Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Çevrim İçi Panel | Irak Parlamentosu Seçimleri Öncesi Siyasi Atmosfer

7 dakika okuma süresi

Tarih: 13 Ekim 2025

Saat: 14.00-16.00

Yer: Çevrim İçi

Açılış Konuşması

  • Kadir Temiz – ORSAM Başkanı

Moderatör

  • Feyzullah Tuna Aygün – ORSAM Irak Çalışmaları Uzmanı

Konuşmacılar

  • Sara Allavi – Irak Başbakan Danışmanı ve Irak Ulusal Uzlaşı Partisi Genel Sekreter Yardımcısı
  • Muhammed Hurşit Hüseyin – Eski Irak İçişleri Bakanı Danışmanı ve Irak Ulusal Uzlaşı Partisi Genel Başkan Yardımcısı
  • Sercan ÇalışkanORSAM Irak Çalışmaları Araştırmacısı

PANEL DEĞERLENDİRMESİ

13 Ekim 2025’te Ortadoğu Araştırmaları Merkezi (ORSAM) tarafından “Irak Parlamentosu Seçimleri Öncesi Siyasi Atmosfer” başlıklı çevrimiçi bir panel gerçekleştirilmiştir. Türkçe ve Arapça olarak düzenlenen panelde 11 Kasım 2025’te gerçekleştirilmesi planlanan Irak Parlamento Seçimlerine ilişkin detaylar ele alınmıştır. Panel kapsamında; Irak halkının talepleri, siyasi aktörlerin seçimlere yönelik faaliyetleri, Irak’taki siyasi süreçlerde etkili olan iç ve dış faktörler ve seçimlerin Türkiye-Irak ilişkilerine olası yansımaları değerlendirilmiştir. Panelin açılış konuşması ORSAM Başkanı Kadir Temiz tarafından yapılmıştır. Moderatörlüğünü ORSAM Irak Çalışmaları Uzmanı Feyzullah Tuna Aygün’ün üstlendiği panelde Irak Başbakan Danışmanı ve Irak Ulusal Uzlaşı Partisi Genel Sekreter Yardımcısı Sara Allavi, Eski Irak İçişleri Bakanı Danışmanı ve Irak Ulusal Uzlaşı Partisi Genel Başkan Yardımcısı Muhammed Hurşit Hüseyin ve ORSAM Irak Çalışmaları Araştırmacısı Sercan Çalışkan konuşmacı olmuştur.  Panele ilişkin bilgiler aşağıda sunulmuştur.

Panelin açılış konuşmasını yapan Kadir Temiz, parlamento seçimlerinin Irak için olduğu kadar bölge için de siyasal, toplumsal ve ekonomik sonuçlar doğurabileceğini söylemiştir. Denge arayışı ve siyasi reform talepleri gibi konuların Irak siyasal sisteminin direnç noktalarını oluşturduğunu ifade etmiştir. Ayrıca gelişen Türkiye-Irak ilişkilerine dikkat çeken Temiz, seçimlerin ikili ilişkiler bağlamında belirleyici sonuçlar ortaya çıkabileceğini vurgulamıştır.

Panelin moderatörlüğünü üstlenen Feyzullah Tuna Aygün, Irak’taki siyasi süreçler hakkında genel bilgiler vermiştir. Bu kapsamda Irak’ta 2003’ten sonra neredeyse her yıl bir seçim yapıldığını ifade eden Aygün, Kasım 2025 seçim sürecinin belirlenen seçim takvimine uygun olarak işlediğini vurgulamıştır. Yaklaşık 21 milyon 400 bin seçmen olduğunu dile getiren Aygün, seçimlerde 7 bin 700 adayın yarışacağını ve en fazla sandalye tahsis edilen Bağdat’ın hem belirleyici hem de yerel rekabetin güçlü olduğu bir vilayet olduğunu belirtmiştir. Ayrıca mevcut Irak Başbakanı Muhammed Şiya es-Sudani’nin kalkınma, hizmet ve altyapı projelerinin; siyasi aktörler arasındaki rekabetin ve propaganda sürecinde kamu kaynaklarının kullanımının seçim süreci ile sonrasındaki döneme olası etkilerini irdeleyerek sözü konuşmacılara vermiştir.

