Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Adli Memuru (Legal Officer) Nadjia Hafsa ile Görüşme

IKBY’de Suriye’den gelen mülteciler için kamplar bulunmakta. Dohuk’ta Dumiz ve Birleşmiş Milletler yetkisi altında olmayan Süleymaniye’de Selam, Erbil’de Zeytuna ve yine Dohuk’ta Şıhan kampları Suriyeli mültecilerin yerleştirildiği yerler. Birleşmiş Milletler Mülteciler Yüksek Komiserliği (UNHCR) Adli Memuru (Legal Officer) Nadjia Hafsa ile Dumiz kampındaki mültecilerin durumunu, yerel halkın Suriyeli mültecilere bakışını konuştuk.

 

ORSAM: Kürt kökenli Suriyeli mültecilerin yerleştirildiği Dohuk’taki Dumiz kampı hakkında genel olarak bilgi verebilir misiniz?

 

NADJIA HAFSA: Bu kamp 29 Nisan’da açılmıştır. 3 Eylül 2012 itibarıyla 14,410 Suriyeli mülteci bu kampta yaşamaktadır. Kamptakilerin tamamı Kürt kökenlidir. Irak Bölgesel Hükümeti Suriyeli mültecilere ilişkin olarak “açık kapı” politikası uygulamaktadır. Bu kamp ile sadece UNHCR değil WFP, UNICEF, WHO, IOM gibi uluslararası örgütler, Kürt hükümeti İçişleri Bakanlığı ve yerel otoriteler de ilgilenmektedir. Kampların masrafları UNHCR tarafından finanse edilmektedir. Su ve elektrik ise Kürt Bölgesel Hükümeti tarafından sağlanmaktadır. Dumiz kampının korumasını Asayiş yapmaktadır.

 

Kamptaki Suriyeli Kürtlerin geldikleri vilayetlere göre dağılımı ise şu şekildedir: r Haseke, Dara, % 7 Şam, %7 Halep ve %%4 diğer vilayetler. Haseke’den gelenlerin önemli bir kısmı Kamışlı’dan gelmektedir. Son dönemde Şam ve Halep’ten gelenlerin sayısında artış gözlenmektedir. Bu arada Şam’ın merkezinden ziyade kırsalında yaşayanlar gelmektedir. Şam ve Halep’ten gelenlerin göç nedeni ülkedeki ekonomik durumun kötüleşmesidir. Bunun dışında tabi ki genel olarak şiddet ortamından kaçmak için Irak’a geliyorlar. Şu anda kampta kayıtlı 14,410 mülteci kayıtlı ancak bunun sadece 3,166 tanesi kampta yaşamaktadır. Kalan 10,000’in üzerindeki mülteci Dohuk merkezde, şehrin içinde yaşamaktadır. Bu insanlar şehirde iş arıyorlar, çalışıyorlar.

 

ORSAM: Dumiz dışında Anbar vilayetinde de bir kamp açıldığını biliyoruz. Bu kamp hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

NADJIA HAFSA: Anbar’da El Kaim kampını açtık. Bu bölgede yani Suriye’deki Deyr ez Zor Vilayetinin karşısında kalan bölgede sınırlar 23 Temmuz 2012 tarihinde açıldı. 3 Eylül 2012 tarihi itibarıyla bu kamptaki mülteci sayısı da 4,000’e yaklaşmış durumdadır. Henüz kamplar yeterli olmadığı için mültecilerin bazıları okullarda kalmaktadır. Halen sınırda Irak’a geçmek için bekleyen mülteciler bulunmaktadır. Kamp kapasitesi aşılmış durumdadır. Bu kampa gelenlerin büyük çoğunluğu Deyr ez Zor’dan gelmektedir ve Arap kökenlidir.

 

ORSAM: Türkiye, Lübnan ve Ürdün sınırlarında Suriye ordusunun düzenlediği askeri operasyonlarda olayların Suriye sınırları dışına taştığı durumlar yaşandı. Irak’taki bu kampların olduğu bölgelerde herhangi bir sınır ihlali ya da muhalifler ile Suriye güvenlik güçleri arasında çatışma yaşandı mı?

 

NADJIA HAFSA: UNHCR’ın kurallarına göre mülteci kampları sınırdan 50 kilometre içerde olmak zorundadır. Türkiye’deki durum tamamen farklıdır. Türkiye kampları UNHCR’ya devretmemiş ve kendisi bu kamplar ile ilgilenmektedir. Dolayısıyla Türkiye’de kamplar hemen sınırın yakınında bulunabilmektedir. Ancak bizim kurallarımıza göre 50 kilometre içerde olmaları gerektiği için doğrudan kampları etkileyen bir çatışma yaşanmadı. Örneğin Dumiz kampı sınırdan 70 kilometre içerdedir. Bunun dışında diğer sınır ülkelerinde olduğu gibi Irak sınırında çok fazla çatışma olmadı. Sadece yakın zaman önce Musul’dan Irak’a girmeye çalışanlara Irak ordusu ateş açtı ve bazı kayıplar oldu. Anbar sınırında ise çatışma olmadı.

 

ORSAM: Türkiye’deki örnekte Suriyeli mültecilerin yerleştiği bölgelerde yaşayan yerel halk ile Suriyeli mülteciler arasında bazı sorunlar yaşanmıştır. Burada Suriyeli mülteciler ile yerel halk arasında herhangi bir sorun yaşandı mı, yerel halk Suriyeli mültecilere nasıl bakmaktadır?

