Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler
Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Türk Boğazları Belgeseli İçin ORSAM-TRT İşbirliği

7 dakika okuma süresi

TRT Ankara Televizyonu Belgesel Yayınlar Müdürlüğü, Karadeniz’i Akdeniz’e bağlayan tek su yolu ile Hazar petrollerinin dünya pazarlarına taşınmasında enerji koridoru olan Çanakkale Boğazı, Marmara Denizi ve İstanbul Boğazı’ndan oluşan Türk Boğazları konusunda görsel bir anlatımla izleyicileri bilgilendirmek ve gelecek için yeni yaklaşımlar ve açılımlar sağlamak amacıyla “Türk Boğazları” belgeselini çekmektedir. Jeolojik oluşumundan bugüne kadarki bir süreci kapsayan Türk Boğazları Belgeseli Türkiye’de bu konuda belgesel nitelikte ilk çalışma olup bu konuda bundan sonraki çalışmalara ışık tutacağı düşünülmektedir.   Türk Boğazları belgeselinin çekiminde; Ulaştırma Bakanlığı, Denizcilik Müsteşarlığı, Türkiye Denizcilik İşletmeleri Genel Müdürlüğü, Kıyı Emniyeti Genel Müdürlüğü, T.C. BaşbakanlıkDevlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Genel Müdürlüğü, Deniz Kuvvetleri Komutanlığı Seyir, Hidrografi ve Oşinografi Dairesi Başkanlığı İstanbul Deniz Otobüsleri İşletmesi (İDO) Genel Müdürlüğü gibi kamu ve özel kuruluşlar, üniversitelerden birçok öğretim üyesi ve akademisyen, uzmanlar, özel sektör temsilcileri ve kılavuz kaptanlar önemli katkılar  sağlamıştır.   Türk Boğazları belgeselinin yönetmeni TRT 2’de yayınlanan Su Altı Cennetleri, Yassıada Batıkları, Sünger Avcısı, Göksu, Yeşil Adanın Mavi Derinlikleri ….  gibi birçok başarılı belgesellerin yönetmeni Sayın Girayhan ALPDOĞAN, belgeselin  danışmanları ise ORSAM (Ortadoğu Stratejik Araştırmalar Merkezi) Başkanı Hasan KANBOLAT, T.C. BaşbakanlıkDevlet Arşivleri Genel Müdürlüğü Osmanlı Arşivleri Genel Müdür Yardımcısı Doç.Dr. Mustafa BUDAK ve ORSAM Deniz Emniyeti ve Güvenliği Danışmanı Dr. Jale Nur ECE’dir.   Dünyanın ikinci büyük ticaret yolu ve en önemli stratejik geçitlerinden birisi olan Türk Boğazları  büyük bir jeostratejik öneme ve coğrafi özellikleri bakımından çok riskli bir yapıya sahiptir. İstanbul Boğazı yüzey ve dip olan altlı üstlü iki tabakalı akıntı sisteminin, anafor ve orkoz akıntılarının olması, değişken hava koşullarının bulunması ve gemilerin geçişi boyunca 12 kez rota değişimi gerektirmesi itibariyle coğrafî açıdan dünyanın en dar ve riskli su yollarından biridir. İstanbul Boğazı coğrafi konumu, bitki-hayvan topluluklarının çeşitliliği nedeniyle hassas çevresel ve ekolojik özellikler ile değerli tarihi ve kültürel özelliklere sahiptir.   İstanbul Boğazı, Malaka Boğazı’ndan sonra dünyada en işlek ve en tehlikeli trafiğine sahip ikinci suyolu olup Montrö Sözleşmesi'nin imzalandığı 1936 yılında ortalama yılda 4700 gemi geçerken, Denizcilik Müsteşarlığı’nın verilerine göre 2008 yılında İstanbul Boğazı’ndan 54.396 gemi, tehlikeli eşya taşıyan 9.303 gemi geçmiş olup 140,4 milyon ton tehlikeli eşya taşınmıştır.   Marmara’yı Ege’ye bağlayan Türk Boğazları’ndan biri olan Çanakkale Boğazı’da İstanbul Boğazı gibi stratejik öneme haiz olup tarihte önemli savaşlara sahne olmuş, dünyanın en önemli su yollarından biridir. Denizcilik Müsteşarlığı’nın verilerine göre Çanakkale Boğazı’ndan 2008 yılında 48.978 gemi geçmiştir.   Günümüze kadar Boğazlar pek çok nedenden dolayı, dünyanın en stratejik bölgelerinden biri olmuştur. Türk Boğazları’nın önemi özellikle Hazar petrolleri nedeniyle gittikçe artmaktadır.   