Panelin ilk konuşmacısı olan Sara Allavi, Başbakan Sudani’nin oluşturduğu İmar ve Kalkınma Koalisyonu listesinden aday olarak seçimlere katılacağını ifade etmiştir. Allavi izledikleri siyaset gereği halkın önündeki engelleri azaltmaya odaklandıklarını belirtmiştir. 2010’da Vataniye İttifakı olarak seçimleri kazanmalarına rağmen hükûmet kurmakla görevlendirilmediklerine dikkat çekmiş ve özellikle siyasi süreçlerin, geleneksel siyasi aktörlerin çıkarları doğrultusunda yönlendirilebildiğini belirtmiştir. Irak’ta seçimlere katılım oranının giderek düştüğünü belirten Allavi, hükûmet çalışmalarının vatandaşın güvenini arttırmaya yöneldiğine vurgu yapmıştır. Ayrıca Irak’ta yolsuzluk, oy satın alma ve yüksek miktarda kayıp paralar gibi konuların yeterince sorgulanmadığını ve şeffaflığın olmadığını ifade etmiştir. Buna ek olarak İran’ın Irak’taki etkisinin azaltılması gerektiğine işaret etmiştir. Sadr Hareketinin seçimleri boykot etse bile kurulacak hükûmete karşı bir baskı unsuru olabileceğini ifade etmiştir. Irak’ta siyasi aktörlerin; özel sektörün geliştirilmesi, gençlere yeni istihdam fırsatlarının sunulması, kadınların durumunun iyileştirilmesi, sivil toplum kuruluşlarının (STK) geliştirilmesi gibi konuları gündemlerine almaları gerektiğini ve kendi siyasi programlarında bu konuların öne çıktığını belirtmiştir. Son dönemde petrol akışının tekrar başlaması gibi gelişmelerin Türkiye-Irak ilişkilerine olumlu yansıdığını ifade etmiş ve Irak’taki seçimlerin Türkiye-Irak ilişkilerine olumlu yansımasını temenni ettiğini belirtmiştir.

Panelin ikinci konuğu olan Muhammed Hurşit Hüseyin 2003’ten sonra Irak siyasetinde mezhep ve aşiret dinamiklerinin etkili olduğunu ifade etmiştir. Geleneksel siyasi aktörlerin kendi çıkarlarını sürdürmek için kendilerini Irak’ın temsilcileri olarak gösterdiğini belirtmiştir. Iraklı gençlerin taleplerine karşı açık olduklarını belirten konuşmacı, geleneksel siyasi aktörlerle bu konuda ayrıştıklarını vurgulamıştır. Irak Ulusal Uzlaşı Partisi ile bu eşiği aştıklarını ve hizmet odaklı hedeflere yöneldiklerini söylemiştir. Irak’ın yolsuzluk ve işsizlik dosyalarını gündeme alması gerektiğini belirtmiştir. Ayrıca Başbakan Sudani’nin Türkiye, İran ve Ürdün gibi bölge ülkeleriyle iyi ilişkiler kurduğunu ve Amerika Birleşik Devletleri (ABD) ve İran ilişkilerinde denge politikası izlediğini ifade etmiştir. İran’ın kendi nüfuzunu sürdürmeyi amaçladığını belirten Hurşit Hüseyin, ABD başta olmak üzere diğer dış aktörlerin sivil hareketleri destekleyerek geleneksel siyasi aktörleri dengelemek istediklerini belirtmiştir. Şii, Sünni, Kürt ve Türkmen seçim listelerinin küçüldüğünü ve geleneksel siyasi aktörlerin uzun vadeli hedeflerden yoksun olduğunu belirten konuşmacı, Irak kimliğini öne çıkartmayı amaçladıklarını belirtmiştir. Son olarak Sadr Hareketine değinen Hurşit Hüseyin, hareketin hem seçimleri boykot ettiğini hem de siyaset konusunda girişken davranarak Başbakan Sudani başta olmak üzere siyasetçilerle ilişkilerini sürdürdüğünü ifade etmiştir. Bu doğrultuda Mukteda es-Sadr’ın seçimlerden sonra hükûmet kurma süreçlerini etkileyebileceğini vurgulamıştır.

Panelin son konuşmacısı olan Sercan Çalışkan bölgesel konjonktürün Irak’ı doğrudan etkilediğini ve seçimlerin zamanında yapılmasına yönelik endişelerin oluşmasına sebep olduğunu vurgulamıştır. Ancak seçim sürecinin öngörülen takvim doğrultusunda işlemesi nedeniyle Başbakan Sudani başta olmak üzere görece istikrarı sağlayan aktörlerin öne çıkacağını belirtmiştir. Çalışkan Irak’ın daha önceki seçimlerde iç kaynaklı tehditlerden çekinirken bu seçimlerde dış kaynaklı tehditlerinden endişelendiğini ifade etmiştir. Iraklı gençlerin beklenti ve taleplerinin eski kuşak ile benzer olmadığına dikkat çeken Çalışkan, halk nezdinde kimlik siyasetinin önem kaybettiğine işaret etmiştir. Buna rağmen halkın siyaseti dönüştürme gücünün zayıf olduğunu belirtmiştir. Ayrıca Sadr Hareketinin boykotu nedeniyle seçimlere katılımın düşük olabileceğini belirten Çalışkan, Sadr’ın hâlâ kitlesine dayanan bir güce sahip olduğunu ifade etmiştir. Irak’ın istikrarsızlaşmasına sebep olabilecek bölgesel ve uluslararası gelişmelere rağmen Başbakan Sudani’nin Irak’ın pozisyonunu koruduğunu belirten Çalışkan, seçimler sonrasında oluşacak hükûmetin de dengeleri gözeteceğini hatta birçok siyasi aktörün uluslararası konjonktüre uyum sağlamak için söylemlerini değiştirebileceğini söylemiştir.

Panelde Arapça-Türkçe simultane çeviri yapılacaktır.

ORSAM YouTube, Twitter, Facebook, LinkdeIn hesaplarından canlı yayımlanacaktır.

Diğer Etkinlikler