Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
2 dakika okuma süresi
Bazı temaslarda bulunmak üzere Türkiye’ye gelen bir grup Amerikalı basın mensubu, 6 Nisan 2010’da ORSAM’ı ziyaret etti. Görüşmeye ORSAM’dan Başkan Hasan Kanbolat, Ortadoğu Danışmanları Kürşad Turan ve Yrd. Doç. Dr.Serhat Erkmen, Ortadoğu Uzmanları Oytun Orhan ve Bilgay Duman ile Ortadoğu Uzman Yardımcısı Sercan Doğan katıldı. Kürşad Turan’ın ORSAM çalışmaları hakkında yaptığı tanıtımın ardından, Amerikalı heyet ile Ortadoğu gündeminin sıcak konuları ve Türkiye-Ortadoğu ülkeleri ilişkileri hakkında görüş alışverişinde bulunuldu. Amerikalı gazetecilerin 2003 yılında ABD’nin Irak’ı kuzeyden işgal etmesi için Türkiye’nin topraklarının kullanmasına izin vermemesinin nedenlerini sormaları üzerine, bu konunun Türkiye’nin Irak politikasıyla veya Kuzey Irak’la alakalı olmaktan çok, Türkiye-Amerika ilişkilerinden kaynaklanan nedenlerinin olduğu anlatıldı. Bir diğer soru üzerine de Türkiye’nin İran’ın nükleer çalışmalarına yaklaşımı anlatılarak, Ankara’nın meselenin çözümü için İran’a askeri müdahalede bulunulmasına ya da yaptırımlara karşı olduğu görüşü ifade edildi. Ek olarak, Türkiye-İran ekonomik ilişkilerindeki durum anlatıldı.
Toplantıda üzerinde durulan bir diğer konu Türkiye-İsrail ilişkileri oldu. Amerikalı basın mensupları, Türkiye-İsrail ilişkilerindeki krizlerin Amerikan medyasında Türkiye hakkında olumsuz bir imaj oluşmasına neden olduğunu aktardılar. ORSAM uzmanları ise ikili ilişkilerdeki gerginliklerin, Ortadoğu sistematiğinde, 1990’larda başlayan ve ABD’nin Irak’ı işgalinden sonra daha belirgin bir hal alan stratejik değişim ışığında incelenmesi gerektiğine dikkat çektiler. Toplantıda ayrıca, ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat, 2004 yılında başlayan Türkiye’nin AB’ye katılım müzakerelerinin Ortadoğu’da önemli yansımaları olduğuna temas etti ve Amerikalı heyetin dikkatlerini bu konuya çekti. Türkiye ve İspanya eşbaşkanlığında yürütülen Medeniyetler İttifakı çalışmalarının da gündeme geldiği görüşmede, bu sürecin Türkiye’nin Ortadoğu ve Batı arasındaki ilişkilerin daha olumlu bir çerçeveye kavuşmasına katkıda bulunan bir konu olduğu ifade edildi.