Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kiralık ev tutarak yerleşen Kaddur Haşim Abu İbrahim ile söyleşi

Kaddur Haşim Ceyş el Hur’a maddi destekte bulunmuş, yardım etmiş bu yüzden fişlenmiş, kayıt altına alınmış. Kaçak durumuna düştüğünden eşiyle birlikte Türkiye’ye gelmiş.
 
Kaddur Haşim Abu İbrahim: İdlib ili Akrebat köyündenim. Hayvancılıkla uğraşıyorum. 55 yaşında 5 çocuk babasıyım. Çobanlık yaparak, hayvan besiciliği ile çocuklarımı okuttum, iki çocuğum yüksek okul mezunu. Ancak onları ciddi bir işe yerleştirme imkanım olmadı. Aynı sınıfından aynı okuldan mezun olanlar Baas Partisi mensubu olduklarından müdür oldular, yetkili makamlara geldiler, benim çocuklarım sıradan birer memur. Hala Suriye’deler ve onlara zarar gelmesin diye yerlerini kimliklerini açıklamıyorum. Diğer oğlum da İdlib’de ticaretle uğraşıyor. 2 kızım da evli, birisi eşiyle aylar önce Türkiye’ye göç etti, diğeri ise hala İdlib’te.
 
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
 
Kaddur Haşim Abu İbrahim: Ezilen bütün insanlar gibi, bizler de muhalif gruptan yana yer aldık. Evimiz yıkıldı, hayvanlarım telef oldu, aşağılandım, tartaklandım ama hiçbir zaman fikrimden caymadım. Çocuklarım da Suriye’nin bir vatandaşı gibi değil de, sanki bir sığıntı gibi yaşıyorlar. Onlar kendilerinden az okumuş olanların emri altında memur iken, diğerleri Daire Müdürü olmuşlar. Eşitlik yok, hukuk arama yok, adalet yok. Nefretimiz, karşı koymamız bundan oldu.
 
Çevremde benim gibi mağdur edilen bütün aileler bu sebepten Ceyş el Hur’a katıldı. Bu nedenle imkanı olanlar savaşmaya başladı. Ceyş el Hur’a maddi destekte bulundum, bir müddet evimi açtım birkaç kişiye, ekmeğimi paylaştım. Nizam Ordusu benim bu insanlara yardım ettiğimi biliyor, fişlenmiş, kayıt altına alınmış birisiyim. Benim akrabalarım da öyle. Bizim ailenin ve samimi olduğum bütün insanların malı mülkü düzeni ellerinden gitti.
 
Ben eşimle Türkiye’ye geldim. Ama çocuklarım, torunlarım orada. Bir kamyonetim var, onunla gıda maddeleri-battaniye alıp Suriye’ye götürüyorum. Kırsal kesimde satıyorum.
 
Suriye’de kalanlar fabrikalar çalışmadığı için aç ve sefil durumda. Elektrik olmayınca, petrol olmayınca üretim de durdu. Ancak Türkiye’den götürülen mallarla yaşamlarını sürdürüyorlar. İdlib merkezi hala Nizam Ordusu’nun elinde. Sadece İdlib’in çevre köy ve beldeleri Ceyş el Hur’un elinde. Kendi vilayetimize, şehrimize gidemiyoruz. İhtiyaçlarımızı alacak bir ortam kalmadı. Güven kalmadı. Can güvenliği yok. Bizleri yakaladıkları an içeri atarlar. Kaçak duruma düştü benim gibi binlerce insan.
 
Kış geldi orada hala sobasız evde oturanlar var, hala evinde doğru dürüst gıda maddesi olmayanlar var. Zulmün had safhada olduğu bir düzen içinde yaşıyoruz, göç bu nedenle olmuştur ve bu düzen sürdüğü sürece de devam edecektir.
 
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar