Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
4 dakika okuma süresi
19-20 Nisan 2014 tarihlerinde ORSAM Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardaş başkanlığında bir Türk akademisyen heyeti İran üniversitelerinde ve araştırma merkezlerinde çeşitli görüşmeler düzenledi. Allameh Tabataba’i Üniversitesi, Tahran Üniversitesi Kafkas Araştırmaları Merkezi, Tahran Üniversitesi Tarih Bölümü, Orta Doğu Stratejik Araştırmalar Enstitüsü, İran Dışişleri Bakanlığı Siyaset ve Uluslararası Çalışmalar Enstitüsü, İran Çağdaş Tarih Araştırmaları Merkezi, Tahran Üniversitesi Dünya Çalışmaları Fakültesi ve İran ve Avrasya Çalışmaları Enstitüsü ziyaret edilen kurumlardı. Görüşmelerde bölgesel meseleler ekseninde Türk ve İran dış politikaları tartışıldı.
Ziyaret çerçevesinde Türkiye heyeti için Tahran Üniversitesi Hukuk ve Siyaset Bilimi Fakültesi’nde bir konferans düzenlendi. Üniversitenin Avrasya Araştırmaları Zümresi ile Kafkas Araştırmaları Merkezi’nin birlikte düzenlediği ve “Bölgedeki Değişikliklerin İncelenmesi: Türkiye’den Bakış” başlığını taşıyan konferansa Uluslararası İlişkiler öğretim üyesi Farhad Ataie başkanlık etti.
İlk konuşmayı yapan ORSAM Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardaş, Türk dış politikasının yapımında yeni araçlardan ve stratejilerden bahsetti. Güvenlik eksenli politikaların geri plana atıldığı ve ekonomik temelli yaklaşımların benimsendiği belirten Kardaş, yeni Türk dış politikasının ilkelerinden bahsetti. Kardaş, bölgesel siyasette çok taraflılık esasında hareket eden yeni Türk dış politikasının üçlü mekanizmalar ve yüksek düzeyli stratejik işbirliği konseyleri yollarıyla işbirliğini geliştirme hedefinde olduğunu söyledi.
İkinci konuşmacı SDE Başkan Yardımcısı Doç. Dr. Mehmet Şahin, Türkiye’nin Arap Baharı öncesinde izlemeye başladığı komşularla sıfır sorun siyasetinin bir irade beyanı olduğunu ve ancak buna olumlu cevap veren devletlerle ilişkilerin geliştirilebildiğini söyledi. Arap Baharı sürecinde de bu siyasetten vazgeçilmediğini ve bölgede meydana gelen siyasi depremin sorumlusunun Türk dış politikası olmadığını belirtti. Bugün geleneksel Şii ve Sünni akımlara zarar veren radikalizmin Türkiye, İran ve Müslüman Kardeşler’in zararına olduğunu ve Türkiye ile İran’ın radikalizme karşı işbirliği yapması gerektiğini vurguladı.
Yrd. Doç. Dr. Bayram Sinkaya ise Türkiye-İran ilişkilerinde belirleyici olanın bölgesel rekabet değil ülkelerin siyasetinin yakınlaşması ve uzaklaşması olduğunu belirtti. 1990larda bölgesel düzeyde uzaklaşan iki ülke siyasetinin 2000’li yıllarda yeniden yakınlaştığını ve bu dönemde ikili ilişkilerin giderek rasyonelleştiğini söyledi. İkili ve bölgesel ilişkiler birbirinden ayrı değerlendirilmeye başlandı ve ideolojik ihtilaf yerine ekonomik ilişkiler geliştirilerek kazan-kazan stratejisi izlendi. Arap Baharı ile birlikte bölgesel düzeyde yeniden uzaklaşma yaşansa da bu durum ikili ilişkilere tesir etmedi ve rasyonelleşme devam etti.
Son olarak tarihsel bağlamda Ermeni sorunundan bahseden Dr. İnanç Atılgan, Garabet Moumdjian ile birlikte derlediği ‘Viyana Ermeni-Türk Platformu Arşiv Belgeleri’ kitabını Türk-Ermeni diyalogu için örnek bir çalışma olarak tanıttı ve iyimserliğin terk edilmemesi gerektiğini söyledi. Mesele I. Dünya Savaşı döneminde ulus devlet oluşumları çerçevesinde ele alınmadığı sürece sadece Ermeni milletinin başına gelenleri dikkate alan taraflı bir bakışın ortaya çıkacağını, oysa birlikte çalışmak yoluyla ihtilafın çözülebileceğini belirtti.
Pınar Arıkan
ORSAM Danışmanı, Ortadoğu Teknik Üniversitesi