Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelen ve Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki çadırkentte kalan Abdulkerim İdavi Habbaz ile söyleşi

Abdulkerim İdavi Habbaz: 45 yaşındayım. Evliyim, 5 çocuğum var. Hayvancılıkla uğraşıyorum. Hama ili Esselam Beldesi Hırzane mezrasında yaşıyorum. “Nacarlar” olarak tanınan büyük bir ailenin fertlerinden birisiyim.

ORSAM: Suriye’de neler yaşadınız? Size Türkiye’ye gelme kararı verdiren olay neydi?

Abdulkerim İdavi Habbaz: Kendi halinde dini bütün bir insanım. Hayvancılıktan başka mesleğim yoktur. Ufak bir bahçem var. Oradan kendi ihtiyacım olan besinleri karşılarım. Oğullarımdan biri askerde.

Bir yıl önce Suriye’de karışıklık başlayınca bölgemize büyük bir askeri yığınak yapılmaya başlandı. Bölge dağlık, ormanlık ve suyun bol olduğu bir bölgedir. Aynı zamanda düz ovaları da vardır. Köylüler olarak orduyu besleme imkanımız bulunmamaktaydı. Ancak, onlar her istediklerinden hayvanlarımızdan ikişer üçer almaya başladılar. Çevredeki hayvan besicileri durumdan rahatsız oldu. Herkes zarar etmeye başladı. Şikayetlerimize kimse kulak asmadı. Bizlerde silahlandık ve bizden zorla hayvan almak isteyen askerlere karşı direnmeye başladık. Zaman zaman caydırıcı olduk zaman zaman mağlup. Ama sonunda mermimiz ve direncimiz bitti. İstedikleri malları fazlasıyla almaya başladılar ve bu çevre yoksullaştı.

Çözüm bulması için askerde olan oğluma bilgi verdim. O da durumu komutanlarına anlatmış; “Ailem ve çevrem mağdur olmuş, malları askerler tarafından yağmalanıyormuş” demiş. Ama aldıran olmamış. Gençtir, atlayıp geldi birliğinden; yanında silahı üstünde asker elbisesiyle. Dağlık bölgede gizlenmeye başladı. Kendine bir grup oluşturdu ve askerlere karşı direnişe geçtiler. Önce canımız ve malımız için savaşmaya başladık, sonrasında muhaliflerin saflarına katıldık. Daha kalabalık ve daha güçlü olduk.

Bir süre sonra silahlarımız yetersiz kalmaya başladı. Sağlık sorunu yaşayan arkadaşlarımızı tedavi ettirecek ilaç ve doktor, kışın barınacak yer bulamadık. Mecburen dağıldık. Kimi Lübnan tarafına kimi de Türkiye tarafına geldi. Sınırı geçemeyenlerde oldu, benim gibi geçenlerde. Ben iki aydır Türkiye’deyim. Askerden gelen oğlum hariç tüm ailem burada. Ancak oğlum ve arkadaşları muhaliflerle beraber savaşıyorlar. Oğlumu sadece bir defa görebildim, sonra gelmez oldu. Artık haberde almıyorum.
 
* Bu söyleşi, 10 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Gaziantep’in İslahiye ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar