Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
4 dakika okuma süresi
ORSAM ve YBÜ/ULISA Merkezi 31 Mart 2016 tarihinde ‘İran ve Komşuları: Fırsatlar ve Zorluklar’ başlıklı ortak bir panel düzenledi. Panelin konuşmacıları İran Tahran Üniversitesi’nden Jafar Haghpanah, Türkiye Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Bayram Sinkaya, ABD Ulusal Savunma Üniversitesi NESA Merkezi’nden Gawdat Bahgat ve Ali Jalali oldular. Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nden Mustafa S. Bilgin ise panelin moderatörlüğünü üstlendi.
İlk konuşmacı olan Haghpanah İran’ın komşularına yönelik dış politikasını etkileyen faktörlere değindi. İran’ın komşularına yönelik aktif siyasetinin nedenleri olarak İran stratejik kültürü, İran kimliği, egemenlik düşüncesi, dinamizm ve bölgedeki kaos gibi faktörlerden bahsetti. İkinci konuşmacı Ali Jalali ise Afganistan – İran ilişkileri hakkında konuştu. Afganistan ile İran’ın coğrafi olarak İran platosu içinde konumlandığına ve dolayısıyla aynı kültürü, dili ve tarihi paylaştıklarına vurgu yapan Jalali, buna rağmen Afganistan-İran ikili ilişkilerinin iki ülkenin üçüncü taraflarla olan ilişkileri tarafından şekillendiğine işaret etti. Üçüncü konuşmacı olan Gawdat Bahgat, Sünni-Şii ayrışması ve bölgesel kutuplaşmalardan bahsettikten sonra İran-ABD ilişkilerine değindi. Sünni-Şii ayrışmasının gerçek olduğunu ancak bütün hikayeyi anlatmadığını iddia eden Bahgat, yekpare bir Sünni ve Şii bloğundan bahsetmenin imkansız olduğunu ve hem İran’ın hem de Suudi Arabistan’ın bölgenin büyük gücü olduklarını göstermek adına kendi ulusal çıkarları temelinde siyasetler izlediklerini belirtti. İran-ABD ilişkileri hakkında ise hem ABD hem de İran’da aynı dönemde ılımlı liderlerin iş başında olmasına vurgu yaptı. Bunun İran-ABD ikili ilişkilerinde çok ender bir durum olduğunun altını çizen Bahgat, İran’ın yönetimde ve Kongre’de ise çok az dostu olduğuna ve bu nedenle lobiciliğe önem vermesi gerektiğine değindi. Bahgat ayrıca sıfır toplamlı olmayan bir yaklaşımın hem İran ile ABD’nin ikili ilişkilerinde hem de Orta Doğu ülkelerinin ilişkilerinde önemine işaret etti. Son konuşmacı olan Bayram Sinkaya ise nükleer anlaşmadan sonra İran-Türkiye ilişkileri hakkında konuştu. Türkiye’nin nükleer anlaşmaya gösterdiği ihtiyatlı yaklaşımdan sonra iki ülke ilişkilerinin yeniden iyileşmesini açıklamak için İran-Türkiye ilişkilerinin son on yılına hakim olduğunu belirttiği kompartımanlaşma modelinden bahsetti.Buna göre iki ülke son on yılda bölgesel siyasette fikir ayrılıklarına sahip olmalarına rağmen ikili ilişkilerini iyi bir düzeyde tutmuşlardı. Arap baharından sonra ise Türkiye’nin bölgeye giderek daha fazla angaje olması nedeniyle bölgesel siyasetteki görüş ayrılıkları çıkar çatışmasına dönüşmüştü. Ancak Davutoğlu’nun son İran ziyaretinin iki ülkenin ilişkilerinde kompartımanlaşma modeline geri döndüklerinin işareti olduğunu belirten Sinkaya, bu gelişmenin bölgesel görüş ayrılıklarının ikili ilişkilerde yapısal bir sorun teşkil etmemesine ve Türkiye’nin nükleer anlaşmadan sonra önemi daha da artan İran pazarından daha çok pay sahibi olabilmek için stratejik kaygıları ile ekonomik çıkarlarını dengelemeye çalışmasına dayandığını vurguladı.
Panel soru ve cevap oturumu ile sona erdi.