Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
3 dakika okuma süresi
Polonya Uluslararası İlişkiler Enstitüsü (PISM) heyeti 3 Aralık 2015 tarihinde ORSAM’ı ziyaret etti. Kıdemli Araştırmacı Andrzej Ananicz, Ortadoğu ve Kuzey Afrika Araştırma Dairesi Proje Başkanı Patrycja Sasnal ve Analist Pınar Elman’ın yer aldığı PISM heyetini ORSAM Başkanı Şaban Kardaş, ORSAM Araştırmacıları Oytun Orhan ve Bilgay Duman ile ORSAM Danışmanı Pınar Arıkan’dan oluşan ORSAM heyeti karşıladı.
Suriyeli sığınmacıların Türkiye toplumu ile kaynaştırılması çerçevesinde iş ve eğitim sorunlarının çözümü için Türkiye’nin politikalarının konuşulmasıyla başlayan toplantı, özellikle AB tarafından Türkiye’deki Suriyeli sığınmacılar için Türkiye’ye verilecek destek ile Suriyeli sığınmacıların Avrupa’ya geçişinin durma ihtimalinin değerlendirilmesiyle devam etti. Suriyeli sığınmacıların temel eğitimi ve üniversite eğitimi için gerekli düzenlemelerin ilgili bakanlık ve müsteşarlıklar yoluyla yapılmakta olduğu anlatıldıktan sonra sığınmacıların ekonomik olarak da Türkiye’ye uyum sağlamakta olduklarına ve Türkiye’deki Suriye kökenli şirketlerin sayısının artmakta olduğuna vurgu yapıldı. Benzer şekilde, Türkiye’de 2015 yılında kurulan şirketlerin yarısından fazlasının bir Suriyeli ortağa sahip olduğu belirtildi. Suriye kökenli şirketlerin ve yeni kurulan şirketlerde yer alan Suriyeli ortakların sınır ötesi ticarete etkisi konusuna da değinilen toplantıda sınır ticaretinin farklı bir konu olduğu ve büyük ölçüde insani yardımlar nedeniyle ticaretin arttığı vurgulandı. Sonuç olarak, Suriyeli mültecilerin Türkiye için getirdiği yük kadar Türkiye’nin aynı zamanda mültecilerin varlığından faydalar elde ettiği ifade edildi. Ancak Suriyeli sığınmacıların Avrupa’ya geçişinin sadece para yardımı ile önlenemeyeceğinin altı çizildi. Hâlihazırda Suriyeli sığınmacıları barındırmakta olan Türkiye, Lübnan ve Ürdün’ün sahip oldukları genç nüfuslar nedeniyle özellikle orta sınıfa mensup yüksek eğitimli sığınmacıların bulundukları ülkelerde beklentilerini karşılayacak bir ortam bulamayacakları belirtildi. Türkiye’nin de temel ihtiyaçları karşılayabileceği ancak genç Türkiye toplumunun yüksek beklentili mülteciler için yeterli fırsatları sunamayacağı ifade edildi. Toplantı, Suriye’de gerçekleşmesi öngörülen geçiş sürecinde Beşar Esad’ın yer alması durumu, kuzey Suriye'de bağımsız bir Kürt devleti kurulması ihtimali, İran’ın Ortadoğu siyaseti gibi konuların tartışılması ile sona erdi.