Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde kiralık ev tutarak yerleşen Nebhan Hacı Aliyaser ile söyleşi

Elektronik eşya satıcısı Nebhan Hacı Aliyaser  “insanlar aç, sefil ve geleceğinden endişeli bir bekleyiş içinde” diyor.
 
Nebhan Hacı Aliyaser: Suriye’nin Halep’e bağlı Bab beldesindenim. 37 yaşındayım. Beyaz eşya-tüp bayiim var, ev araç gereçleri satıyorum. Evli ve 2 çocukluyum. İlköğretim okudum, Arapça Din ve Kur’an kursuna gittim. İş yerimin bütün mallarını Halep’teki toptancılardan alıyorum.
 
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
 
Nebhan Hacı Aliyaser: İç savaşın başlamasıyla bölgemize ulaşım durdu, hiçbir eşya getirme imkanı kalmadığı gibi, mevcut malları da satamaz olduk. Hem Suriye parasının değer kaybetmesi hem de çevreden göç olayları başlayınca ticaret aksadı. Tüp gaz karaborsaya düştüğünden bayilik yapamaz hale geldik. Elektronik eşya da sürekli elektrik kesinti olması ve insanların evlerinde oturma huzurunun kalmaması sebebiyle kullanılmaz hale geldi. Bölgemizde hayat tamamen durdu.
 
Beldemiz bombalandı, meskenler, camiler ve iş yerlerinin çoğu yerle bir oldu. Halk genellikle beldenin dışındaki köylerde, mezralarda kalıyor. Nizam Ordusu ve onun mensupları evlerimize girdi kıymetli eşya-para-ziynet ne varsa aldılar, halkı soydular. Kadınlar taciz edildi. Bazı şahıslar, varlıklı aileler haraca bağlandı. Bombardıman yetmediği gibi belli günlerde kendi memleketlerinde yaşamak için bedel ödüyorlar.
 
Çocuklara verilecek ciddi bir eğitim yok, doğru dürüst çalışan bir devlet dairesi, devlet düzeni de kalmadı. Çevre çiftçiler mahsullerini tarlalardan alamadılar. Zeytin ağaçlarındaki zeytinleri toplayacak kimse kalmadı, her türlü mahsul yerli yerinde kaldı, mevsimi geçince bozuldu. Bölge insanı aç sefil ve geleceğinden endişeli bir bekleyiş içinde. Türkiye’ye gelmek isteyen binlerce insan var ama malları, yurtları nedeniyle gelemiyorlar.
 
İş yerimde her türlü ticari malımı ve evimdeki bütün eşyalarımı terk ederek Türkiye’ye geldim. Evini terk edenin de malları yerinde kalmıyor, hırsızlık had safhada,  evlere ve iş yerlerine girip her şeyi alıyorlar. Bazı insanların tek geçim kaynağı hırsızlık, soygun olmuş. Yapacak bir şeyleri yok çünkü. Akrabalar, dostlar dahi birbirine acımaz hale gelmiş, her aile kendi derdine düşmüş. Kardeşin kardeşe hiçbir faydası kalmamış. Dayanışma gücünü de yitirdik, evimizi ve irademizi de.
 
Türkiye’de rastgele işlerde çalışıyorum, nakliye arabalarına kömür-çimento yüklüyorum, günlük iş ne bulursam çalışıyor ve ev kiramı ödüyorum, çocuklarıma bakıyorum.
 
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar