Halep Üniversitesi’nde öğretim üyesi İbrahim Süleyman rejimin onaylamadığı konferanslar verdiği için işkence ve baskı görmüş.
İbrahim Süleyman En Nayıf-Abu Salah: Suriye Halep’e bağlı Maarra Bölgesi’ndenim. Halep Üniversitesi’nde Arap Dili ve Edebiyatı Bölümü’nde öğretim üyesiyim. 48 yaşındayım. 4 çocuğum var. Oğlum, Halep Üniversitesi’nde öğrenci, kızlarımdan birisi ise eczacı.
ORSAM: Suriye’de yaşadıklarınızı ve Türkiye’ye geliş nedenlerinizi anlatır mısınız?
İbrahim Süleyman En Nayıf-Abu Salah: Ben Suriye milliyetçisi, iyi bir vatandaş ve tarafsız bir eğitimciydim. Tarafsızdım çünkü liderlerin geçici vatanın kalıcı olduğunu biliyordum. Vatanınızı birine emanet ederseniz, tıpkı bir malınız emanet etmiş gibi gözetlemeniz gerekir. İyi bir gözlemci iseniz hiç korkmayın. Hak yolunda her türlü eleştiriyi ve müdafaayı yapabilirsiniz. Ancak gözlem hakkında bilginiz yoksa gidişattan haberdar olmazsınız. Salim olarak verdiniz vatan yavaş yavaş ellerinizden kayıp gider. Ben bu düşünce ile haksızlıklara, yanlışlıklara ve zulümlere karşı konferanslar vermeye başladım. Kaba kuvvete asla başvurmadım. Eylemlere katılmadım. Sadece düşüncelerimi söyledim. Kuvvetle gelen hiçbir iradeyi benimsemedim, benimsemeyeceğim. Ordu mensupları, yöneticiler ve bakanlık yetkilileri beni de çevremi de iyi tanır. Bana tavrımı değiştirmemi, Beşşar yanlısı öğütler vermemi istediler. Hatta bu istekler baskı uygulamaya kadar uzadı. Direndim, istediklerini yapmadım. Önceleri sadece ihtar ettiler. Ancak sonrasında tavırları değişti. Gecenin bir yarısından beni alıp, bilmediğim yerlere götürüp işkence ettiler. Bir süre zindana benzer bir yerde kaldım. Etrafımdaki insanların feryatlarını duydum. 4×4 ebadında, 16-20 m⊃2;’lik odalarda 40-50 kişinin tutulduğunu gördüm. Bana bunları gözdağı vermek için gösterdiler. Ama ben gittiğim yolu değiştirmedim. Falaka, kemerle dövme, ıslak iple dövme gibi çeşit çeşit işkenceler uyguladılar. Ülkeyi terk etmemi söylediler. Bende en sonunda evimi, ailemi terk ederek Türkiye’ye geldim. Biraz birikmiş param vardı. Çevremdeki insanlarında maddi yardımıyla Türkiye’de rahat bir şekilde yaşıyorum. Vatan benim için her şey demek. Ancak acımasız insanların elinde olduğu sürece Suriye’ye dönmeyeceğim.
* Bu söyleşi, 5 Kasım 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.