Aramak istediğiniz kelimeyi yazın
6 dakika okuma süresi
ORSAM’da, Jeopolitik Toplantılar Serisi’nin beşinci toplantısında, yeni Amerikan yönetiminin Oratdoğu politikası tartışıldı. 27 Mayıs 2009’da ORSAM’da gerçekleştirilen ve oturum yöneticiliğini Dışişleri eski Bakanı Hikmet Çetin yaptığı toplantının konuşmacıları İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersel Aydınlı ve ORSAM Başdanışmanı Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu’ydu.
Toplantı genel hatlarıyla iki temel konu üzerinde duruldu. Bunlardan birincisi ABD’nin Ortadoğu politikasının yeni seçilen Başkan Barack Obama ile değişip değişmeyeceği; ikincisi ise, önümüzdeki dönemde ABD’nin Ortadoğu politikası çerçevesinde Türk-Amerikan ilişkilerinin seyri oldu. İlk sunuşu yapan Elekdağ, ABD’nin nihayetinde bir hegemon olduğunu ve doğal olarak bu pozisyonunu korumak için politikalar üreteceğini söyledi. Elekdağ, ABD’nin değişmeyecek büyük stratejileri olduğunu bunların gereğini yapmak için halihazırda Afganistan, Pakistan, İsrail, Irak ve İran’a odaklandığını belirterek, “Her ülkenin ayrı sorunları ve özellikleri olmasına rağmen, bu ülkelerde ABD’nin hedeflerine ulaşması, onun hegemon kimliğini devam ettirebilmesi için hayatidir” dedi. Türkiye-ABD ilişkilerini de değerlendiren Elekdağ, Başkan Obama’nın bir önceki ABD yönetiminin Türkiye için kullandığı “ılımlı İslam ülkesi” nitelemesini onaylamadığını ve Türkiye’nin anayasal, demokratik ve laik karakteriyle daha çok ilgilendiğini belirtti. Elekdağ, yeni yönetimin bunun yanında, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki Kürt gruplarla ve PKK ile görüşmesini ve bir noktada anlaşmasını desteklediğini kaydetti. ABD’nin yeni dönemde şekillenen Ortadoğu politikasında Iraklı Kürt grupları gözden çıkaramayacağını ifade eden Eledağ, Washington’un böyle bir ortamda Türkiye’yi küstürmemek için sözkonusu gruplarla Türkiye arasında diyaloğu tesis etmek için çaba sarf edeceğini vurguladı.
Emekli Tümgeneral Kuloğlu, Obama döneminde Türkiye ve ABD arasında stratejik konularda oluşabilecek çatışma ve işbirliği alanlarını ortaya koyduğu geniş değerlendirmesinde, önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerde yaşanabilecek en büyük sorunun Türkiye’deki etnik ayrılıkçılık tehlikesinin farklı algılanması olduğunun altını çizdi. Doç.Dr. Ersel Aydınlı ise, artık uluslararası sistemde her aktörün önemli olduğunu ve ABD tek taraflılığının işe yaramadığının anlaşıldığını söyledi. Aydınlı, önümüzdeki dönemde ABD’nin Ortadoğu’daki aktörlere gerekli ilgiyi göstererek yeni politikalar üretmeyi deneyeceğini anlattı. Türk-Amerikan ilişkilerine de değinen Aydınlı, ilişkileri dibi boş romantizmden sıyırarak realist bir boyuta konsantre olunması gerektiğini aksi takdirde Türkiye’nin hayal kırıklıkları yaşamaya çok müsait olduğunu belirtti. Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Bila da, ABD’nin Ortadoğu gündeminde Kürt sorununa özel bir yer ayırdığını ve Türkiye’deki siyasi aktörlerin bu politikaya göre pozisyon aldıklarını kapsamlı analizler yaparak anlattı. ORSAM’da, Jeopolitik Toplantılar Serisi’nin beşinci toplantısında, yeni Amerikan yönetiminin Oratdoğu politikası tartışıldı. 27 Mayıs 2009’da ORSAM’da gerçekleştirilen ve oturum yöneticiliğini Dışişleri eski Bakanı Hikmet Çetin yaptığı toplantının konuşmacıları İstanbul Milletvekili Şükrü Elekdağ, Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Fikret Bila, Bilkent Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölüm Başkanı Doç. Dr. Ersel Aydınlı ve ORSAM Başdanışmanı Emekli Tümgeneral Armağan Kuloğlu’ydu.