 

NADJIA HAFSA: Burada yerel halk ile Suriyeli mülteciler arasında herhangi bir sorun yaşanmamaktadır. Çünkü buradaki durum biraz farklıdır. Yerel halk ile Suriyeli mülteciler arasında Kürtlük bağı söz konusudur. Dohuk’a yerleşenlerin tamamı Kürt kökenli olduğu için Dohuk halkı bu kişileri misafirleri olarak görüyor ve aralarında herhangi bir sorun yaşanmıyor. Şimdiye kadar hiçbir çatışma, gerginlik, olay yaşanmadı. Ancak mültecilerin hiçbir etkisi olmadığını söylemek mümkün değil. Örneğin Dohuk’ta ev kiraları yükselmiş durumdadır. İş fırsatları azalmaktadır. Bu durum belki zamanla sorun yaratabilir.

 

ORSAM: Eylül 2012 itibarıyla Suriyeli mültecilerin geliş ve geri dönüş eğilimi hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

NADJIA HAFSA: Daha önceleri haftada ortalama 500 mülteci geliyordu. Sonraki süreçte Esad yönetimi Kürt bölgelerinden çekilip kontrol Kürtlere geçince geri dönüşlerin arttığı bir süreç yaşandı. Ancak şu an itibarıyla gelen mülteci sayısı ilk dönemdeki sayıları da aşmış durumdadır. Yani ilk aşamada artarak başlayan sonra düşen ve şu an itibarıyla hızla yükselen bir eğilimden bahsedebiliriz. Bu eğilimi ise şu şekilde açıklıyoruz. İlk dönemde daha çok yalnız, fakir ve olaylara karışan Kürt gençleri göç ediyordu. Askerler ve silahlı gençler göç ediyordu. Bu nedenle tek başlarına geliyorlardı. Dolayısıyla ilk dönemde haftada ortalama 500 mülteci akını söz konusuydu. İkinci dönemde gelen sayıda ani bir azalma hatta geri dönüşler yaşandı. Bunun nedeni Suriye’deki Kürt bölgelerinin kontrolünün Kürtlere geçmesiydi. Şimdi üçüncü aşamadayız ve gelen Kürk kökenli mültecilerin sayısı haftalık ortalama olarak ilk dönemdekinden fazla rakamlara ulaşmış durumdadır. Bu üçüncü dönemin açıklaması ise artık kötüleşen ekonomik durum nedeniyle ailelerin göç etmeye başlamasıdır. Artık güvenlik gerekçesi ile bireyler değil daha çok ekonomik durumun kötüleşmesi nedeniyle geniş aile akını söz konusudur. Bu nedenle gelen mülteci sayısında hızlı bir artış söz konusudur. Örneğin ilk başta gelen Kürt kökenlilerin büyük çoğunluğu Haseke bölgesinden geliyordu. Ancak şimdi büyük çoğunluk Şam ve Halep’ten gelmektedir. Bu da tamamen ekonominin kötüleşmesi ile ilgilidir. Örneğin son iki günde Dohuk’a 3,000 civarında Suriyeli Kürt mülteci gelmiştir.

 

ORSAM: Bölge Başkanı Barzani yakın zaman önce Suriyeli Kürt gençlere askeri eğitim verildiğini açıkladı. Dumiz kampı dışında askerden kaçmış ya da yalnız Suriyeli Kürt gençlerin yerleştirildiği ve askeri eğitim verildiği kamplar hakkında neler söyleyebilirsiniz?

 

NADJIA HAFSA: Birleşmiş Milletler yetkisi altında olmayan üç kamp daha bulunmaktadır. Bunlar Süleymaniye’de Selam, Erbil’de Zeytuna ve Dohuk’ta Şıhan kamplarıdır. Bu kampların her birinde yaklaşık 1000 civarında kişi kalmaktaydı ancak bu sayı şu anda her birinde yaklaşık 600 olarak toplamda 1,200 mülteci civarındadır. Ancak bu kamplar ifade ettiğim gibi BM yetkisi altında değildir.

 

ORSAM: Askeri kamplara geçiş süreci için biraz bilgi verebilir misiniz? Bu kamplara kimler, nasıl alınmaktadır?

 

NADJIA HAFSA: Suriyeli Kürt mülteciler Dohuk’taki kampa geldiklerinde aileler ve yalnız gelenler şeklinde ayrılıyorlar. Yalnız gelmiş, genç ve genellikle fakir bu gençler kampta ayrı bir bölüme alınmaktadır. Ayrıca asker kökenliler de ayrı bölüme alınmaktadır. Kürt Bölgesel Hükümeti’nden yetkililer gelerek bu yalnız bireylere askeri kamplara katılmak isteyip istemediklerini sormaktadır. İsteyen gençler bu kamplara katılmak üzere Dumiz kampından ayrılmaktadır. Şu anda örneğin kampta 580 aile vardır ki bu da 2,540 bireye tekabül etmektedir. Buna karşılık 460 yalnız birey yaşamaktadır. Teklif de bu yalnız kişilere yapılmaktadır. Gelenlerin sayısı da her geçen gün artmaktadır.

 

ORSAM: Teşekkür ederiz.

  

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar