Arama Yapın

Aramak istediğiniz kelimeyi yazın

Koordinatörlükler

Suriye’den Türkiye’ye gelen ve Gaziantep’in İslahiye ilçesindeki çadırkentte kalan Abid El Salih Naf’i ile söyleşi

Abid El Salih Naf’i: Biz dört kardeşiz. Bir giyim atölyemiz var. Gallabiye (erkek entari) ve Zubun (Kadın giyim) ve pijama imalatı yapıyoruz. Bulunduğumuz semtteki bütün dükkanların yapısı eski ve hepsi vakıflara ait.

Size geçmişten bir olay anlatayım. 2 yıl önce mahallemizin okuluna ve çevremizdeki birçok okula yeni öğretmenler atanmıştı. Halkla yakın ilişkiler içine girdiler. Eğitim üzerine toplantılar, sohbetler yaptılar. Öğrenci velileriyle tanıştılar, mahalleliyi evlerinde ziyaret ettiler ve bizi ismen tanımaya başladılar.  Çocuklarımızda iyi, mutlu ve huzurlu bir eğitim görmeye başladı. Sonradan öğrendik ki bu öğretmen olarak atanan şahıslar Muhaberat gizli polisiymiş. Çocuklara kimin Beşar’ı sevdiğini, kimin evinde Beşar’ın resmi olup olmadığını sormuşlar. “Benim babam evde Beşar’ın resmini istemez” diyen çocuğun. “Dayım ya da amcam Beşar’a küfür eder, resmine tükürür” diyen çocuğun söylediklerine göre fişleme yapılmış. Okuldaki tüm öğrenciler ve yakınları hakkında bilgiler toplanıp kayıt altına alındıktan sonra mahalleye operasyon yapıldı. Beşar’ı sevmeyenlerin, resmini evine asmayanların, küfür edenlerin hepsi gözaltına alındı ve onlardan hala haber yok.

ORSAM: Olaylar başladıktan sonra ne gibi değişiklikler yaşandı?

Abid El Salih Naf’i: Önce fahiş bir şekilde kiraları arttırdılar. Sonra da vergiler yükseldi. Hammadde artışı, işçilik artışı derken işler gitgide kötüleşmeye başladı. Bütün bunlara rağmen sabrediyorduk.

ORSAM: Size Türkiye’ye gelme kararını nasıl verdiniz?

Abid El Salih Naf’i: Askerde oğlum var. Şam yakınlarında görev yapıyor. İzne geldiğinde bana ve amcalarına bir olay anlattı. Sünni askerleri ellerinde basit silahlarla Sünni köylere gönderiyorlar. Arkalarından da zırhlı araçlarla Alevi birlikler geliyor. Sünni askerlerle Sünni olan muhaliflerle yani Ceyş El Hür (Özgür Suriye Ordusu) ile çatışmaya giriyor. Tabii ki Beşar’ın askerleri oldukları için Sünni’de olsalar silahlarla çatışıyorlar ve her iki taraftan da ölenler oluyor. Sonra zırhlı araçlarla gelen Alevi birlik bizim köyümüz kuşatıyor ve rastgele ateş açmaya başlıyorlar. Köy halkından da Ceyş El Hür mensuplarından da askerlerden de onlarca insan ölüyor. Kısacası mezhep ayrımı had safhada. Göç etmeme nedende işte bu mezhep ayrımı olmuştur.
 
* Bu söyleşi, 7 Ağustos 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Gaziantep’in İslahiye ilçesinde gerçekleştirilmiştir.

Başlıklar

Bu Yazıyı Paylaşın
Yazdır

Benzer Yayınlar