Toplantı genel hatlarıyla iki temel konu üzerinde duruldu. Bunlardan birincisi ABD’nin Ortadoğu politikasının yeni seçilen Başkan Barack Obama ile değişip değişmeyeceği; ikincisi ise, önümüzdeki dönemde ABD’nin Ortadoğu politikası çerçevesinde Türk-Amerikan ilişkilerinin seyri oldu. İlk sunuşu yapan Elekdağ, ABD’nin nihayetinde bir hegemon olduğunu ve doğal olarak bu pozisyonunu korumak için politikalar üreteceğini söyledi. Elekdağ, ABD’nin değişmeyecek büyük stratejileri olduğunu bunların gereğini yapmak için halihazırda Afganistan, Pakistan, İsrail, Irak ve İran’a odaklandığını belirterek, “Her ülkenin ayrı sorunları ve özellikleri olmasına rağmen, bu ülkelerde ABD’nin hedeflerine ulaşması, onun hegemon kimliğini devam ettirebilmesi için hayatidir” dedi. Türkiye-ABD ilişkilerini de değerlendiren Elekdağ, Başkan Obama’nın bir önceki ABD yönetiminin Türkiye için kullandığı “ılımlı İslam ülkesi” nitelemesini onaylamadığını ve Türkiye’nin anayasal, demokratik ve laik karakteriyle daha çok ilgilendiğini belirtti. Elekdağ, yeni yönetimin bunun yanında, Türkiye’nin Irak’ın kuzeyindeki Kürt gruplarla ve PKK ile görüşmesini ve bir noktada anlaşmasını desteklediğini kaydetti. ABD’nin yeni dönemde şekillenen Ortadoğu politikasında Iraklı Kürt grupları gözden çıkaramayacağını ifade eden Eledağ, Washington’un böyle bir ortamda Türkiye’yi küstürmemek için sözkonusu gruplarla Türkiye arasında diyaloğu tesis etmek için çaba sarf edeceğini vurguladı.
Emekli Tümgeneral Kuloğlu, Obama döneminde Türkiye ve ABD arasında stratejik konularda oluşabilecek çatışma ve işbirliği alanlarını ortaya koyduğu geniş değerlendirmesinde, önümüzdeki dönemde ikili ilişkilerde yaşanabilecek en büyük sorunun Türkiye’deki etnik ayrılıkçılık tehlikesinin farklı algılanması olduğunun altını çizdi. Doç.Dr. Ersel Aydınlı ise, artık uluslararası sistemde her aktörün önemli olduğunu ve ABD tek taraflılığının işe yaramadığının anlaşıldığını söyledi. Aydınlı, önümüzdeki dönemde ABD’nin Ortadoğu’daki aktörlere gerekli ilgiyi göstererek yeni politikalar üretmeyi deneyeceğini anlattı. Türk-Amerikan ilişkilerine de değinen Aydınlı, ilişkileri dibi boş romantizmden sıyırarak realist bir boyuta konsantre olunması gerektiğini aksi takdirde Türkiye’nin hayal kırıklıkları yaşamaya çok müsait olduğunu belirtti. Milliyet gazetesi Ankara Temsilcisi Bila da, ABD’nin Ortadoğu gündeminde Kürt sorununa özel bir yer ayırdığını ve Türkiye’deki siyasi aktörlerin bu politikaya göre pozisyon aldıklarını kapsamlı analizler yaparak anlattı.