Karadeniz ülkelerinin dış ticaret hacimlerinde beklenen artışlar ve kendi filolarının artması, Tuna-Ren, Tuna-Main gibi iç su yollarının açılması ile Boğaz kullanıcılarının sayılarının artması ve Azerbeycan ve Kazakistan ham petrol üretimi ve ihracatının artması ile Hazar petrollerinin dünyaya Boğazlar üzerinden taşınma girişimleri İstanbul Boğazı’ndaki deniz trafiğinin, özellikle tanker trafiğinin sayı ve tonaj bakımından önümüzdeki dönemde daha da artacağı düşünülmektedir. İstanbul Boğazı’nda birçok deniz kazası meydana gelmiş olup bunlar birçok can, mal, gemi kayıpları ile çevre kirliliğine neden olmuştur.   Belgeselin konularını, tarihten günümüze kadar Türk Boğazları oluşturmaktadır. Belgeselin içeriği; Osmanlı'nın kontrolu altındaki Karadeniz'de bir Türk Gölü haline gelen Boğazlarda mutlak Türk eğemenliği Dönemi dönemi, İkili Antlaşmalar dönemi ve çok taraflı andlaşmalar dönemi, Türkiye Cumhuriyeti’nin kuruluş dönemi Sevr, Lozan ve Mondros anlaşmaları çerçevesinde izlenilen Boğazlar Politikası, Osmanlı’nın “Denge Politikası” gibi Boğazlar ile ilgili tarihsel olaylar, Türkiye’nin Boğazlar üzerindeki eğemenliğini tekrar sağlayan Montrö Anlaşması, Türk Boğazları’nın Büyük Orta Doğu Projesi ve Kazak petrolleri çerçevesinde önemi, gelecekte olması muhtemel Boğazlar politikaları nelerdir?, uluslararası anlaşmalar ve konvansiyonlar, seyir ve kıyı emniyeti ve çevre güvenliği, deniz trafiği, gemi kazaları ile kazaları önlemek ve çevreyi korumak için alınacak önlemler, Gemi Trafik Sistemi, batık gemi enkazları ve tarihi olayların bugüne yansımaları gibi konulardır.   Belgesel geleceğe ışık tutması açısından farklı uzmanların görüşlerini içermektedir. Türk Boğazları belgeseli çekimi kapsamında şimdiye kadar konu ile ilgili birçok kamu kurum ve kuruluşları yönetici ve yetkilileri, üniversitelerden birçok öğretim üyesi ve akademisyen, uzmanlar, özel sektör temsilcileri, kılavuz kaptanlar ile röportajlar yapılmıştır. Söz konusu belgeselin çeşitli kamu kurum ve kuruluşları, çeşitli üniversitelerden öğretim üyeleri ve akedemisyenler, uzmanlar ve ilgili kuruluşlarda röportajlar alınmış olup çekimler devam etmektedir.   TRT Ankara Televizyonu tarafından hazırlanan ”Türk Boğazları” adlı belgeselin su altı çekimlerine, Çanakkale Boğazı’ndan başlandı. Belgeselin yönetmeni Girayhan Alpdoğan yaptığı açıklamada, boğazlardan yılda yaklaşık 55 bin geminin geçtiğini belirterek, bu gemilerin kirlilik açısından tehlike oluşturup oluşturmadıklarını görüntülemeye çalıştıklarını söyledi. Sekiz Bölümden oluşacak olan belgeselde, jeolojik oluşumundan günümüze kadar boğazları anlatacaklarını ifade eden Alpdoğan, tarih, jeoloji, siyaset, uluslararası ilişkiler, belgeselde deniz kazaları ve kirlilik konularını işleyeceklerini anlattı. Alpdoğan, belgesel için, su altı ekibiyle denizin dibindeki kirlilik olayını araştırdıklarını ve bu çalışmalar sırasında Çanakkale Onsekiz Mart Üniversitesinden (ÇOMÜ) öğretim üyelerinin kendilerine rehberlik yaptığını ve hocalarla birlikte su altı kirliliğinin izlerini araştırdıklarını ve ayrıca belgeselde Marmaray Projesi, yeni köprünün nereye yapılacağı gibi yeni çalışmaların da konu edileceğini belirtmiştir.   Uluslararası ticarette stratejik bir konuma sahip Türk Boğazları belgeselinin değerli bir tarihi kaynak olacağına, gelecek için yeni yaklaşımlar ve açılımlar sağlayacağı, daha fazla seyir emniyeti ve çevre güvenliği sağlanmasına, Karadeniz’e kıyısı olan ülkeler, Akdeniz ülkeleri ve dünyadaki diğer ülkelerin ticaretlerini sürdürebilmelerine katkıda bulunacağı düşünülmektedir.

Diğer Etkinlikler