Yerel yönetim, modern devlet inşasının temel taşlarından biridir ve merkezi otorite ile yerel yönetim birimleri arasında idari işlevlerin dağıtılması yoluyla dengeli kalkınmayı sağlamada ve yerel toplulukların ihtiyaçlarını karşılamada çok önemli bir rol oymaktadır. 2005 Irak Anayasası’nda bu yaklaşımı açıkça kabul edilmiş, idari ademimerkeziyetçi ilkesini benimsemiş ve bölgesel olarak örgütlenmemiş vilayetlere hukuki statü, idari ve mali bağımsızlık tanıyarak, federal devlet çerçevesinde yerel işlerini yönetmelerini sağlamıştır.
Bu bağlamda vali, vilayetteki en yüksek yürütme otoritesi olarak kamu politikalarının uygulanması, kamu kurumlarının yönetimi ile idari ve hizmet süreçlerinin sorunsuz işleyişinin sağlanmasından doğrudan sorumlu olması nedeniyle yerel yönetim yapısında çok önemli bir rol oynamaktadır. Federe bölgelere dahil edilmemiş vilayetlerle ilgili 2008 tarihli 21 sayılı Kanun’un tadil edilmesi, bu pozisyonu düzenleyerek sorumluluklarını ve federal hükümet ile vilayet meclisi arasındaki ilişkisini tanımlamaktadır. Bu düzenleme, yerel özerklik ile merkezi otorite arasında bir dengeye dayalı idari sistemin doğasını yansıtmaktadır.
Ancak Kerkük Valiliği’nin kendine özgü siyasi ve idari özellikleri göz önüne alındığında, bu pozisyonun önemi daha da belirgin hale gelmektedir. Farklı kimliklerin bir arada yaşadığı Kerkük’ün ekonomik yapısı, başta petrol olmak üzere büyük oranda doğal kaynaklara bağlıdır. Bu durum, valinin görevlerini daha karmaşık hale getirerek salt idari yönetimin ötesine geçip sosyal dengeleri yönetmeyi ve belirli siyasi ve güvenlik sorunlarını ele almayı da gerekli kılmaktadır. Bu bağlamda çalışma, valinin yetkilerinin yasal çerçevesini incelemekte, özellikle Kerkük Valiliği’ndeki bu görevlerin kendine özgü niteliklerine odaklanmaktadır.