Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Kerkük İl Meclisi Başkanı Hasan Turan ile söyleşi

Hasan Turan: “Biz Türkmenler ise Kerkük’ü Türk olarak özel bir statüye kavuşturmak istiyoruz. Bu da Anayasada geçen bir haktır.”
 
Kerkük İl Meclisi Başkanı Hasan Turan ile Kerkük başta olmak üzere Irak’ta yaşayan Türkmenlerin durumunu, Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun gerçekleştirdiği Kerkük ziyaretini ve Irak siyasetini konuştuk.

ORSAM: Öncelikle Hasan Bey, İlk kez uzun bir zamandan sonra bir Türk Dışişleri Bakanı Kerkük’ü ziyaret etti. Hem Türk kamuoyunda hem de Irak Türkmenleri arasında büyük bir coşkuyla karşılandı. Bu ziyaretin etkisi ve olası doğacak sonuçlarını bizim için bir değerlendirebilir misiniz?
 
HASAN TURAN: Tabi ki bu Kerkük için ve Türkiye adına çok önemli bir ziyaret olmuştur. Malumunuzdur uzun bir zaman, 1930 yılına kadar hiçbir Türk Dışişleri Bakanı Kerkük’ü ziyaret etmemiştir. 1970’lerden sonra da bir Türk yetkili Kerkük’e gelmemiştir. 2012’de Sayın Ahmet Davutoğlu Kerkük’e geldi. Ben de bu ziyaret sırasında vardım. Bundan önce de Sayın Bakan, Kerkük’e gelmek istemiştir. Ancak bazı taraflar bu ziyarete karşı çıkarak izin vermemişlerdir. Fakat sonunda Dışişleri Bakanı böyle bir ziyareti gerçekleştirmiş ve Kerkük’e gelmiştir.  Bu sırada tarihi önem arz eden yerleri de ziyaret etmeyi unutmamıştır. Bunun haricinde dostluk mesajları vermiştir. Kendisini valilikte ağırladık. Sonra meclise gelmiştir. Kerkük vilayetinde bütün bölgelerin temsilcileri tatil olmasına rağmen Ahmet Davutoğlu’nun geleceğini duyunca tatillerini yarıda bırakıp gelmişlerdir. Daha sonra temsilciler Bakan’a teşekkürlerini ve izlenimlerini sunmuşlardır. Özellikle biliyorsunuz 2003 sonrasında Irak ile Türkiye’nin dış politikası her zaman birbirine yakın olmuştur. Irak’ın zor zamanlarında, Türkiye her zaman destek olmuştur. Özellikle 2003 yılından sonra ambulanslar ve uçaklar göndererek bizlere destek olduğunu böylelikle göstermişlerdir. Kerkük ve Konya’yı kardeş şehir yaptık. Önümüzdeki günlerde bu durumu değerlendirme altına alacağız ve ziyarette bulunacağız. Konya’dan da, Kerkük’e çok destek beklediğimizin altını çizmek gerek. Sayın Bakan bizleri unutmadı ve birçok birlik beraberlik mesajı verdi. Bu da Türkiye Devleti’nin ılımlı politikasından kaynaklanmaktadır. Türkiye’de etnik grupların sürekli barış içerisinde yaşamasına da her zaman çok şaşırmaktayım ve bu devlet için gurur verici olması gerek.
 
ORSAM: Dışişleri Bakanı Ahmet Davutoğlu’nun bu ziyareti geniş kitleler halinde heyecanla karşılandı. Fakat merkezi hükümet tarafından büyük tepki ile karşılandı. Merkezi hükümetten çok sert açıklamalarda da bulunuldu. Bu durumu nasıl değerlendiriyorsunuz? Bir de merkezi hükümetle yaşanan sorunun, Irak’ta yaşayan Türkmenleri üzerindeki etkilerini nasıl değerlendiriyorsunuz?
 
HASAN TURAN:  Şahsen ben böyle bir tepki geleceğini beklemiyordum. Önceden üç kez Sayın Bakan Kerkük’ü ziyaret etmek için izin istemiş, ancak Bağdat’tan olumlu bir yanıt çıkmamıştır. Aynı zamanda Erbil ve Kerkük bir Irak şehridir. Bundan birkaç ay önce Almanya’dan Yeşil Parti Başkanı gelmiştir. Önce Bölgesel Kürt Yönetimi’nde temaslarda bulunmuş ve daha sonra Kerkük’ü ziyaret etmiştir. Bir sorun var oluşmuş ise bunun diplomatik yollarla çözümü de bizim için çok önem arz etmektedir. Irak için Türkiye çok önemli bir ülke niteliğindedir. İlişkilerin kötü olması iki ülke açından da iyi sonuçlar doğurmamaktadır.  Medya halka bu ziyareti yanlış şekilde yansıtmamalıdır. İlişkilerin bu denli kötü olması Irak ve Türkiye açısından hiç iyi sonuçlar doğurmamaktadır. Bu bağlamda, medyadan uzak bir tavır takınılmalı ve kriz büyütülmeden diplomatik yollarla çözüme gidilmelidir. Maalesef bazı yorumcuların hakkında birçok olumsuz söylentiler olmuştur. Bunun yanı sıra, diplomatların aleyhinde çıkartılan söylentiler bu dostluğa gölge düşüren hareketlerdir. Bunun üzerine bir soruşturma komisyonu kurulmuştur. Yerel yöneticiler bu konu hakkında sorgulanacak ve ifadeleri alınacaktır. Bana soracak olursanız bu da yanlış bir harekettir. Sonuçta biz yerel hükümet olarak, misafirperverliğimizi yerimize getirmekteyiz. Her kim gelse bağrımıza basar, karşılarız. Türkiye hükümetinin dışişleri bakanı olsun, başka bir ülkenin bakanı olsun, yerel yönetici olsun ayırmaksızın aynı hürmeti Kerküklüler göstereceklerdir. Türklerle bizim ilişkilerimizin olması gayet doğaldır. Osmanlı dönemi bitene kadar biz aynı topluluk altında yaşıyorduk ve aynı ülke vatandaşlığına sahiptik. Bu sınırlar herkesin bildiği gibi, İngilizlerin işgalinden sonra çizilen sınırlardır. Bizim Türkiye ile tarih, kültür ve coğrafya bakımından ortak bir paydada buluşuyoruz. Bizim her zaman dile getirdiğimiz gibi, Türkmenlerin en büyük görevi, Türkiye ile bir barış köprüsü kurabilir ve kardeş olabiliriz. Bizim dileğimiz bu ziyaretin yansımaları halkı bilinçlendirir ve dostça bir şekilde hareket etmeyi sağlar.
 
ORSAM: Siz Kerkük’ün önde gelen yetkililerinden birisiniz. Kerkük’te son zamanlarda yaşanan politikayı ve güvenlik açısından Türkmenlerin durumunu genel anlamda bize kısaca aktarabilir misiniz? Bir ikinci sorum önümüzde ki döneme ilişkin bizleri Kerkük’te neler bekliyor? Kısaca bunu da açıklayabilir misiniz?
 
HASAN TURAN: Kerkük’ün en önemli çözülmeyen sorunu statüsüdür. Bu bağlamda üç ana proje vardır. Sizinde bildiğiniz gibi, Kürtlerin Kerkük’ü Bölgesel Kürt Yönetimi’ne bağlamak gibi bir uğraşları vardır. Biz Türkmenler ise Kerkük’ü Türk olarak özel bir statüye kavuşturmak istiyoruz. Bu da Anayasada geçen bir haktır. Aynı zamanda ortak idareyle yönetme projesiyle bütün gruplara yüzde 32 yönetme hakkı verilsin ve eşit bir şekilde yönetilsin istiyoruz. Bu proje hayata geçerse, çok kısa zaman içinde Kerkük’ü önemli bir merkez haline getirmek istiyoruz. Kerkük bildiğiniz gibi çok zengin bir ildir. Doğal kaynaklar açısında da zengin bir merkezdir. Özellikle bu şehirdeki doğal kaynakların bir kısmı bize aktarılırsa çok daha faydalı projeler ortaya çıkarabiliriz. Ekonomik kalkınmadan sonra insanların da düşünceleri değişecek ve ılımlı bir şekilde birbirlerine karşı politika izleyecektir. Bizim sorunumuz, bu siyasi sorunları oturup konuşmuyoruz. Yani problemleri ortak bir çözüm aşamasına getiremiyoruz. İşte bizim bunlara çok ihtiyacımız var. Önümüzdeki günlerde Irak’ta yerel seçimler var. Bu seçimin Kerkük’te 2009 yılında yapılması bekleniyordu, fakat bu seçim olmadı. Kerkük sorunu gibi mutabakata ve uzlaşıya varılmamış, parlamentoda sonuçlanmamış sorunların üstünde umarız bir an önce uzlaşıp çözümüne gidilir. Hemen sonrasında seçime ortak bir kararla gideriz. Çünkü Türkmenlerin düşüncelerinde sorun olan projeler seçimi engellemiştir. Ancak bu sorunlar şimdiye kadar giderilmemiştir. İster seçmen kütüklerinde olsun, isterse güvenlik açısından olsun bu sorunlar üzerinde şimdiye kadar uzlaşı maalesef olmamıştır. Bu sorunların çözümüne varılmadan seçim yapmak bizce mantıklı görünmemektedir. Emniyet dosyası da siyasi bir durumun yansımasıdır. Siyasi huzur olmadıkça, içimizdeki huzur da o kadar zayıflamış olmaktadır. Türkmenlerin lider kadrosu yönetimde zayıf kalmıştır. Bu nedenle benim kanaatime göre emniyet sadece Kerküklülerin eline geçtiği takdirde adalet eşit şekilde sağlanır. Aynı zamanda bu siyasi projelerin uzlaşmayla tamamlandığı anda siyasi durumda ciddi anlamda farklılık görebiliriz. Beş yıl önceye baktığımızda durumun daha farklı olduğu görülmektedir. Gruplar birbirlerine daha yakın olmaya başlamışlardır. Biz hiçbir gruba saygısızlık etmeyiz. O zaman neden bir kavga bu kadar uzun sürsün. Oturalım konuşalım ve uzlaşalım politikasını uygulamalıyız.
 
ORSAM: Son zamanlarda takip edebildiğimiz kadarıyla Türkmenler adına olumlu gelişmeler yaşanmıştır. Bunun en son adımı Türkmenlerin aslî unsurlardan biri olarak kabul edilmesi yer alıyor. Türkmenler adına olumlu diyebileceğimiz ilişkileri neye bağlıyorsunuz, bunun sürdürülebilirliği nedir? Türkmenlerin genel siyaseti toplum içerisindeki yeri ve mevcut konumu hakkında neler söyleyebilirsiniz?
 
HASAN TURAN: Tabi ki ben bunu parlamentoda ılımlı mesajlar vermeye bağlamaktayım. Bütün etnik grupların sıralamaları yoktur. Ancak bazen Anayasada geçen haklarını elde edebilmeleri için daha fazla vurgulamak gerekiyor. Bu haklar bizim Anayasamızda geçen haklardır. Bunun üzerine bizim daha akıllı hareketler sergileyerek haklarımızın ne olduğunu öğrenmemiz gerekir. Birinci ana adımlardan birisi de şimdiye kadar arazi konusunda istediğimiz kanun parlamentodan çıkmamıştır. 2003’ten bu yana istediğimiz yasa çıkmamıştır. Bunu yanlış anlayan kişiler var. Bu etnik gruplara kötü yönde lanse edilmektedir. Bizim isteğimiz arazileri geri alıp gerçek sahiplerine teslim etmektir. Maalesef şimdiye kadar bu yasanın çıkmaması bizi üzmektedir. Karar çıktıktan sonra kanun aşaması vardır. Bizim uğraşımız bu kanunun yürürlüğe girmesi için pozitif bir rol oynayarak parlamentodan geçmesini sağlamak olacaktır. Onların en önemlisi Irak Anayasası’nın 125. Maddesinde yer alan, Türkmenlerin ve Hıristiyanların yaşadıkları bölgede siyasi, sosyal ve kültürel haklarının olmasıdır. Bu haklarda şimdiye kadar gün yüzüne çıkmamıştır, ancak bundan sonra çıkmasını diliyoruz.  
 
ORSAM: Son dönemlerdeki Maliki hükümetinin durumunu ve Türkiye ile ilişkilerini değerlendirebilir misiniz?
 
HASAN TURAN: Güçlenmek veya zayıflamak. Irak gibi bir ülkede bunun altını çizmek çok önemlidir. Şimdi biz Irak halkı olarak 35 yıldır baskı ve zulüm gören bir milletiz. 2003 yılından sonra Amerikan işgaline uğradık. Bütün devlet müesseselerimiz yıkılmıştır. Bu demokrasi henüz tam anlamıyla oturamamıştır. Bu ortamda Irak’ı yöneten bir kişi veya parti varsa bunlar göz ardı edilerek Irak sağlıklı bir şekilde yönetilemeyecektir. Kürtler, Sünniler Maliki hükümetinden rahatsız ve bazı Şii partiler de rahatsızdır. Bu ortada büyük bir problemin olduğunun göstergesidir. Bu sorunu Iraklılar çözmelidirler. Amerikan işgalinden sonra zorlamayla ve zulümle bir şeyler oluyor ve sorunlar çözülüyordu. Şu an baktığımızda Amerikalılar da yok ve Iraklılar başıboş kalmıştır. Kendi sorunlarını kendileri çözmeleri çok önemlidir. Hiçbir iktidar ne kadar güçlü olursa olsun, nereden gücünü alırsa alsın ortaklarını dışlarsa yanlış bir politika izlemiş olur ve iktidarı kısa sürer. Sosyal medya ve Arap Baharının olduğu ülkelerde hazımsızlık hat safhadadır. Bunun için benim kanaatim, bütün kalbimle istediğim bir şey vardır ki; Irak’taki hükümet, politikasını değiştirmek zorundadır. Bizler, etnik grupları bir bütün olarak kabul ediyoruz ve barışçıl bir ortamda yaşamak istiyoruz. Bunun için iktidarların ellerinden geleni yapmaları gerekmektedir. Büyük bir kesim barışçıl yönlerini kaybetmiştir. Neden diyecek olursanız Irak’ta çözülemeyen çok önemli sorunlar mevcuttur. Hiçbir zamanda bu uzlaşı olmadığı için de ülkenin hizmet sunumu, çok kötü boyutlara ulaşmıştır. Bugün Irak’ın 100 milyar dolara yakın bir bütçesi mevcuttur. Ancak şimdiye kadar bu bütçe hizmetlere dönüşmemektedir. Yolsuzlukların mevcut olduğu bir ülkede, boşuna paralar harcanmıştır. Şimdiye kadar başkentte 20 saat elektrik kesintisi yaşanmaktadır. Yaz döneminde, 50 derecenin üzerinde vatandaş sadece dört saat elektrik ile yaşamaktadır. Bu durum gerçekten vahimdir. Alt yapı birçok illerde sıkıntılı durumdadır. Bunları göz ardı ederek sadece bir partinin gözünden Irak’ı yönetmek benim kanaatimce hata olur ve negatif sonuçlar doğurur. Ancak Irak’ı kurtarabilmek için hakiki bir demokrasi ve bir de özgür bir yargıya ihtiyacımız vardır. Bu yargıyı da bazı taraflar suçlamakta ve yargı taraf tutmaktadır.
 
ORSAM: Türkiye’nin genel Irak’la ilgili politikaları ve siyaseti olarak Türkmenlere karşı izlemiş olduğu politika açısından desteğini nasıl değerlendirmektesiniz? Türkmenlerin bu konuda ki beklentileri nelerdir?
 
HASAN TURAN: Biz Irak Türkmenleri olarak, Türkiye’nin bize göstermiş olduğu politikadan gayet memnunuz. İsterse genel Irak politikası olsun isterse Kerkük ve Türkmen politikası olsun bizler gayet memnun olduğumuzu dile getiriyoruz. Türkiye geçmişte olduğu gibi her zaman yanımızda olan taraftır. Bizlere öncelik vermiştir. Bu da tarihsel bir olgudan ve bağlantıdan kaynaklanmaktadır. Hiçbir zaman burada bizleri mahrum bırakmamıştır. Burada burs alan öğrencilerimiz var ve eğitimlerini yapmaktadırlar. Türkiye bu öğrencilere büyük maddi kaynaklar sağlamaktadır. Bunun yanı sıra siyasal bir yardımı da söz konusudur. Biz, Türkiye’nin ve Irak hükümetinin ne kadar sorunu olursa olsun, biz bunların çözümü konusunda elimizden geleni yapacağız. Her iki tarafın çıkarları doğrultusunda rol oynayıp sorunların bir an önce çözüme kavuşmasını sağlayacak politikalar izleyeceğiz. Çünkü ne Türkiye Iraksız ne de Irak Türkiyesiz edebilmektedir. Bu tip sorunlar en kısa sürede çözüme kavuştuğunda iki ülke arasında dostça politikalar ortaya çıkacaktır. Bizlerin Türkiye’den beklentisi çoktur, daha fazla desteğe ihtiyacımız vardır. Türkmeneli bölgesinde alt yapı sorunları var. Türk firmalarının Türkmen bölgelerinin kalkınmasında katkıları olursa biz çok sevineceğiz. TİKA’nın Irak’ta çok önemli rolü vardır. Umarız Kerkük, TİKA için dünyaya açılan kapılardan biri olur. Irak illerinde de projelerinin olmasında uğraşımız var. Sayın Bakanımız bunlara destek çıkacağını söylemiştir.
 
ORSAM: Bize zaman ayırıp görüşlerinizi bizimle paylaştığınız için teşekkür eder, çalışmalarınızda başarılar dileriz.
 
HASAN TURAN: Biz ORSAM’a çok teşekkür ederiz. Arap dünyası hakkında daha çok bilgiler paylaşırlarsa çok memnun oluruz.
 
* Bu söyleşi 12 Ağustos 2012 tarihinde ORSAM Ortadoğu Uzmanı Bilgay Duman tarafından Ankara’da yapılmıştır.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar