Türkiye sınırına yakın Binnec ilçesinden Muhib el Casim Hüseyin, çalışma imkânı ve oturacak ev kalmayınca mecburen göç etmiş.
Muhib el Casim Hüseyin Abu Rağıb: Suriye İdlib’e bağlı Binnec ilçesinden göç ettim. 62 yaşındayım ve 5 çocuk babasıyım. Belediyeden emekliyim.
ORSAM: Suriye’de iç savaş öncesi hayatınızı, iç savaşta yaşadıklarınızı ve sizi Türkiye’ye getiren nedenleri anlatır mısınız?
Muhib el Casim Hüseyin Abu Rağıb: Binnec ilçesinde emeklilikten sonra Mustafa el Bekkar isimli bir arkadaşımla birlikte ortak olarak bir pastane çalıştırmaya başladık. Kendisi sanatkâr ben ise bu mesleğin dışında olduğumdan, sermaye benden işgücü kendisinden şeklinde anlaştık ve tatlı çeşitleri, mevsiminde dondurma, haytalı, dut şurubu, hurma şurubu ve benzeri bütün meşrubatlardan oluşan bir pastane açtık. Sabahları simit ve benzeri sıcak bütün çörek çeşitleri de yapıyordu ustamız. Böyle bir kazanç yolumuz vardı. 3 kızım evlidir ve eşleri İdlib merkezdedir. 2 oğlum da marangoz olarak bir atölye sahibidirler.
İç savaş başlayınca Muhalif gruplar her yerde olduğu gibi bizim bölgemizde de ayaklanmaya başladılar. Bir kesim Özgür Suriye Ordusu’na (Ceyş el Hur’e) bir kesim de Ceyş el Nars’a katılmış. Nizam ordusuna karşı savaşıyor ve yardımlar topluyorlardı. Binnec ilçesi hainler ve muhbirler hariç tamamen muhalif gruplarla birlikte hareket ediyor. Maddi ve manevi destek tam olarak sürüyordu. Askeri havaalanı bize 3 km uzaklıktaydı ve sürekli uçaklar havalanmaya ve bizleri bombalamaya başladı. Çarşı, cami, toplu olarak oturulan yerleşim yerleri, ekmek kuyrukları, benzin kuyrukları ne varsa havadan kontrol ediliyor ve vuruluyordu. Çok insan öldü, çok ev yıkıldı. Enkazın altında kalanlardan hala çıkarılamayanlar var.
İş yerimiz çalışmaz oldu. Halk göç ediyor, alım gücü azalıyordu ve millet sadece günlük ekmek derdine düştü. Ne tatlı yiyen kaldı ne de meşrubat içen. Bu savaş esnaflar için her yönüyle bir yıkım oldu. Çocuklarım da Ceyş el Hur ile birlikte savaştı. Şehir dışından gelenlere yardımcı oldular ve hala mücadeleleri sürüyor.
Sadece emekli maaşımı alabiliyordum, ancak hiçbir çalışma imkânı ve oturacak ev kalmamıştı. Mecburen göç ettim. Benim ilçem olan Binnec ilçesinden Türkiye sınırına yarım saatlik bir yol var. Bir gece ailemi de alarak sınıra geldim. Bir gün sınırda bekledikten sonra Türkiye’ye geldim. Oğullarım gelmedi ama eşlerini ve çocuklarını beraberimde getirdim. Hep birlikte bir evde oturuyoruz.
Suriye’de Ceyş el Hur ile savaşanlar aylık 150 dolar alıyorlar. Ailelerinin geçimi için çocuklarım bu paraları bana gönderiyorlar. Ev kiramıza ve buradaki maişetimize yetiyor. Reyhanlı’daki Suriyelilere dışarıdan yardımlar geliyor. Avrupa’daki zengin Araplar eleman gönderiyorlar ve buradaki ihtiyaçları tespit edip, gıda ve barınma ihtiyaçları dağıtıyorlar. Bu şekilde bir hayat sürdürüyorum.
* Bu söyleşi, 6 Aralık 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.