle ilgili seçimler yapmıştır.   Sonuç olarak, Özbekistan’da Batı tipi bir demokrasi olmadığı açık bir gerçektir. Ancak Batı tipi demokrasinin olmaması Özbekistan’ın demokratik bir kültüre ve devlet yapısına sahip olmadığı anlamına gelmemektedir. Özbekistan’a farklı bakılabilirse ülkenin farklı etnisitelere ve dinlere hoşgörülü yaklaşımları, çevre için olumlu adımları anlaşılabilir ve demokratik zenginlik daha iyi görülebilir.  

Hasan Kanbolat  asdasd

Hasan Kanbolat

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar