ORSAM: Bize Çebben Nahiyesi hakkında bilgi verebilir misiniz?
Nufel Musa HAMİT: 1980’deki Türkmen nüfusuyla bugünkü nüfus hemen hemen aynı. Nahiye’nin merkez nüfusu 18 bin civarında Nahiye’ye bağlı 159 köy var. Hatra ilçesine bağlıdır. Bölgemiz ziraat ve hayvancılıkla geçinmektedir. Çoğunlukla buğday ve arpa. Son 7-8 yıldır yağmur yok. Birçok insanın küçükbaş hayvanı var. Bazı insanlar memur. Böyle geçinmekteler. Bölgemizde çiftçilik öldü. Devletin yardımları çok az. Saddam döneminde böyle bir kuraklık yaşanırsa Saddam yardım ederdi. Şimdi devlet yardımcı olmuyor. Biz köy olarak bölgede 50-60 yıldır Türkmen kardeşlerimizle beraber yaşamaktayız. Bir ayrımımız olmadı. Problem yok. Biz Türkiye’ye sonsuz teşekkürlerimizi sunuyoruz. Türkiye bizi hiçbir zaman yalnız bırakmadı. Iraklı yaralılara Türkiye’nin bakması, buraya doktor göndermesi çok önemlidir. Irak ve Türkiye’nin arasında iyi bir alışveriş ve iyi bir akıl danışması oldu. Musul Üniversitesi’yle Türk üniversitelerinin arasında bağlantı var. Dün Musul’da bir grup Türk Dili öğrencisi diplomalarını aldı. Bizim bölgemizdeki Türkmenler mağdur durumdalar. Eskiden ITC yoktu. Bölgemiz Musul’dan uzak olduğu için zorluk çekiyoruz. Ramadi’de bir şey olursa Çebben etkileniyor. Sincar’da bir şey olursa Çebben etkileniyor. Çebben’in adı çıktı, ismi karalandı. Çebben’de 2008’de intihar bombacısıyla patlama yaşandı. Bugüne kadar hiçbir patlama yaşanmadı. Bölgenin insanlarının hepsi birbirine bağlıdır. Şüpheli bir şey görenler hemen emniyete haber veriyorlar.
ORSAM: Çebben’de aşiretler var mı?
Nufel Musa HAMİT: Cegayfe aşireti var. Arap aşireti. Şammar, Cuburi, Hadidi, Rubeyzi, Day, Elbu Raşit, Egedat var. Elbu Raşit’le Suriye’dekilerin arasında akrabalık var. Onlar da Beşşar Esad’ın bir an önce gitmesini bekliyor. Suriye halkı yoruldu. Hemen hemen 50 sene.
ORSAM: Türkmenlerden hangi aşiretler var?
Nufel Musa HAMİT: Hamoğlu, Gurgur, Devle, Esakiler var. Esakiler aslında Kürtler. Ancak Türkmenleşmişler. Çünkü gözlerini açtılar, Türkmence konuşmaya başladılar. Büyük bir grup.
ORSAM: Çebbenli Türkmenler merkezde mi yaşıyorlar?
Nufel Musa HAMİT: Merkezdeler. Köyler hep Arap’tır. Çebben’in nüfusu toplam 20 bin. Türkmenler yaklaşık 3 bin civarında. Çebben nahiye olmadan önce, seçimler döneminde Türkmenlerden çok Türkmenler için çalıştım. Bizler Türkiye’nin Irak için neler yaptığını biliyoruz. Ama bazı insanlar ortalığı karıştırmaya çalışıyor. Siyaset biter ama kardeşlik baki kalır. Bağdat İran’a bağlı olduğunu, aldıkları kararlarda İran etkisi olmasıyla gösteriyor. İran’a Avrupa tehdidinden dolayı, Suriye’de olan olaylardan dolayı. Başlarda Irak’ta olan dövizler İran ve Suriye tarafından çekilmeye çalışıldı. İki ayın içinde Irak’ın kalkınmasına yardımı oldu. Çarşılar hareketlendi. Fiyatlar yükseldi. Şu an dolar 1270-1300 seviyelerinde.
ORSAM: Çebben nahiyesine Suriye’deki olaylardan kaçan insanlar geldi mi?
Nufel Musa HAMİT: Hayır, gelen olmadı. Suriye ile nahiye arasındaki mesafe 2 saat. Bugüne kadar Suriye’de yaşayan Iraklılarda dönmedi.
ORSAM: Nahiye meclisinde durum nasıl? Kaç Türkmen, kaç Arap var?
Nufel Musa HAMİT: Nahiye meclisinde eskiden seçim yoktu. 2009 yılında seçim yapıldı. O zamandan bugüne kadar birer kişi seçtik.
ORSAM: Nahiye meclisinde kaç kişi var?
Nufel Musa HAMİT: 10 kişi var. 1’i Türkmen.
ORSAM: Musul’daki siyasi durumu takip ediyor musunuz? Sizce Musul’un durumu nasıl? İstikrar sağlanabilecek mi?
Nufel Musa HAMİT: Kürtlerle Nuceyfiler arasında bir anlaşma oldu. Kürtlerin isteği 140. maddenin uygulanması. Tartışmalı bölgeleri istiyorlar. Saddam Hüseyin’den önce, Irak Cumhuriyeti olmadan önce bu bölgeler Musul’a bağlıydı. Kürdistan Partisi’nin kararlarını uygulamadan bir şekilde geri döndüler. Onları ikna etti. Etil Nuceyfi Musul’u vermedi ya da onların istediği şeyi yapmadı. Ama Etil Nuceyfi görüşmelerin mantıklı olduğunu düşünüyor. Ortada bir anlaşma olsun. Problemler çözülsün. 140. Madde ölmüş sayılır. Siyasi duruma baktığımız zaman Kürt kardeşlerimizle bir sorun yok diyorlar. Kerkük’ü elde ederlerse bu bölgelerin hepsinden vazgeçerler. Ama ne Türkmenler ne de Araplar Kerkük’ün Kürtlerin kucağına gitmesine izin verirler. 1979’da Kerkük’teydim. O zamanlar Kerkük güzel bir bölgeydi. Nüfusun yüzde 8-9’u Kürt idi. 1960’larda ise Kerkük’te hiç Kürt yoktu. Irak’ta olan problemler ve savaşlar döneminde Bağdat hükümeti biraz güçsüz olduğu için Kürtler kollarını sağa sola uzatmaya başladılar. Irak Kürtleri haklarını elde edeli çok zaman olmuştur. 1970’lerden beri Kürtlerin elektriği, okulu, suyu vardır. Ahmet Hasan’ın döneminde Kürtlerle özerklik anlaşması imzalandı.
ORSAM: Valiyle Kürtler arasında bir anlaşma olduktan sonra Kürtler meclise döndü. Bu bir ilerlemeydi. Şimdi ise Arapların bir kısmı meclisten ayrıldı. Bunu nasıl değerlendiriyorsunuz?
Nufel Musa HAMİT: Araplar gruplaştılar. Eğer çekilmeselerdi durum değişik olurdu. Valiler çeşit çeşit komisyon, emniyet, ekonomi, din sorumlusu vardı. Komisyonlar dağıldı. Komisyonların sayısı 20’den 18’e düştü.
ORSAM: Peki, Yaver’in içinden kimse meclise gitmiyor mu?
Nufel Musa HAMİT: Bu olaylardan sonra ben iki defa gittim. Onlar meclisteydi. Onların bir şeylerden korkuları var. Siyasi kararlarına veya tartışmalı bölgelerde olan konulara bu korkulardan dolayı bir şey demediler. Masaya karşı karşıya oturmadan hiçbir şey çözülmez. Musul’un 16 idari birimi Kürtlerin eline geçti. Bu Kürt bölgeleri bizim tarafımızdan daha iyiydi. Yani Kürtler, Musul’daki bölgeyi aldıktan sonra o bölgeler iyileşti. Güvenlik durumu iyiye gitti. Fakat bu taraflar bırakıldı ve kötüye gitti. Bu bölgelere hiçbir hizmet gelmedi. Bırakıldı ve daha da kötüleşti. Bölge halkı bölgesini yabancıdan daha iyi bilir. Sadece gelirler. Evraklarını verirler, paralarını alılar. Başka bir şeye karışmazlar. Yıllık bütçe gelince evraklarını verip paralarını alırlar. Bu siyasi yaklaşımların günbegün iyileşeceğini umuyorum. Merkezi hükümetin bakış açısının ve kararının dışında bunu söylüyorum. Ama onların bakış açısı ne olur, bilemem. Musul’a merkezi hükümetten iyi bir bakış yok. Musul’daki emniyet durumunun iyiye gitmesinde Bağdat’ın bir amacı olmalı. Bağdat istese Musul’u tertemiz yapabilir. Ama Bağdat’ın başka bir amacı var
ORSAM: O zaman Musul federal bölge olsun ve kendi kendini yönetsin.
Nufel Musa HAMİT: Musul’un hızlanmaya ve kendisini geliştirmeye ihtiyacı var.
ORSAM: Musul federal olursa mı daha iyi olur yoksa Bağdat’a bağlı kalırsa mı?
Nufel Musa HAMİT: Bağdat’a bağlı federal bir bölge olur. Mesela Kürdistan federal ama merkezi hükümete de bağlı. Federal bir bölge olunur. Bağdat bütçeyi verir. Planlamayı Musul yapar. Bu zamanda yapılmak istenen proje uçar gider. Kötü olan da bu zaten. Çebben nahiyesi bugüne kadar susuzdur. İçinde su olmayan tek nahiyedir. İçilen su parayla alınmaktadır. Nahiyede 16 araba var. Bu arabalar su taşır ve nahiye halkına dağıtırlar. Başbakanlıktan nahiyeye su getirmek için bir karar çıktı. Projeye göre nahiyeye gelecek su 120 milyar dinar. Bunun yapılması 2 yıl önce kararlaştırıldı. Ama hala hayata geçmedi. Parası bile ayrıldı. Hala fizibilite çalışmaları yapılıyor. İnşallah bu senenin sonunda başlarsa bizde yapılacağına inanacağız. Eğer bu proje Musul’da kabul edilmiş olsaydı çoktan yapılırdı. Ama konu bakanlığın yetkisinde olduğu için hala yapılamadı. Yapılması gereken tüm bu projelerin aksamasının nedeni merkezi hükümet. Aslında tüm bu işlerin yürümesi için Musul’un federal bir yapıya kavuşmasına gerek yok. Merkezi hükümet “Al paranı, yap projeyi” dese sorun çözülecek. Merkezi hükümet burayı ele geçirmek ve düşürmek için bu yolu izliyor. Geçmişten bugüne kadar Irak’ın beyne kan veren tek damarı burası. Arap milliyetçiliğinin merkezi burası. Bundan 50 sene önce de böyleydi, şimdi de böyle ve bundan sonrada böyle olacak. Bu nedenle Maliki burayı düşürmek istiyor. Ama bunu da başaramıyor. Geçmişten beri kapatılan partilerin üst düzeyleri bu bölgeden çıkmış. Üst rütbeli subaylar buradan, istihbarat birimlilerinin üst düzey sorumluları buradan güçlenmiş.
* Bu röportaj ORSAM Başkanı Hasan Kanbolat ve ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman tarafından 21 Nisan 2012 tarihinde Musul’da gerçekleştirilmiştir.