Perşembe günleri Reyhanlı’nın sebze-meyve pazarı günüdür. Reyhanlılılar buna “Perşembe Pazarı” derler. Pazarda Reyhanlı halkı kadar Suriyeli var. Halk onlara “Yabancı Göçmen”, onlar ise kendilerine “Geçici Misafir” diyorlar. Hatay’ın komşu vilayeti İdlib olduğundan Reyhanlı’ya İdlibliler gelir. Semt Pazarı’ndan alışveriş yapmış bir Suriyeli görüyorum. Hemen selam verip yanaşıyorum ve söyleşimize başlıyoruz.
Abdo Yunus El-Hacı: Ben Abdo Yunus El-Hacı. İdlib’e bağlı Keferhum Köyü’ndenim. İdlib’te bir müzik stüdyom var. Kamera, cd ve akla gelecek her türlü müzik aleti satıyorum. Olaylar başlayana kadar borcu, sıkıntısı olmayan, mutlu ve huzurlu bir insandım. Olaylar başlayınca haliyle halk müzik dinlemez oldu. Düğünler eğlencesiz, sessiz sedasız yapılmaya başlandı. Kimse kaset, cd almaz oldu. Bende işsiz kaldım. Çünkü benim mesleğim mutlu insanların yaşadığı bir toplumda geçerli. Ölümün ve savaşın gölgesinde yaşayan insanlara müzikle ilgili şeyler satamazsınız. Durum bu olunca muhaliflere katıldım. Çatışmalara girdim ve saklanılabilecek yerlerde kaldım. Yorulduk, aç kaldık. Ne yemek var ne de su. Köylere inmek zorunda kaldık. Bazıları bizi iyi karşıladı. Bazıları arkamızdan bizi ihbar etti. Muhaliflerde bir bağlantı, bir organize durum yok. Rastgele gruplar halinde devlete ve rejime karşı savaşıyoruz. Yaralanınca hastane ve ilaç bulamıyoruz. Bu nedenle ölümden döndüm. Şu an kolumun birini tam olarak kullanamıyorum.
ORSAM: Türkiye’ye ailenizle mi geldiniz?
Abdo Yunus El-Hacı: Yalnız geldim. Annem, babam ve kardeşlerim gelmedi. Topraklarını bırakamadılar. Hayvanlarımız ve bahçemiz var. “Öleceksek burada ölelim” dediler. Bense bazen çadırkentteki arkadaşları ziyaret ediyorum, bazen Reyhanlı’da ev tutan arkadaşlarımda kalıyorum. Ayakta durabilmek ve yaşamımı sürdürebilmek için yemek yiyorum. İnanın hiçbir şeyin tadı yok. Ama yaşamak için yemek içmek zorundayım. Göçmen kuşlar misali olduk. Herkesten şüphe ediyoruz. Her bakıştan korkuyoruz. Bu nedenle insanlarda bizden şüphe etmeye başladı. Bizleri “vatan haini” olarak görenlerde var, mağdur/masum olarak görenlerde. Ama en acısı aciz ve çaresiz olarak görünmek.
* Bu söyleşi, 26 Temmuz 2012 tarihinde Feyyat Özyazar tarafından Hatay’ın Reyhanlı ilçesinde gerçekleştirilmiştir.