Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
5 dakika okuma süresi
ORSAM’ın Türkmen Aydınları Toplantıları dizisinin ikincisi 18 Nisan 2009 tarihinde gerçekleştirildi. “Türkmen Stratejisi Üzerine Düşünceler” konulu toplantıya Türkiye’nin farklı illerinden çok sayıda Türkmen aydını ile çeşitli Türkmen kuruluşlarının temsilcileri katıldı. Kerkük Vakfı başkanı Sayın Suphi Saatçi toplantının konuk konuşmacısı olarak Mart ayında Irak’ta düzenlenecek Parlamento seçimleri öncesinde Türkmenlerin izleyeceği yol haritası, stratejileri ve Türkmenlerin Irak siyasetinde başarılı olabilmeleri için yapılması gerekenler konusunda önemli bilgiler verdi. Toplantının yöneticiliği üstlenen ORSAM danışmanı Habib Hürmüzlü sunuş öncesi bazı konularda bilgiler verdi. Irak’ta ve Kerkük’te olayların tırmanışa geçtiği ve 140. Maddenin uygulanmadığını belirten Hürmüzlü, bazı olumlu gelişmeleri aktardı. Anayasada Türkmen adının geçtiğini, “Kardeşlik” dergisinin tekrar yayına başladığını, Türkmence TV ve radyo yayınının başladığını, Türkmen okullar açıldığını, çocukların yeni harflerle okumaya başladığını ve Türkmenlerin artık azınlık olmaktan çıkıp kurucu halklardan biri haline geldiğini belirten Hürmüzlü, bundan sonra neler yapılmalı sorusunu ortaya atarak sözü konuk konuşmacı Suphi Saatçi’ye bıraktı. Saatçi konuşmasında, Türkmenlerin Irak’ta belli bir hacme sahip olduklarını ama bunun siyasete yansımağını belirtti ve sözlerine şu şekilde devam etti: “Türkmenler 2003 işgali sonrası kendilerini boşlukta buldular. 2003 sonrası Türkmenlerin politikası, stratejisi yoktu. Çünkü 2003 öncesi de dışlanmış bir gruptular. 2003 sonrası dönemde demokrasiye geçildi. Şok hızlı atlatıldı. Türkçenin Latin harfleriyle okutulmaya başlaması üzerine okullar hızla açılmaya başladı. Diğer konularda – özellikle siyasi yapılanma konusunda – acemilik çekildi. Türkmenlerin 2003 öncesi siyasi birikimi ve siyasi partisi yoktu. Kürtler hazırlıklı ve örgütlü olarak ortaya çıktı. 2005 seçimlerinde Türkmenler başarısız oldu. Ocak 2009’da başarı oranları az da olsa yükseldi. Kürt siyasi partilerin ise silahları bulunmaktadır. Türkmenler olsa da olur olmasa da olur seviyesine gelinmiş durumdadır.” Sayın Saatçi’nin “Türkmen Stratejisi Üzerine Düşünceler” başlıklı konuşmasında öne çıkan başlıklar şu şekildedir: – Diyala’da, Selahattin kentinde Sünni Araplar seçimlerde Kürtleri geride bırakmıştır. Güneyde Maliki grubu Irak yanlısı Şiileri diskalifiye etmiştir. – Kürtler, Peşmerge sayısının 200-300 bine çıkmasını istemektedirler. – Kürtler artık silahlı çatışmayı göze alamamaktadır. Kürt gençleri savaşmak için gönüllü değildirler. – Seçimlerde Kerkük’ten sonra en büyük Türkmen yerleşim yeri olan Telafer’de dikkat çekmiştir. Telafer’de kadınlar sayıları erkeklerden çok olmasına karşın seçimlere katılmamış buna karşın Irak Türkmen Cephesi (ITC) Telafer’de 24 bin oy almıştır. – Türkmen partileri çalışma sisteminde sıkıntılar bulunmaktadır. Seçimler sonrası değerlendirme yapılıyor mu, Türkmen partilerin yapılandırılması sağlıklı mı, başkanların danışmanları var mı soruları belirsizdir. – ITC’nin Kerkük, Erbil, Telafer, Musul, Bağdat, Hanekin danışmanı olmalıdır. – Gençler partilerde faal çalışmalıdır. Evlerde kaç Türkmen yaşadığı ortaya çıkarılmalıdır. – Parlamentoda ITC’nin 1 milletvekili var. Diğer partilerde Türkmen kökenli milletvekilleri var. Bu vekillerle ittifak yapılmalıdır. Sivil Toplum Kuruluşlarımız bize destek olmalıdır. – Türkmeneli TV’nin 15 milyon izleyicisi vardır. TV’de Arapça konuşmalara da yer verilmelidir. Günlük ulusal gazetemiz olmalıdır. – Siyaset Bağdat’ta oluşmaktadır. Türkmenlerin Bağdat denkleminde olması gerekmektedir. – Nüfus sayımı konusunda ön hazırlıklar, anketler yapılmalıdır. Bunların üzerinden stratejiler üretilmelidir. Halkla birebir iletişim içinde olmak gerekmektedir. – Türkmen davasının bir hedefi, yol haritası olmalıdır. Irak Türkleri Rauf Denktaş gibi bir lider yaratabilmelidir. Irak’ta üniter yapının sağlanmasına bugünkü anayasanın engel olduğunu, dolayısıyla Irak halkı arasında etnik, dini ve mezhepsel ayrımı teşvik eden bu anayasa düzeltilmedikçe, ülkede barış, huzur ve istikrar sağlanmayacağına işaret ettiği son sözlerinin ardından soru-cevap periyoduna geçildi. Daha sonra katılımcılar ORSAM hakkındaki düşüncelerini dile getirdi. ORSAM’ın yaptığı çalışmaları takdir ederek, bunların çok önemli olduğunu, yapılanların herkes için örnek teşkil ettiğini beyan ettiler. Toplantının sonunda Sayın Suphi Saatçi’ye ORSAM Başkanı Sayın Hasan Kanbolat tarafından onur plaketi verilmiştir.