Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
4 dakika okuma süresi
ORSAM, Japonya Büyükelçiliği ve SAM işbirliği ile Japonya ve Türkiye arasında diplomatik ilişkilerin tesis edilmesinin 90. yıldönümü vesilesiyle “Japonya ve Türkiye-Nereden Geldik, Nereye Gidiyoruz?” konulu ortak bir sempozyum düzenledi. Sempozyum 22-23 Eylül 2014 tarihlerinde Ankara’da gerçekleşti. Sempozyumda Türkiye ve Japonya’dan katılan konuşmacılar Türk-Japon ilişkileri, iki ülke arasındaki potansiyel işbirlikleri ve iki ülkenin kültürel etkileşimleri ile ilgili kamuoyunu aydınlatıcı sunumlar yaptı, bilgiler verdi. Sempozyumda basın, diplomatik çevreler, kamu kuruluşlarının temsilcileri ve düşünce kuruluşlarının çalışanlarından çok sayıda katılımcı yer aldı.
Sempozyum 22 Eylül 2014 günü diplomatik seminerle başlamıştır. Diplomatik seminer, Japonya Büyükelçisi Yutaka Yokoi ve Türkiye Cumhuriyeti Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş’un açılış konuşmaları ile başlamıştır. Açılış konuşmalarının hemen ardından seminer, davetli konuşmacıların sunumlarıyla devam etmiştir. International University of Japan Rektörü Büyükelçi Prof. Dr. Shinichi Kitaoka “21. Yüzyılda Japonya’nın güvenlik ve diplomasi politikaları” başlıklı sunum gerçekleştirmiştir. Davetli konuşmacılardan Diplomasi Akademisi Başkanı Doç. Dr. Mesut Özcan Değişen Uluslararası Sistemde Türkiye’nin Yeri” konulu bir konuşma yapmıştır.
ORSAM Başkanı Doç. Dr. Şaban Kardaş’ın moderatörlüğünde panel tartışması bölümü başlamıştır. Panelin ilk konuşmacısı Japonya Ulusal Savunma Akademisinden, Emekli Korgeneral Noboru Yamaguchi sunumunda “Japonya-ABD ittifakı” konusuna değindi. Yıldırım Beyazıt Üniversitesinden Prof. Dr. Selçuk Çolakoğlu “Türkiye’nin Kuzeydoğu Asya Politikasına” ve bu ülkelere dönük politikasının temel karakteristiklerine değindi. Çolakoğlu’nun konuşmasından sonra, Doshisha Üniversitesinden Prof. Dr. Masanori Naito sunumunda “Ortadoğu’nun bölgesel istikrarında Türkiye’nin Rolünü” açıkladı. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesinden Yrd. Doç. Dr. Bahadır Pehlivantürk “Küresel Yönetişim Çağında Türkiye-Japonya İlişkilerini” anlatan bir konuşma yaptı. Son panelist Japonya Bilimsel Destek Kurumu Araştırma Görevlisi Dr. Kohei Imai ise “Türkiye ve Japonya arasındaki diplomatik İşbirliği İmkanlarına” değinmiştir. Diplomatik seminerin sonunda soru- cevap kısmı gerçekleşmiştir. Öğleden sonra, her iki ülkeden uzmanların katıldığı kapalı çalıştay gerçekleşti. Bu çalıştayda küresel yönetişim, güvenlik ortamı ve ikili ilişkiler tartışıldı.
Sempozyum 23 Eylül 2014 tarihinde kültür semineri ile sona ermiştir. Kültür seminerinde açılış konuşmalarını Japonya Büyükelçilisi Yutaka Yokoi ve Türkiye Cumhuriyeti Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşarı Prof. Dr. Ahmet Haluk Dursun yapmıştır. Japon Anadolu Arkeoloji Enstitüsü Başkanı Dr. Sachihiro Omura kültür seminerinin davetli konuşmacısı olarak sunumunu gerçekleştirdi. Sunumunda Türkiye ve Japonya’da gerçekleşen arkeolojik kazı çalışmalarına odaklanmıştır. Besteci Yoshiyuki Kozu Japonya, Türkiye ve Moğolistan’da aynı forma sahip geleneksel halk şarkılarına değinmiştir. Chuo Üniversitesi Emekli Öğretim Üyesi Prof. Dr. Katsumi Tanabe, “Türkiye’den Japonya’ya Yunan tanrılarının doğuya ilerleyişi” başlıklı bir sunum yapmıştır. Prof. Dr. Tanabe’nin sunumundan sonra, Boğaziçi Üniversitesinden Dr. Erdal Küçükyalçın Türk-Japon ilişkilerinden önemli bir yere sahip olan fakat unutulmuş bir isim olan Otani Kozui hakkında bilgiler vermiştir. Otani Kozui’nin Türkiye Cumhuriyeti’ne ilk doğrudan yabancı sermaye yatırımı yapan kişi olduğunu söyleyen Küçükyalçın, Otani’nin Mustafa Kemal Atatürk’le ile güç birliğine giderek Gazi Çiftliğine yaptığı yatırımdan ve Bursa’da Türk-Japon ipek dokuma fabrikası kurması sürecinden bahsetmiştir. Hacettepe Üniversitesinden Prof. Dr. Nurettin Demir “Türk Dilinin Çeşitliliğine” değinmiştir. Sunumunda konuşmada geniş ve dar anlamıyla Türkçenin tarihsel, yerel ve sosyal nedenlerle ortaya çıkan zengin çeşitliliğini örneklerle dile getirmiştir. Son olarak Prof. Tooru Hayasi sunumunda “Türkçe ve Japonca dilleri arasındaki benzerliklere ve farklılıklara” değinmiştir. Panelistlerin konuşmalarından sonra kültür semineri ve sempozyum soru-cevap ve iki ülkenin gelecek ilişkileri hakkındaki açık münazara ile sona ermiştir.