Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Kırgızistan’da Siyasi İstikrarsızlık ve Türkiye’nin Tutumu

Hasan Kanbolat, ORSAM Başkanı, [email protected]
Kırgızistan, Orta Asya’da yaklaşık 5 milyon nüfuslu eski bir Sovyet cumhuriyetidir. Sanayisi ve doğal kaynağı yoktur. Bu iki olumsuzluğa siyasi istikrarsız ve belirsizlik eklenince hem eğitimli ve hem de genç nüfus hızla ülkeyi terk etmektedir. Üstelik, Çin ve Afganistan’dan Kırgızistan üzerinden Kazakistan’a ve oradan Batı’ya uzandığı iddiaları bulunan kaçakçılık ve önlenemeyen uyuşturucu ticareti ülke dinamiklerini zorlamaktadır.

Bütün bu olumsuz koşullara rağmen, Kırgızistan’da Orta Asya’da var olmayan parlamenter demokrasi denenmektedir. Nitekim, 10 Ekim’de yapılan parlamento seçimleri tam demokratik ortamda sona ermişti. Üstelik, Batı ülkelerini aratmayacak ölçüde renkli seçim kampanyaları, seçimlere halkın yoğun ilgisi ve seçim sonucunun tahmin edilemeyerek 2010 Nisan ayında halk ayaklanması ile iktidardan uzaklaştırılan güçlerin partilerinin seçimden başarı ile çıkması dikkat çekmişti. 120 sandalyeli parlamentoda güvenoyu alabilmek için en az üç partili koalisyona ihtiyaç duyulmuştu. Devrik lider Bakiyev’in partisi Ak-Jol’un devamı niteliğindeki Ata-Jurt Partisi beklenmedik şekilde birinci olmuştu. İhtilal ile geçici yönetimde yer alan iktidar partileri beklenen performansı gösterememişlerdi. Sadece, Sosyal Demokrasi Partisi-SDPK (Almazbek Atambayev) ve Ata-Meken Partisi (Ömürbek Tekebayev) parlamentoda yer almıştı. Rusya Federasyonu ve Kazakistan’ın desteğini aldığı propagandası ile güçlü başkanlık sistemini savunan Ar-Namıs (Feliks Kulov), SDPK’nın hemen arkasından üçüncü parti olmuştu.

10 Ekim’den sonra iki ay geçti ama Kırgızistan’da siyasi istikrar sağlanamadı. Hükümet kurma çalışmalarının tamamlanması sonrasında (SDPK, Respublika, Ata-Meken) parlamentodan güvenoyu alamadı. Her iki blokun (Nisan öncesi ve sonrası siyasi oluşumlar) iktidar olabilmesi için Respublika Partisi (Ömürbek Babanov) anahtar konumundadır. Babanov, SDPK ve Ata Meken ile koalisyon yapamadı. Şimdi, Nisan öncesi gruplarla işbirliğine mi yönelecek? Görünen odur ki Ar-Namıs Partisi, SDPK, Ata-Meken ve Respublika ile koalisyona girebilir. Ancak, Kırgızistan’da seçmenin 2/3’ü parlamentoda temsil edilmemesi ülkede kaybolmuş olan sosyal barışın tekrar sağlanmasını zorlaştırmaktadır. Bu nedenle, oluşacak koalisyon hükümetinin de uzun ömürlü olmayacağı tahmin edilmektedir. Bu nedenle, 2011 yılında Kırgızistan için iyimser olmak oldukça zordur. 2011’de Afganistan’ın istikrarsızlığının zayıf devlet yapısına sahip Kırgızistan’ı daha fazla etkilemesi beklenilmektedir. Söz konusu siyasi istikrarsızlığın kronikleşmesi karşısında Kırgızistan’da Ekim 2011 yılında yapılacak cumhurbaşkanlığı seçimleri şimdiden önem kazanmıştır. Kırgızistan’da siyasi istikrarsızlık cumhurbaşkanlığı seçimlerini planlanandan önce yapılmasına yol açabilir.

Kırgızistan ile etnik, dil ve tarih bağları bulunan Türkiye, Kırgızistan’da Rusya Federasyonu, Kazakistan veya ABD kadar sistemi etkileyecek güçte değil. Ama, Türkiye söz konusu bağlarından dolayı Kırgızistan’ı bağımsızlığını kazanmasından beri karşılıksız desteklemektedir. Türkiye, Haziran olaylarının nedenlerine ve etnik topluluklar arasında güvenin sağlanmasına yönelik olarak Davutoğlu’nun başkanlığında 1-2 Ekim 2010 tarihlerinde Issık Gölü Konferansı’nı gerçekleştirmişti. Issık Gölü Konferansı’nın devamı niteliğinde olarak 2011 yılı bahar aylarında İstanbul Konferansı düzenlenmek istenmektedir. Türkiye, Orta Asya’da çatışmacı değil uzlaşmacı bir ortak gelecek için çabalıyor.

Etiketler

Hasan Kanbolat  asdasd

Hasan Kanbolat

Tüm Yazılarını Gör

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar